RÖPORTAJLAR
1 Ekim 2019 Salı

Teras’ta hayat var

Hanzade Ünuz, Teras 1885’in işletmecisi Osman Demirkaya ile konuştu.

Teras’ta hayat var

İzmir Kordon’da Ticaret Odası’nın yeni binası yükseldiğinde...

Modern dizaynı ve şık görüntüsü herkesin dikkatini çekmişti.

İki yıl önce hizmete giren İTO binasında şimdi bir şıklık daha yaşanıyor.

Teras 1885 üç ay önce sessiz sedasız hizmete girdi.

Neden Teras ?

Çünkü İTO’nun sekizinci katında sizi olağanüstü bir manzarayla karşılıyor...

Neden 1885 ?

İTO’nun kuruluş yılı 1885’e atıfta bulunmak için...

Gemi güvertesindeymişsiniz gibi bir atmosfer var Teras 1885’te...

İzmir’e farklı bir açıdan bakarak, sakin bir yemek için ideal bir ortam...

350 kişilik dev kapasitesiyle büyük grupları ağırlayabilecek modern bir işletme.

Bana göre en anlamlı yanı ise kar amaçlı olmaması.

İşletme giderleri karşıladıktan sonra elde edilecek gelir...

İzmir Ekonomi Üniversitesi öğrencierine burs olarak aktarılıyor.

Teras 1885, İzmir Ticaret Odası’nın bünyesinde İztork şirketine bağlı olarak işletilen bir lokal...

Ve sanmayın ki...

Sadece İTO üyelerine hizmet veriyor.

Teras 1885’in kapıları herkese açık, tüm İzmirliler’e hizmet veriyor...

Ama rezervasyon yaptırmadan yer bulamıyorsunuz.

Teras 1885’in maestrosu, işletme müdürü Osman Demirkaya…

Beklemedikleri hızda bir ilgiyle karşılaştıklarını söyleyerek, “İzmirliler 8. kata çıkmaz” diyenlere nazire yaptı...

“İzmirliler koşa koşa geliyor” dedi ve Teras 1885’i anlattı.
-Teras 1885 ne zaman açıldı?

Teras 1885 yaklaşık üç ay önce 8 Temmuz’da açıldı. İzmir Ticaret Odası’nın yüzde yüz ortaklığıyla kurulan İztork şirketine bağlı, dolayısıyla burası İzmir Ticaret Odası’na ait bir yer. İşin sahibi İzmir Ticaret Odası ama en çok soru üye olmayanlar giremiyor mu diye geliyor. Teras 1885 bütün İzmir halkına açık, herkes rezervasyonunu yaptırıp verilen hizmetlerden yararlanabilir.

-Kaç kişi kapasiteli bir restoransınız?

Kara ve deniz tarafı olarak oturma kapasitesi 352 kişi, bayağı büyük. O nedenle 40 – 50 kişilik gruplar geldiğinde ben alakart hizmetimi vermeye devam edebiliyorum. Her öğlen kara tarafında İTO personeli için 200 kişilik yemek veriyoruz. Biz hiç durmuyoruz sabah akşam çalışıyoruz, İztork olarak kocaman bir aileyiz. 11.30 da öğlen servisimiz başlıyor, öğlen alakart servisimiz de var, yaklaşık 44 kişilik bir ekiple çalışıyoruz.

FARKLI BİR DOKUNUŞ
-İsim olarak neden Teras 1885 seçildi?

1885 İzmir Ticaret Odası’nın kuruluş yılı, 8. katta çok geniş bir terasta olduğumuz için de adı Teras 1885 kondu. Hem et hem balık menümüz var ama ağırlık olarak balık yapıyoruz. Standart düzen bir balıkçı değilim, ızgara balığım, karidesim, ahtapotum hepsi var ama hazırlayış ve sunuşumuz farklı. Ayrı bir lezzetimiz var, kendimize ait bir dokunuşumuz var. Örneğin fırında ahtapotumuzun işlenmesi biraz farklıdır, kadayıf yufkasına sarılmış karides gibi farklı tatlarımız var. Levrek fileto isterseniz örneğin, beluga mercimeğine sarılı kinoalı lezzetli bir ürünümüz var. Menümüzü çeşitlendirmeyi tercih ettik, balık satıyoruz evet ama kafalardaki alışık olduğumuz balıkçı da değiliz.

-En çok neye dikkat ettiniz?

İzmir’in bu güzel körfez manzarasında nezih bir ortam yaratmak istedik. Lezzetli, keyif alınacak yemekler yenmesini istiyoruz. Kordon’daki gibi masaya gelen mendilcisi, çiçekçisi yok, burada biraz daha private (özel) hissediyorlar. Yemeğinin ve ödediği rakamın karşılığını alacağını bilerek geliyorlar. Başlarken açıkçası işin bizi bu noktaya getireceğini biz de bilmiyorduk. 8 Temmuz’da açalım iki ay eksiklerimizi görelim, sistemi test ederiz demiştik. Yazın Çeşme var malum, Cuma’dan herkes gider kimse İzmir’de kalmaz. Ancak açıldığımız günden beri hafta içini inanılmaz bir yoğunlukta geçirdik, şimdi Cuma ve Cumartesilerimiz de çok yoğun geçiyor. Pazar günleri şu anda yönetim kurulu kararı nedeniyle kapalıyız ama bakalım, çok talep geliyor.

KAR YOK, BURS VAR-Protokol yemekleriniz de çok oluyor…

Ticaret Odası’nın dünyanın dört bir yanından gelen misafirleri var, protokolü de ağırlıyoruz. Geçenlerde 22 ülkenin Ticaret Bakanları için Ticaret Bakanlığımız yemek verdi. Biz şunun farkına vardık, aslında İzmir’de böyle büyük bir boşluk varmış, Ticaret Odası’nın yeri de bunu kapattı. Çünkü 100 – 150 kişilik grupları normal restoranlarda ağırlayamıyorsunuz, otellerin balo salonlarına yöneliyorlar. Kapasitemiz müsait olduğu için ciddi bir tercih sebebi olduk. İzmir’de birçok sivil toplum kuruluşu ya da şirketler için önemli tercih sebebi olduk, bu da bizim için çok gurur kaynağı.

-Sizce neden çok hızla dikkat çektiniz?

Menümüzü şefimiz Hasan Gül ve Sedat ustamız danışmanlığında hazırladık. Fiyatlarımız astronomik değil, en uygunda tutmaya çalışıyoruz. Kar amacı güden bir kuruluş değiliz, masraflar çıktıktan sonra artıya geçtiğimiz her kuruş İzmir Ekonomi Üniversitesi’ne burs olarak gidecek. Elde edilen kar Ekonomi Üniversitesi’nde öğrencilere burs olarak verilecek. Biz de böyle hayra vesile olacağımız için daha çok çalışıyoruz, çorbada tuzumuz olsun diye can siperane çalışıyoruz.

YOK YOK….-Bardaki çeşitlilik de ilginç doğrusu…

Özellikle viski çeşitlerimizde elimizde dünya genelinde bilinirliği olan tüm markalar vardır. Olmayan bir iki üründür, onlar da çok üst segmenttir. Viski çeşitlerimiz özellikle çok geniş çünkü iş yemekleri nedeniyle buraya dünyanın dört bir yanından misafir geliyor. Çok doğru bir iş yaptığımızı anlıyorum çünkü içki kültürü geniş olanlar bu da mı var diye şaşırıyor. Çok özen gösterdik, bar ekip arkadaşlarımız da özenle seçildiler, hizmet kalitesini vurgulamak istiyoruz. Başarının sırrı, farkı nerede yakalarsanız insanları da yakalamanızı getiriyor.

-Fiyat skalanızda neye dikkat ediyorsunuz?

İzmirli müşteri fiyata hakikaten çok dikkat ediyor. Müşterinin varlıklı, alım gücü yüksek olması çok önemli değil, İzmirli temkinli bir müşteri. Fiyatlara da çok hakim, ne nerede ne kadara satılıyor biliyor. Ankara, İstanbul fiyata o kadar bakmayabilir ama İzmirli müşteri ne yediğini bilen yediğinin kalitesini anlayan, ne fiyatta olması gerektiğinin bilincinde bir müşteri.

İZMİRLİLER FİYATTAN ANLIYOR-Kazık yemek istemiyor diyebiliriz sanırım…

Evet kazık yemek istemeyen bir müşteri. Hiç kimse kazık yemek istemez ama İzmirli yediği yemeğin ne olduğunun bilincinde olarak geliyor. Balık ağırlıklı mutfak olunca İzmir’de yemedikleri yer yok, dolayısıyla neyin nerede ne kadara satıldığını biliyor. İnanır mısınız Balık Hali’ne bile hakimler, şurada şu kadar balık var diye tezgahlara, balık fiyatlarına hakimler. Bu burada neden bu kadar diye en ince hesabı yapıp bize söylüyorlar. Bakın rakılarda ucuzsunuz ama bunlarda pahalısınız diye söylüyorlar. Neden pahalı olduğunuzu da biliyoruz, ahtapotun fire oranı çok yüksek, yazın balık yasağı da var diye anlatıyorlar. İnanılır gibi değil… Kendi şikayetini yapıp, açıklamasını da kendileri yapıyorlar (gülüyor).

-Kaça kadar açıksınız…

Teras’ta öğleden itibaren gece 01.00’e kadar günün her saati yemek yenebiliyor. Ama yemek bitmemiş, masalarda sohbet devam ediyor hadi saat 01.00 oldu kapatıyoruz diye bir anlayışımız yok. O zaman biz bekliyoruz, en çok dikkat ettiğim şeylerden biridir. Ben de başka yerlerde çok rahatsız olurum bir anda etraf toplanır, ışıklar açılır. Hiç hoşlanmam o tarzdan…

NORMAL İNSAN İŞİ DEĞİL-Sizin sektördeki tecrübeleriniz nedir, daha önce hangi işletmeleri çalıştırdınız?

Ben ilk olarak Ankara’da başladım. Aile işimiz otomotivdi yıllar önce o işi yaptım. Bilkent’te İşletme Bilgi Yönetimi eğitimi aldım, o yıllarda işletmeciliğe başladım, turlar düzenliyordum. Ekip başı gibiydim, Uludağ’a okul gezileri derken işletmecilik kanımıza girdi, girişimci ruhumuz ortaya çıktı. Ankara’da çok sayıda yer işlettim.

15 yıl önce Çeşme’de Before Sunset’i ortağım Murat Öktem ile birlikte açtım. Aslen Ankaralıyım ama 15 yıldır İzmir’de yaşıyorum. Restorancılık aslında çok zor meslektir, normal adam işi değil diyorum ben (gülüyor). Severek aşkla yapmak lazım, sadece para kazanayım diye yapılacak bir iş değil açıkçası. 40 küsur yaşına geldik, ilk günkü aşkla çalışıyorum. Ben yılmam, işimi en iyi şekilde yapmaya çalışırım. Eleştirileri de çok dikkate alırım.

-Hep ev sahibi konumundasınız, işinizin en çok nesini seviyorsunuz?

İnsanlar ayrılırken her şey harikaydı diye çok teşekkür etmesi, bizim için bir dünya şeyden daha önemli. Her şeyden önce üzerimizde Ticaret Odası’nın sorumluluğu var. Onların yüzünü ak şekilde çıkarmak birinci asli görevimiz, işten kaçmayan güler yüzlü bir ekibimiz var. Hepsi ayrı bir gurur kaynağı, hepsi özveriyle çalışıyorlar.

-Zor bir sektör, neden seçtiniz bu alanı?

Bu iş sevilmeden yapılacak bir iş değil. Ben sıcakkanlı sosyal bir adamımdır, evimde de insan ağırlamayı çok severim. Evde de mutfağa girer yemek yaparım, hanımı hiçbir şeye karıştırmam. Karakter meselesi, insanların yüzünü güldürmeyi seviyorum. İşimizi zoraki yapmayız, bütün ekip arkadaşlarımız da gülümseyerek çalışırlar. Halka açık olduğumuz anlaşılınca, üye olmak gerekmediği öğrenildikçe daha güzel işler yapacağız.

İZMİRLİLER 8. KATA ÇIKAR MI?-Son olarak İzmirliler’e ne söylüyorsunuz…

İzmir’in eşsiz manzarasında en lezzetli yemekleri yiyebileceklerini söylüyoruz. Burası İzmirliler’in kendi yeri, burada aileleri ile misafirleriyle gönül rahatlığıyla gelebilirler. Herkes gelsin, bütün İzmir’e hizmet verelim diye fiyatlarımızı çok makul tuttuk. Ticaret Odası binası çok şık bir bina, belki çekiniyordur insanlar. Ama kulaktan kulağa duyup gelenlerle bile çok şükür kapalı gişe gidiyoruz, akşamları rezervasyonsuz müşteri kabul edemiyoruz. Açıkçası çok reklama da ihtiyaç kalmadı, kendi reklamını kendi yapıyor.

İşe başladığımızda bize en çok “İzmirliler 8. kata çıkmaz” deniyordu çevremizden. Güvenlikten geçecekler, 8. kata çıkacaklar yemek yiyecekler… İzmirli rahattır, 8. kata çıkaramazsınız dediler. Yapmayın dedim, bu yaftayı yapıştırmayın dedim. Güzel hizmet aldıktan sonra İzmirli 8. kata da çıkar, yemek de yer dedim. Niye çıkmasın?

-Sonuç ne oldu?

Herkes koşa koşa geliyor (gülüyor). İnsanlar biraz farklılık da arıyor anlaşılan. Standart yerlerden sıkılmışlar sanırım, İzmir’in alışılmış dinamiğini kırdık. Demek ki böyle bir arayış da varmış. Biz kimsenin işine de mani olmadık, bakıyoruz diğer yerler de dolu. Biz biraz restorana çıkmayan kesimi evlerinden çıkardık diye düşünüyorum. İş yemeklerinde tercih edilen bir restoran olduk, Amerikalılar, Çinliler, Japonlar geliyor. Çiğli’den Urla’ya kadar hakim bir manzara var, deniz de ayaklarınızın altında. Gemi güvertesinde yemek yer gibisiniz. Duayen eski İzmirliler bile manzaraya bakıp biz İzmir’in bu kadar güzel olduğunu unutmuşuz diyorlar.

 
Hedefsiz yaşayamam
 
AASSM’de sezon başlıyor
YORUMLAR
Toplam 5 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Uğur Gündüz 1 Ekim 2019 Salı 23:01

Sevgili yazar kızımız anlattıklarına göre gerçekten harika bir yer inşallah ailece beraber bir gece ziyaret ederiz güzellikleri görürüz başarılı çalışmalar

Yorumu oyla      0      0  
İzmirli vatandaş 1 Ekim 2019 Salı 22:34

Ticaret odası hem aynı sektörden yani yeme içme sektöründen aidat alacak hem rakip olacak zaten zor ayakta kalan işletmelere en büyük darbeyi vurmuştur...

Yorumu oyla      0      0  
Bora Tekin 1 Ekim 2019 Salı 21:45

İzmir Ticaret Odası'na yıllardır aidat ödeyen şirket sahipleri olarak eski lokal de fatura üzerinden belli bir iskonto yapılırdı. Yani aidat ödeyerek Odamıza katkıda bulunan ile Oda ile hiç bir alakası olmayan arasında bir fark olurdu. Şimdi duyuyoruz ki bu iskonto sadece (%15) Yönetim ve Meclis üyelerine ve personele uygulanıyormuş. Aidat ödeyerek her türlü şartta Oda'yı ayakta tutmaya çalışan bizlerin günahı nedir?

Yorumu oyla      0      0  
Hasan Tahsin Kocabaş 1 Ekim 2019 Salı 17:03

"İzmirliler mi"? Hangi İzmirliler, kaç kişiler merak ettim?

Yorumu oyla      0      0  
Bayan özkale 1 Ekim 2019 Salı 14:03

Eline yüreğine sağlık çokgüzel anlatmışsın

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Hedefsiz yaşayamam
Hanzade Ünuz, Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas ile konuştu.
İzmir artık gol atmalı
Hanzade Ünuz, EGEV Başkanı Mehmet Ali Susam ile konuştu.
Ben asla pes etmem
Hanzade Ünuz, “Oceans Seven” yüzücüsü Emre Erdoğan ile konuştu.
 
Sesimi duyan var mı?
Hanzade Ünuz sordu, İzmirli karikatürist Ömer Çam yanıtladı.
Zoru yenmeyi severim
Hanzade Ünuz, Türkiye’ye mega yatlarıyla gelen dünyanın en ünlü ve en ...
Biz vazgeçmeyen kadınlarız
Hanzade Ünuz, İzmir İş Kadınları Derneği Başkanı Huriye Serter ile “Vazgeçmeyen Kadınları” konuştu.
 
Bir santim bile yer satılmayacak
Yazarımız Muhittin Akbel, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ...
Çılgınca sevdim, aşkım bitti
Hanzade Ünuz, Güçbirliği Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Zorlu ile ...
Sağlığın Ritmi ve Matrix Konsepti
Hanzade Ünuz, Münih’teki Dr. Randoll Enstitüsü yöneticisi Dr. Ulrich Randoll ...
 
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Mazeretim var, solcuyum
Engin ÖNEN
Engin ÖNEN
Ne kadar zengin bir ülkeyiz
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Memleketimizin 482 yıl önceki hâli
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
3 darbe yaşayan ‘şair siyasetçi’
Ümit YALDIZ
Ümit YALDIZ
Yeni parti, yeni siyaset üzerine...
Oya DEMİR
Oya DEMİR
İzmir’de iyilik var
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Seçme ve seçilme hakkı
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Mandalinadan sonra kiraz da kurutulacak
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Tarım Şurası’na çağrılsaydım ne derdim?
Aylin AKDOĞAN
Aylin AKDOĞAN
İzmir-İN
ÇOK OKUNANLAR
SPOR CAFE
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva