RÖPORTAJLAR
24 Eylül 2019 Salı

Hedefsiz yaşayamam

Hanzade Ünuz, Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas ile konuştu.

Hedefsiz yaşayamam

İtalyan ilkokulunda henüz küçük bir çocuk iken...

Sert mizaçlı müzik öğretmeninin gazabına uğramasaydı...

Piyano çalarken öğretmeni parmaklarına vurarak canını acıtmasaydı...

Hayat onun için çok daha farklı akacaktı belki de.

Lucien Arkas atak ve inatçı mizacı gereği eminim yine çok başarılı olacaktı.

Ama belki de dünyada lojistik sektörünün liderlerinden biri olarak değil...

Dünyanın en iyi piyanistlerinden...

Ya da en ünlü orkestra şeflerinden biri olarak tanıyacaktık kendisini.

Lucien Arkas...

Nam-ı diğer Bay Arkas, röportaj vermeyi fazla sevmese de...

İnanılmaz hoş sohbet ve mütevazı biri.

Karşınızda 67 şirketi Arkas Holding çatısı altında yöneten...

Yurtiçinde 7 bin 500, yurtdışında 1.500 kişi çalışanı olan dev bir geminin kaptanı olduğunu kesinlikle hissettirmiyor.

Dokunulmazları oynamıyor...

Olması beklenebilecek çok bildik snopluktan fersah fersah uzakta...

Sıkı bir mentör ya da kendini adamış üniversite hocası sıcaklığı var Bay Arkas’ta. 

Bana Lucien Arkas’ı anlat deseniz...

Onca sorumluluk isteyen, zorlu ve ciddi işle uğraşmasına, karar verici son sözü söyleyen iddialı bir patron olmasına rağmen...

Üzerinde sıkıcı bir ceket taşımayan...

İnsanı hayret ettirecek denli canlı...

Yaramaz bir çocuk merakı gizli, neşeli ve zeki mavi gözlerle bakan...

Karşınızda İzmirli dünya devi Arkas Holding’in patronu Lucien Arkas değil de...

Haylaz sohbetlerin, çok renkli masaların sakin kahramanı...

Gizli özne olmayı seçmiş, gizli muzip bir karakter var sanki derdim.

Arkas ailesi İzmir’e ilk olarak 1711 yılında ticaret amaçlı geliyor.

Yani Bay Arkas 308 yıldır İzmirli olan bir ailenin temsilcisi.

İzmir’i dünya taşımacılık sektöründe zirveye taşıdığı gibi...

Sanatta da birinci lige çıkarmanın sevincini yaşıyor.

Bine yakın tablodan oluşan Arkas resim koleksiyonunu sergilemek, sanatseverlerle paylaşmak için...

Sekiz yıl önce kurduğu Arkas Sanat Merkezi bugün Picasso’yu ağırlayacak düzeye geldi.

Lucien Arkas ile hayatın akışı içinde belki iki üç yerde karşılaşabilirsiniz…

Ödül aldığı törenlerde, konuşmacı olarak davet edildiği konferanslarda ve düzenlediği görkemli sergilerin açılışlarında…

Ben de kendisiyle Picasso sergisinin açılışında karşılaştım.

Kısa, samimi bir sohbet yaptık.

Kavgayı pek sevmese de, kendisini “Benim için bırak sakin kalsın derler” diye anlatan...

İzmir sevdalısı, İzmir’in kültür elçisi Lucien Arkas...

“Beni hedefe ulaşmak, neticeler mutlu eder” derken gözleri Picasso’yu görmüş gibi parlıyordu...

Söz şimdi “Cesaret, hayallerinin peşinden gitmektir...” diyerek hepimize umut aşılayan Bay Arkas’ta...
-İş dünyasında çok başarılısınız. Başka bir iş yapmak ister miydiniz?

Tekrar meslek seçme şansına sahip olsaydım, orkestra şefi olmak isterdim. Müziği çok severim, ilkokulda piyano hocam o kadar ters biri olmasaydı... Her yanlış nota çaldığımda parmağıma küt diye vurmayıp, parmağımı incitmeseydi... Aman yanlış çalacağım korkusunda olmasaydım piyano çalmayı bırakmazdım.

Piyano çok zor bir çalgıdır. Ben kitap okurken başka bir şey düşünebiliyorum ama piyano çalarken bu mümkün değil. Gözünüz notalarla meşgul, notayı beyin okuyor ellerinize gönderiyor. Ses çıkıyor o da kulakla beyninize gidiyor. Göz, kulak ve beyin meşgulken başka hiçbir şey düşünemezsiniz. Düşündüğünüz an yanlış çalarsınız. Ben 60'ından sonra piyanoya tekrar başladım, keyfim için çalıyorum. Müziği hala çok severim, insan yönetmesini de severim.

DALAŞMAYIN, BIRAKIN SAKİN KALSIN

-Sizi en çok ne mutlu eder, iyi gelir?

Hedeflerime ulaşmak. Hedefsiz yaşamam, hedef ne olursa olsun. Bu binayı güzel bir sanat merkezi yapmak bir hedefti, sekiz sene önce açtık. Bu hedefi Picasso sergileyecek noktaya getirdiysek bu bir başarıdır, ben bundan haz duyarım. Beni neticeler mutlu eder, hedefe ulaşabilmek önemlidir. İddialı biri olduğum için benim devamlı hedeflerim vardır.

-Hedefleriniz için kavgacı olur musunuz?

Ben kavgayı sevmem ama üstüme geldikleri zaman da benden çekinsinler. Dalaşmayın derler, bırakın sakin bir adam kalsın (gülüyor).

-Ne olur kızdığınızda, nasıl bir Lucien Bey görürüz?

Eskiden kızdığım zaman bağırıp çağırırdım, şimdi akıllandım sakin oluyorum. Problem olduğunda en sakin ben olurum, ufak tefek şeylere kızarım. Büyük sorunlarda sakinimdir, büyük konu hata kabul etmez. Sakin kalman gerekir. Palavra şeyler var hayatta, insan bağırıp çağırır onlara. Bağıracak tabii, deşarj olacak.

DÜNYAYI GEZDİM YETER-İşi gücü bırakayım, artık dünyayı gezeyim demiyor musunuz?

Gezdim zaten, ikinci eşim gezmeyi çok severdi iki ayda bir başka bir gezegene giderdik. Sağ olsun, gitmediğimiz yer yok. Ne Afrika’sı kaldı, ne Amerika’sı hepsini gezdik üç beş sene ama tamam (yeter diye elini burnuna götürerek işaret ediyor). Ben kitap okumayı çok sevdiğim için… Kitap sizi başka dünyalara taşıyor.

-Ne tür kitaplar okusunuz daha çok?

Tarih üzerine okurum. Meraklıyız ya… Savaşlara mani olunabilir miydi? Niye, acaba mani olabilirdi de olmadı mı? Acaba diyorum Birinci Dünya Savaşı olmayabilir miydi? Tamam adamın yeğeni öldü ama 10 milyon insan öldürmeye değer miydi, mani olunabilir miydi? Adam çok yaşlıydı, başta belki daha genç biri olsa öyle yapmazdı.

NAPOLYON SEVGİSİ

-Napolyon tutkunuzu Arkas Sanat Merkezi’ndeki özel Napolyon Odası’ndan biliyoruz. Bu sevgi nereden geliyor?

Napolyon, Picasso gibi çok yönlü bir adam. Çocukluğumda Napolyon’u bir general, bir asker olarak çok beğenirdim. İlerleyen yıllarda büyüdükçe Napolyon’un diğer özelliklerini takdir etmeye başladım. Bugün biz belediyeye gidiyorsak evlenmek için Napolyon’a borçluyuz. Biliyor muydun ? (gülüyor) Ne papaza gideceksin dedi bitti. Valilik, kaymakamlık sistemini hep o kuruyor. Bugün bizim normal kabul ettiğimiz, kullandığımız şeyler hep onun kafasından çıkıyor. Lise eğitimi Napolyon’un icadıdır, eğitim sistemini medeni kanun sistemini hep o kurdu. Ve de bunları iki savaş arasında yapıyor, bu kısmı çok değerli. Savaşıyordu dönüp bir senede neler yapıyordu… Hiç savaşmasaydı ama işte o bir eziklikle başladı. Tamam imparator olacaktı, öbür kraliyet dünyası bunu kabul edecek durum yoktu. Ağzıyla kuş tutsa onu orada yaşatmazlardı, devamlı mücadele.

-Nasıl dinlenirsiniz?

Uyumaya çalışırım fakat bazı uyku uyku olmaktan çıkıyor. Doktora gittim Avrupa’da, testler yaptı. Rapor, siz hiç uyumadınız uyuduğunuzu zannettiniz diye geldi (gülüyor). İkinci derin uykuya geçmediniz, beyniniz durmadı dedi doktor. Akşam televizyon yok, zor kitap, iş mecmuası okuma diyor, bunların hepsi bana ters. Şimdi artık gece tarih kitabı okuyarak uyuyorum. Sabah üçte uyandın ne yapacaksın? Dolaşacak mısın? Hayır tekrar yarım saat kitap al, yine uykun geliyor. Kafamda o kadar çok konu dolaşıyor ki, atamıyorum. Biri bitiyor diğeri geliyor. Kağıt kalem yanımdadır gece, uyandığımda aklıma gelen şeyi mutlaka not ederim. Yaz kağıda vur kafayı uyu tekrar.

İZMİR’DEN BİR ÖMÜR ÇIKMAM-İzmir size yetiyor mu?

İzmir bana şans olarak yetiyor, kendi özel hayatım için yetiyor. Hiçbir şey eksik değil, İzmir’den bir ömür çıkma deyin, çıkmam. Hayallerim bu coğrafyada doğdu. Cesaret nedir diye sorsalar hayallerinin peşinde gidebilmektir derim. Sadece İzmir’de kazandığın zaman, bütün bunları yapamazdım. Ekonomik olarak istediklerimi yapmak için İzmir dışına çıkmam lazımdı. İş ortamında İzmir dışına çıkmam lazım, çıkmaya mecburdum.

Ve ben bunu 27 yaşımdayken keşfettim. 19 yaşımda çalışmaya başladım, 1972’de 27 yaşımdayken İstanbul’da şube açtım. Deli misin dediler, İzmirli İstanbul’da şube açmaz, İstanbullu İzmir’de şube açar. “Seni İstanbul’da yerler” dediler. Sekiz sene mücadele ettim, kendi dalımda İstanbul’da birinci oldum. Ondan sonra yetmedi, dışarı açıldık. Şimdi bizim 23 memlekette ofisimiz var, yurtdışında 1.500 kişinin maaşı var.

-İşin hüneri nedir, başarınızın sırrı nerede gizli?

İnsanlara güvenebilmek, tek başınıza bunları yapamazsınız. Her güvendiğiniz insan o güvene layık çıkıyor mu? Hayır ama her insanın içinde iyi taraf var onu keşfetmeye çalış. İnsanın temeli kötü değildir, çok nadirler dışında. Güvendiklerinizin yüzde 50'si boşuna, yüzde 50 doğru çıkar. Doğru olan yüzde 50 ile yola devam ederim. Geri kalan yüzde bana yeter.

KALANLAR BENDE KALDI

-Çalışacağınız kişilerde öncelikle ne özellik ararsınız?

Kişinin aile eğitimine çok dikkat ederim, nereden geliyor, nerede eğitim almış. Gözündeki ışık önemlidir, çünkü göz beynin penceresidir aynası değil. Göz göze iletişim çok önemlidir, bir insanın gözünde böyle dalavere şeyler geçerse... Onu geçin. Ben hissederim onu, bazen de cambazlar oluyor, o kadar olur. Arada bir hata yapacaksınız, çook kazık yedim hayatta. Ama geri kalanlar bana kaldı, geriye kalanlarla yola devam ediyorum. Kazık yedim para idi, ödedim bitti gitti. Kalanlar bende kaldı.

 
İzmir artık gol atmalı
 
Teras’ta hayat var
YORUMLAR
Toplam 4 yorum var, 4 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
muhalif 28 Eylül 2019 Cumartesi 10:57

Sn.Arkası ve ailesini kutluyorum, izmire hem ekonomik, hem spor hemde sanar açısından büyük katkı sağlıyorlar.. oğlu Bernardbeyde aynı yolda, iyiki varsınız....

Yorumu oyla      0      0  
ayhan alagöz 25 Eylül 2019 Çarşamba 17:13

tebrikler sayın UNUZ güzel bi röpörtaj olmuş çok samimi biri belli bu şehire kattığı her şey için teşekürler Lücien ARKAS

Yorumu oyla      0      0  
Ünuz Neyire 24 Eylül 2019 Salı 21:23

Böyle başarılı kişileri bize tanıttığı için önce yazar kızımızı tebrik ederim. Lucien Arkas gibi devasa işler kurmuş yurt dışında 1500 kişi çalışanı yurt içinde 7500 çalışanı düşünemiyorum böyle çalışkan büyük iş adamlarını mükafatlandırmalı. Yazar kızımız bize böyle insanları tanıtmaya devam etsin.

Yorumu oyla      0      0  
Hür Düşünce 24 Eylül 2019 Salı 12:38

Bay Lücien çok başarılı oldu. Şansı da vardı büyümeye başladıklarında İzmir'in ihracatı epey gelişmişti. Dutil vergi verdi, Arcas yatırım yaptı. Üretici Birlikleri ve bazı özel sektör yerinde saydı- Arcas LİYAKATLI takımı ile koşar adım yürüdü gitti.

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
İzmir artık gol atmalı
Hanzade Ünuz, EGEV Başkanı Mehmet Ali Susam ile konuştu.
Ben asla pes etmem
Hanzade Ünuz, “Oceans Seven” yüzücüsü Emre Erdoğan ile konuştu.
Sesimi duyan var mı?
Hanzade Ünuz sordu, İzmirli karikatürist Ömer Çam yanıtladı.
 
Zoru yenmeyi severim
Hanzade Ünuz, Türkiye’ye mega yatlarıyla gelen dünyanın en ünlü ve en ...
Biz vazgeçmeyen kadınlarız
Hanzade Ünuz, İzmir İş Kadınları Derneği Başkanı Huriye Serter ile “Vazgeçmeyen Kadınları” konuştu.
Bir santim bile yer satılmayacak
Yazarımız Muhittin Akbel, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ...
 
Çılgınca sevdim, aşkım bitti
Hanzade Ünuz, Güçbirliği Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Zorlu ile ...
Sağlığın Ritmi ve Matrix Konsepti
Hanzade Ünuz, Münih’teki Dr. Randoll Enstitüsü yöneticisi Dr. Ulrich Randoll ...
Bu kent için ölürüm!
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, göreve geldikten sonraki ...
 
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Attila İlhan düşünceleriyle yaşıyor
Engin ÖNEN
Engin ÖNEN
İzmir-İstanbul hattı
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Sevdiğiniz kadının ayakkabısından şampanya içer misiniz?
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Sözün haysiyeti
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Mektup
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Adım adım Terra Madre Anadolu’ya…
Nüvit TOKDEMİR
Nüvit TOKDEMİR
Umudu çoğaltanlar
Aylin AKDOĞAN
Aylin AKDOĞAN
İzmir-İN
Erkan SEVİNÇ
Erkan SEVİNÇ
Ters köşe
Fatih YAPAR
Fatih YAPAR
Neden Bogota başkanından örnek verdi?
ÇOK OKUNANLAR
SPOR CAFE
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva