Uzun zamandır yazı yazmaya engel evcil acılarım olduğundan sizlerle buluşamadım. Köşemin adı ’“Her Telden’” olduğuna göre ve beni yakından tanıyanların bildiği üzere gizlim saklım da olmadığına göre, istediğimi yazabilme hakkını verdim bu kez kendime.
Ancak bu defa siyaset yazasım gelmedi. Yaşanmışlıkların yılgın kahramanı, hoyrat kalbimin sesini dinleyesim var’…
Hunharca tüketilen sevdaların can kırıklarını sarmaya çalışırken, bir yandan da iç kanamalarımı bastırma telaşındayım’…
Yıllar önce tozlu sıralarda kırmızı kalemle öğretilen kömür kokulu tabularımı yıkıyorlar tek tek’…
En kutsal değerlerimi birer birer defnediyorum sabah ezanlarına müteakip’…
Yeni bir ben keşfediyorum içimde. Oyun hamurlarıyla oluşturulan, şeker renkli bebeklere benzeyen yeni bir ben’…
Kalabalıklar içerisinde yalnız olmak gibi bir rolü üstlendim bu aralar. Hem de hiç istemediğim halde’…
Dost sesine aşık kulaklarım, sessizliğin çınlayan uğultusuna müdavim artık’…
Kahpe katı kalplerden fırlatılan hançerlerin bıraktığı, ucu kıvrımlı kan izlerini istem dışı gülüşlerimle yamamaya çalışır oldum’…
Kolsuz kanatsızlığın bu denli üstüme geliyor olmasını bile öteleyebiliyorum zihnimden. Yani eskisi kadar acıtamıyor bile’…
Kaymak kaldırımlarda oynadığım 5 taş oyununu özlüyorum’…
Keşke şimdi de tek derdim yerde kalan taşın 5 ini birden avuçlayabilmek olsaydı’…
Ya da çocuk yüreğimin taşıyamayacağı kadar kilolu bedenimle iple atlarken, 4’’lere gelince popomu kaldıramadığım ve atlayamadığım için ağlamak’…
Hepsi çok geride kaldı artık’…
En yakınlarımdan yediğim tokatların kızıl patlamasıyla zonklayan yanağımı ovuştururken ben, oysa dalga dalga tokatlar iniyordu kalbimin en aort yerine’…
Anjiyo tehlikeli’…
By pass imkansız’…
Bu acıyla kendisi baş edecek, başka yolu yok’…
Hummalı bir sıtmayı andırıyor gidenlerin yokluğuyla titreyen yüreğim’…
Parçaları birleştirip tamamlamaya çabalarken, bir de bakıyorum ki parçalar parçalanmış’…
Avaz avaz bağırırken sessizliğimin bam teli, kaypak ruhlar çığlık çığlığa yüzsüz kahkahalar atıyor beynimin merkezine doğru’…
Şimdi susuyorum’…
Fırtınalı dönüşümün eşiğinde beklerken, şimdilik iç kanamalı susmalar düştü payıma’…
Faşist düşlere kurban edilen sevdalara kaldırıyorum kadehimi’…
Şerefe dostlar’…!