Galatasaray ve A Milli Takım'ın başarılı oyuncusu Yunus Akgün, 24 yıl sonra A Milli Takım'ın Dünya Kupası'na katılma ihtimali ve Galatasaray'ın bu sezon Avrupa'daki başarısı hakkında Anadolu Ajansı'na açıklamalarda bulundu.
Yunus Akgün ayrıca Galatasaray'daki geleceğine dair de önemli açıklamalarda bulundu. İşte Yunus Akgün'ün açıklamaları...
"DÜNYA KUPASI'NA GİTMEYİ ÇOK İSTİYORUZ"
Milli takımın play-off’taki rakiplerini yenerek Dünya Kupası’na katılacağına inandığını belirten Yunus, "Bütün oyuncular Dünya Kupası hayalini kuruyoruz. Bunu başarabilecek güçteyiz, bunu başarabilecek kalitemiz var. Durumun bilincindeyiz. Hiçbir maç kolay değil ama bunu başarabileceğimizi düşünüyorum. Play-off maçlarına hazırlanıp en iyi şekilde çıkacağız. Kazanacağımızı düşünüyorum. Dünya Kupası'na katılmayı çok istiyoruz." ifadelerini kullandı.
Yunus, Romanya’yı İstanbul’da mağlup etmemiz halinde Slovakya-Kosova eşleşmesinin galibiyle deplasmanda oynanacak maça ilişkin "Deplasman maçı dezavantaj oluşturmaz. Halkımız her yerde bizi desteklemeye geliyor. Oraya da geleceklerini biliyoruz. Kazanabileceğimize inanıyoruz. Dünya Kupası'na gitmeyi çok istiyoruz. Çok güzel bir ekibiz. Bu duyguyu yıllar sonra tekrar ülkemize yaşatmak istiyoruz. Dünya Kupası'nda yer almak kariyerimde en çok istediğim şeylerden biri. Dünya Kupası'nda milli takım formasıyla olmak, orada o anı yaşamak… İnşallah bunu başarabiliriz. Küçüklüğümden beri bu zirvenin, o anın hayalini kuruyorum. Orada olmayı istiyorum. İnşallah turu geçip milli takımımızı Dünya Kupası’nda gururla temsil ederiz." diye konuştu.
"KAZANAMAYACAĞIMIZ MAÇ YOK"
Yunus Akgün, "Milli takım Dünya Kupası’na katılırsa, grupta Avustralya, Paraguay ve ABD ile mücadele edecek. Grubu nasıl değerlendirirsin?” sorusunu, "Dünya Kupası'nda hiç bir maç kolay değil. Hepsi kazanabileceğimiz maçlar. Çok güçlü, kaliteli bir ekibiz. Bizden beklentiler yüksek. Biz de bunun bilincindeyiz. Bizim milli takım kadrosu olarak kazanamayacağımız maç yok. Biz istediğimiz, mücadelemizi verdiğimiz zaman kazanamayacağımız maç yok ama kolay olmayacak. Bunu başarabilecek güçteyiz." diye yanıtladı.
"EURO 2024’te Hayatım boyunca unutamayacağım şeyler yaşadık." sözlerini kullanan milli futbolcu, şöyle devam etti:
"40 güne yakın birlikteydik, çok güzel günlerdi, çok da güzel başarı elde ettiğimizi düşünüyorum. Daha ileriye gidebilirdik, buna takımca inanıyorduk ama istemediğimiz sonuçla elendik. Mükemmel bir aile ortamımız vardı. Saha içi ve dışında çok güzel vakit geçiriyorduk. Bu da sahaya yansıyordu. Herkes birbiri için mücadele ediyordu ama o maçta (Hollanda) elendiğimiz için çok üzüldük. Çünkü gerçekten çok iyi oynuyorduk. Belki bir önceki maç, Avusturya maçında elensek, belki bu kadar üzülmezdik. Turu geçip final oynayacağımızı düşünüyorduk. Ama yine de çok mutluyuz, ülkemizi gururla temsil ettik. İyi ve genç bir takımız. Çok daha büyük başarılar yakalayacağımızı düşünüyorum. Hollanda yenilgisi belki de hayatımın en büyük hayal kırıklığı diyebilirim. Çünkü iyi oynayıp kaybettiğinizde daha fazla hayal kırıklığı yaşıyorsun. Kazanmayı hak ettiğimizi düşünüyorum. Soyunma odasında sıfır ses, kimse konuşmuyordu, herkes çok üzüldü. Herkes kendini bir yere çekti. Yıkılmıştık. Devam etmeyi hak ediyorduk ama son düdük çaldığında herkes kendini yere bıraktı. Çünkü kimse bunu beklemiyordu."
"BAZEN TOKAT YEDİĞİNDE KENDİNE GELİYORSUN"
Başarıyı getiren en önemli faktörün milli takımdaki aile ortamı olduğunun altını çizen Yunus Akgün, "Herkes birlikte olmaktan çok keyif alıyordu. 40 gün geçmesine rağmen hiç kimse bir kere sıkıldım kelimesini kullanmadı. Mükemmel günlerdi, hayatımız boyunca o günleri hiç unutamayacağız. Kampta unutamadığımız anlar yaşadık. Herkes şarkı söyledi. (Gülerek) Aman Allah'ım böyle bir şey yok. Seslerimiz baya kötüydü. Hala da izliyoruz gülüyoruz onları. Ama çok güzel günlerdi. Hocalarımız da bizle beraber şarkı söylemişti. O anı söyleyebilirim. Çok güzel bir andı. Çok eğlenmiştik." dedi.
Yunus, "Milli takımda en iyi ses kimdeydi?" sorusuna, "Bir kere Merih'te değil o kesin. Merih'te değil. Kim vardı? Yok ya güzel ses yok. Güzel sesli birini söyleyemem." yanıtını verdi.
Milli oyuncu, kamplarda çok eğlendiklerini dile getirerek şöyle konuştu:
"Portekiz maçında çok kötü performans sergilemiştik. Bize editler falan yapılıyor, bunları görüyoruz. Moralimiz bozulmuştu ama bir yandan da bize çok büyük bir ders olmuştu. Bazen böyle bir tokat yediğinde kendine geliyorsun. Yaptığımız yanlışların analizlerini yapıp, iyi bir ders çıkartıp yolumuza devam etmiştik. Portekiz maçıyla ilgili yapılan editleri gördüğümüzde gülüyorduk. Gerçekten kötü bir performans vermiştik. Herkese editler yapılıyor. O editler bizi güldürmüştü."
"ÇOK BÜYÜK İŞLERE İMZA ATACAĞIMIZI DÜŞÜNÜYORUM"
Yunus Akgün, “Dünya Kupası'na katılamazsak bu jenerasyona gerçekten çok yazık olur yorumları var. Bu yorumlarla ilgili düşüncen ne?” sorusunu, "Kesinlikle. Gerçekten çok genç bir ekibiz ama çok büyük takımlarda oynayan oyuncular var. Genç olmasına rağmen tecrübeli oyuncular. Kesinlikle yazık olur ama ben bu tarafı hiç düşünmüyorum. Çünkü Allah’ın izniyle kesinlikle gideceğimizi düşünüyorum. Çok güzel bir kadroyuz, çok güzel bir aileyiz. Bunu başarabileceğimize inanıyorum. Öyle bir şey olsa çok büyük hayal kırıklığına uğrarım. Çünkü bu milli takım çok iyi şeyleri hak ediyor. Bunu Avrupa Şampiyonası'nda gösterdik. Dünya Kupası'na da gidersek çok büyük işlere imza atacağımıza inanıyorum. İnşallah katılmak bize nasip olur. Bu milli takım Dünya Kupası’nda olmayı yüzde yüz hak ediyor." yorumunu yaptı.
Vincenzo Montella, milli takımın başına geçtikten sonra çok güzel bir ortam oluştuğunun altını çizen Yunus, "Daha önce de güzel bir ortam vardı ama bizim daha fazla birbirimize bağlanmamızı sağladı. Montella Hoca her oyuncuyla çok güzel iletişim kurdu. Oyunculara özgüven aşıladı. Güzel aktiviteler yapmaya başladık. Herkes söylüyor, çok güzel bir ortamımız var, herkes çok keyif alıyor, herkes kampa gelmek için can atıyor. Bu da bizi başarıya götürüyor, sahaya yansıyor. Sahadaki mücadele gücümüz çok yüksek. Ortamımızdan dolayı bu başarıyı elde ediyoruz, inşallah bu ortamımız hiçbir zaman bozulmaz. Çok güzel gidiyoruz. İnşallah böyle devam ederiz, takım ruhumuz, teknik kalitemiz, yeteneğimiz, mücadele gücümüz…" değerlendirmesinde bulundu.
Milli futbolcu, "Dünya kupalarında unutamadığın maçlar hangileri?" sorusuna, "Bizim son katıldığımız Dünya Kupası 2002'deydi ve 2 yaşındaydım, fazla hatırlamıyorum. EURO 2008'de unutamadığım bir maç var. EURO 2008’deki Çekya maçını milli maçlardan önce açıp izlediğimiz zamanlar da oluyor. Çok güzel bir maçtı. Ben her izlediğimde hala tüylerim diken diken oluyor. Spikerin Nihat Kahveci diye bağırışı… O maçı söyleyebilirim. Dünya Kupası olarak da izlediğim Arjantin-Fransa maçını söyleyebilirim." yanıtını verdi.
"AKLIMA HASAN ŞAŞ GELİYOR"
Yunus, "Dünya kupası deyince aklına hangi isimler geliyor?" sorusunu, "Dünya Kupası deyince aklıma direkt Hasan Hoca, Hasan Şaş geliyor. Hem Galatasaray'da oynamış olması, hem çok yetenekli olması, seyir zevki vermesi, ben direkt Hasan Şaş diyebilirim." şeklinde yanıtladı.
Milli futbolcu, Türkiye'nin UEFA Uluslar A Ligi’nde Fransa, İtalya ve Belçika ile aynı grupta mücadele edecek olmasına dair "Kesinlikle A Ligi'nde olmayı hak ediyorduk. Büyük maçlar, güzel maçlar olacak. Biz zaten büyük takımlara karşı oynamayı daha çok istiyoruz. Büyük takımlara karşı galibiyet aldığımız zamanlar var. Bu takımlara karşı oynama, bu takımlara karşı kendimizi test etmek çok daha önemli olacak. Kolay değil ama her zaman kazanmak için sahada olacağız." diye konuştu.
"DÖRDÜNCÜ ŞAMPİYONLUĞUMUZA YÜRÜYORUZ"
Yunus Akgün, Okan Buruk yönetiminde Süper Lig’de şampiyonluğa ulaşacaklarını belirterek, Buruk hakkında şu değerlendirmeyi yaptı:
"Okan Hoca'nın diyalogları gerçekten çok önemli. Takımda çok önemli, büyük oyuncular var. Bu isimleri yönetmek gerçekten kolay değil, Okan Hoca bunu çok iyi yapıyor. Oyuncularla iletişimi çok iyi. Bir ağabey gibi her zaman konuşuyor. Bize karşı çok ilgili. Biz de gösterdiği her şeyi elimizden geldiğince sahada yapmaya çalışıyoruz. Hocamızla beraber kırılmadık rekor bırakmadık diyebilirim. Şimdi dördüncü şampiyonluğumuza yürüyoruz. İnşallah Allah'ın izniyle bu sene de onu başaracağız. Çok güzel ortamımız var, bunu hocamız sağladı. Taraftarlarımız, yönetimimiz, oyuncu arkadaşlarım... Gerçekten çok güzel bir aile ortamı var burada. Herkes her gün mutlu geliyor, bu sahaya yansıyor, bu da bizi başarıya götürüyor."
Üst üste 4. şampiyonluğa ulaşacaklarına emin olduklarının altını çizen Yunus, "Bu kaliteye ve güce sahibiz. Çok güzel gidiyoruz. Hem ligde hem Şampiyonlar Ligi'nde güzel bir süreç. Hedeflerimiz yüksek. Takım olarak da konuşuyoruz, çok güçlü bir kadroyuz. Şampiyonlar Ligi’nde de taraftarlarımızın, camiamızın beklentisini biliyoruz ve elimizden geleni yapıyoruz. Galatasaray olarak inşallah hedeflerimize ulaşırız. Dördüncü şampiyonluğumuza yürüyoruz. İnşallah bu rekoru da kırarız 4 sene üst üste. 26. şampiyonluğumuzu da kazanmak istiyoruz. Bunu başarabilecek güçteyiz. İnşallah bu sene de şampiyon olacağız." ifadelerini kullandı.
Şampiyonlar Ligi son 16 turu ilk maçında İstanbul’da Liverpool’u 1-0 mağlup eden ve çarşamba günü deplasmanda sahaya çıkacak Galatasaray’ın Devler Ligi’ndeki hedeflerinden de bahseden sarı-kırmızılı futbolcu, "Avrupa'da yolumuza devam ediyoruz. Yine bir İngiliz ekibi. Kazanmak istiyoruz. Kazandık daha önceden. Hedeflerimiz yüksek, kazanıp yolumuza devam etmek istiyoruz." dedi.
"EN BÜYÜK GÜCÜMÜZ PRES"
Yunus, Galatasaray’ın ön alan baskısıyla bu sezon çok gol bulduğunun hatırlatılması üzerine şu görüşleri paylaştı:
"Bu hocamızın geldiğinden beri istediği bir şey. Çünkü biz Galatasarayız, bunu sahada herkese gösteriyoruz. Bizim en büyük gücümüz pres. Rakip kim olursa olsun kendi oyunumuzdan hiçbir zaman kopmuyoruz. Asla geriye çekilelim demiyoruz, her maçı kazanmak için çıkıyoruz ve bunu da sahada gösteriyoruz. Bu şekilde çok maç kazandık, bu bizim özel gücümüz diyebilirim."
Bu sezon farklı mevkilerde oynayan Yunus Akgün, "Sol açık, sağ açık, forvet arkası her yerde oynayabiliyorum ama son zamanlarda 10 numarada daha fazla forma giyiyorum. Gol ve asist katkılarımı 10 numara mevkisinde yaptım. Öyle ekstra rahat hissettiğim ekstra bir yer yok ama üç yerde de oynayabiliyorum. Sağ açık ve forvet arkasında daha rahat hissediyorum diyebilirim. Mevkimde beğendiğim oyuncular var tama benim en çok beğendiğim Lionel Messi. Bence dünyanın en iyi futbolcusu, tartışmasız. Griezmann var, kendi oyun tarzıma benzettiğim." değerlendirmesinde bulundu.
Sarı-kırmızılı futbolcu, "Mauro Icardi ve Victor Osimhen gibi dünya çapında forvetlerle oynuyorsun. Böyle iki önemli isimle oynamak nasıl? Avantajları neler?" sorusuna şu cevabı verdi:
"Gerçekten ikisi de çok büyük futbolcu, çok büyük golcü ve çok da önemli karakterler. Galatasaray tarihinde çok önemli yere sahipler. Icardi ve Osimhen ile beraber oynadığım için kendimi şanslı hissediyorum. Gerçekten özel karakterler. Onlarla beraber şampiyonluklar yaşamak, şampiyonluğa yürümek, benim için çok gurur verici. Takıma çok katkı sağlıyorlar, saha içi ve saha dışı herkesle her zaman iletişim kuruyorlar, bize çok katkı sağlıyorlar. Onlarla oynadığım için çok mutluyum."
"TORREIRA BAZEN KENE GİBİ YAPIŞIYOR"
Yunus Akgün, karşısında en zorlandığı rakiplerin sorulması üzerine ise şu ifadeleri kullandı:
"Şampiyonlar Ligi'ndeki büyük takımlar gerçekten zordu. Liverpool, Juventus, Tottenham maçı. Ama antrenmandan da isimler verebilirim. Antrenmanda Torreira bazen bize kene gibi yapışıyor, peşimden koşuyor, hiç bırakmıyor onu söyleyebilirim. Lemina var, Lemina çok kuvvetli. Juventus’ta da Thuram vardı, o da fizikliydi, kuvvetliydi."
"GALATASARAY TARİHİNDE İNANILMAZ BİR PERFORMANSTI"
Yunus, unutamadığı maçlar hakkında ise "Avrupa kupalarında kesinlikle Tottenham maçı diyebilirim. Galatasaray tarihinde inanılmaz bir performanstı. Çok farklı bir galibiyet olabilirdi, 3-2 bitti ama gerçekten muazzam bir performans vardı sahada. Liverpool maçı diyebilirim, 1-0 kazandık. Mükemmel mücadele ettik. Büyük takımları yenmeyi başardık. Bir de ilk Juventus maçı, Gerçekten Galatasaray tarihinde çok önemli bir yere sahip. Muazzam bir performans sergiledik. Juventus takımına 5 tane gol atmak gerçekten hiç kolay değil. Bunu başardığımız için mutluyuz. Milli takımda ise ilk maçımı ve ilk golümü hiç unutamadım. Maçtan sonra defalarca o golü izledim. İlk golümdü, bunun hayalini çok kuruyordum. Çok güzel duygular yaşadım, takım arkadaşlarımla paylaştım. Benim için çok güzel bir gündü. Bu hayalimi gerçekleştirdiğim için çok gururluyum." dedi.
Yunus Akgün, kariyerinde en üzüldüğü maçları ise şöyle sıraladı:
"Milli takımda Hollanda maçı. Gerçekten en üzüldüğüm maç. Galatasaray'da ise AZ Alkmaar maçı diyebilirim, Geçen sene Avrupa Kupası'nı alacağımızı düşünüyordum. Çok inanıyorduk, çok güzel maçlar geçirmiştik. Tottenham maçından sonra çok ümitlenmiştik. Çünkü mükemmel performans vermiştik. Hayal kırıklığına uğramıştım. Sakatlarımız, cezalılarımız vardı ama çok büyük hayal kırıklığına uğramıştık."
AYRILIK SÖZLERİ: "GALATASARAY'A KONSANTREYİM"
Yunus, kariyer planları hakkında ise şu sözleri kullandı:
"Şu anda olduğum konumdan çok memnunum. Her gencin, her oyuncunun hayali Avrupa'da oynamak ama ben zaten Avrupa'nın en büyük kulüplerinden birinde oynuyorum. Galatasaray'da çocukluğumdan beri hayalini kurduğum A takım formasını giyiyorum, Şampiyonlar Ligi'nde oynuyorum, şampiyonluklar kazanıyorum. Şu anda kariyer açısından ileri dönük bir şey düşünmüyorum. Sadece Galatasaray'ın başarısını düşünüyorum, şampiyonluklar kazanmak istiyorum. İleride ne olur bilemem. Galatasaray'ın menfaatine bir şeyler olursa oturur, konuşur, bunu değerlendiririz ama şu anda Galatasaray için çalışmaya devam ediyorum."
Yunus Akgün, Avrupa’da beğendiği liglerle ilgili "Premier Ligi ve LaLiga'yı beğeniyorum. Benim oyunuma uygun LaLiga diyebilirim. Premier Lig fiziksel olarak biraz daha zor. Teknik kapasite açısından LaLiga'yı daha çok beğeniyorum diyebilirim." dedi.
"HER ZAMAN BİZE, BANA DESTEK OLMAYA DEVAM ETSİNLER"
Galatasaray taraftarının her zaman kendisine destek olduğunu vurgulayan 25 yaşındaki oyuncu, "Onlarla beraber çok daha güçlüyüz. Her maç bunu çok fazla hissediyoruz. Benim için de çok ayrı bir yere sahip. Galatasaray Akademisi'nden çıktım. Her zaman bana çok büyük destek oluyorlar. Bu beni çok motive ediyor. Bizim en büyük destekçimiz, en büyük gücümüz taraftarlarımız. Onlara buradan çok teşekkür ediyorum. Her zaman bize, bana destek olmaya devam etsinler. Onların yüzünü hiçbir zaman kızartmayacağız. Onları mutlu etmek, gururlandırmak için her zaman sahada elimizden geleni yapacağız." şeklinde konuştu.
"GALATASARAY'DA OYNAMAYI İSTİYORDUM VE HAYAL EDİYORDUM"
Yunus, "Geriye dönüp baktığın zaman iyi ki pes etmemişim dediğin dönemler oldu mu?" sorusunu "Gençlikte her oyuncu zor günler yaşıyor. Benim de yaşadığım gibi. Çok zor günler yaşadım. Galatasaray A takımında oynamayı çok istiyordum. O formayı giymenin hayalini kuruyordum. Kiralık gittim, geri döndüm, bir daha kiralık gittim. Bu süreçte hep Galatasaray'da oynamayı istiyordum ve hayal ediyordum. Bunun için gittiğim yerlerde de döndüğümde de hep çok çalışıyordum ve sonunda bunu başardım. Gençlere buradan bir şey söylemek gerekirse çalışmayı bırakmasınlar, her zaman hayallerinin peşinden gitsinler, hayaller kursunlar, başardığında insan çok mutlu oluyor ve kendisiyle gurur duyuyor." diye yanıtladı.
YUNUS İSMİNİN HİKAYESİ
"Sultan Murat Mahallesi'nde doğdum, büyüdüm. Her şeye orada başladım." diyen Yunus, adının veriliş hikayesini "Babam mahalle takımında oynarken hareketliymiş, hızlıymış, ona bir lakap takmışlar, Yunus balığı gibi diye... Ondan sonra da babam bana Yunus ismini koymak istemiş. Mahallede de babamın lakabı Yunusmuş, bazen Yunus diye çağırıyorlarmış. Bu nedenle babam bana Yunus adını koymak istemiş." şeklinde anlattı.
Sultan Murat Mahallesi ile bağlarını hiç koparmadığını aktaran sarı-kırmızılı futbolcu, "Herkesin beni gördüğünde gurur duyması, güzel sözler söylemesi gurur verici. Çünkü mahallemden tek bir futbolcu çıkıyor, o da benim. Çok destek oluyorlar, elimden geldiğince mahalleye gitmeye çalışıyorum. Orada çok güzel insanlar tanıdım, çok güzel insanlar biriktirdim. Arkadaşlarım, dostlarım, akrabalarım her zaman iç içeyiz. Onları gururlandırdığım için çok mutluyum. Sultan Murat Mahallesi'nden bir futbolcu çıktı. Bunun için çok mutluyum. Benim bugünlere gelmemi sağlayan hayat okulum diyebilirim." ifadelerini kullandı.
FUTBOLA BAŞLAMA SÜRECİ
Yunus, futbola başlama serüveniyle ilgili şu sözleri kullandı:
"Kosova Güçspor diye bir mahalle takımımız vardı. Ben balkondayken 5-10 kişi seçme var diye antrenmana gidiyormuş, Ben de ‘Nereye gidiyorsunuz?’ demiştim, onlar da ‘Kosova diye bir takım var, oraya antrenmana, seçmeler varmış’ dediler. Anne ve babama ‘Ben de gitmek istiyorum’ dedim. Öyle gittim ve aralarından sadece beni aldılar. Rahmetli Adem Yeşil hocam vardı, emeği çok büyüktür. O beni gördü ve akşamında ailemi aradı. ‘Yunus'u çok beğendim, Galatasaray seçmeleri var, oraya götürmek istiyorum’ dedi. Annemle babam o zamanlar çekiniyordu, güvenememiştik açıkçası ama Adem hocayla tanıştıktan sonra beni Galatasaray seçmelerine götürdüler ve süreç başladı. Seçmeler çok heyecanlıydı, inanamıyordum, her şey bir anda gelişti. Rahmetli Ahmet Kesin Kılıç ve Kerem Yavaş hocalarım vardı. Arkadaşlarıma, akrabalarıma, herkese bu durumu anlatıyordum. Çok güzel senelerim geçti. Rahmetli Ahmet Keskin Kılıç'ın emeği bizde çok büyüktür. Allah rahmet eylesin. Onu da buradan analım. Her şey benim için güzel oldu."




