Yüksel ÇAKMUR 1999 yılında İzmir Büyük Şehir Belediye Başkan adayı olduğunda Selçuk AYHAN il Başkanıydı. ÇAKMUR’’un yakın çevresinde rahmetli Aydın ERTEM, Muhsin KURT, Nazım BAL ve ben aktif çalışma grubu içindeydik.’¶ Rahmetli Aydın ERTEM’’i bir daha anarak O’’nun yürekli, kararlı ve ender kişiliğine bir daha saygı ve minnet duygularımı sunarım. Muhsin KURT o sene seçim kampanyalarında CHP’’ye çok önemli ekonomik katkılarda bulunmuştur.Miting masrafları, seçim büroları, partililerin yemek masrafları,ulaşım ihtiyaçları Muhsin KURT tarafından karşılanıyordu. Muhsin KURT’’un can dostu Aydın ERTEM , Yüksel ÇAKMUR’’la yola çıkmıştı. 1999 yılı İzmir’’’’in son CHP mitinginin ÇAKMUR Bornova meydanında yapmıştı. Çok görkemli bir miting oldu. Muhsin KURT ,Yavuz BİNGÖL dostunu da o mitinge getirtmişti. Her şey çok güzeldi ancak Öcalan’’ın o yıl yakalanması Türkiye’’de DSP rüzgarını estirdi. CHP barajın altında kalmıştı.
Gazete haberlerinde Yüksel ÇAKMUR , yeniden CHP’’li manşetini okudum, duygulandım ve eski günleri hatırladım. Bu arada Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Federasyonu Başkanı Atilla SERTEL’’i aradım. Memnuniyetimi ifade ettim. SERTEL bana; ’“Hocam, ÇAKMUR partiye bir ivme kazandırır. ÇAKMUR neredeyse bir ömür boyu idealler uğruna CHP’’ de mücadele etti. Sosyal Demokrat mücadeleye katkıda bulundu, ben de bu habere sevindim’” dedi.
ÇAKMUR ile yaptığım telefon görüşmesinde ÇAKMUR şöyle konuştu; 2001 yılında ayrıldığım CHP’’ye geri döndüğünü bu kararı, Deniz BAYKAL’’ın da katıldığı MYK toplantısında alındığını belirtti. ’“Bütün çabamız Sosyal Demokrasinin bütünlüğüdür.Ne gibi ihtiyaç olursa her zaman katkı koymaya hazırım’” dedi. Bugün içinde yaşadığımız ağır, iktisadi ve sosyal koşullar bilinçli bir ideolojinin ürünüdür, sonucudur.
ÇAKMUR, bugün bütün emekten yana olanların, köylülerin, esnafın, memurun, emeklilerin sesleri bastırılmıştır. Sonuçta daha da ezilecek olan emekçi kitlelerdir,köylülerdir, esnaftır, emekliler ve memurlardır ; yani emekçi kesimlerdir. Ülkemizin bu ağır koşullarında kalbimden hiç silmediğim CHP’’ ne katkı koyacağıma inandığım için yeniden CHP saflarında olmayı bir vicdani görev kabul ediyorum. Bu nedenle partime geri döndüm dedi. Yüksel ÇAKMUR’’a bundan sonra CHP içindeki çalışmalarında başarılar diliyorum diyerek telefon görüşmesini kapattım.
Biraz da CHP BORNOVA KONGRE SÜRECİNDEN bahsetmek istiyorum. Herkesin çok merak ettiği ve çok çekişmeli geçeceği söylenen Bornova CHP İlçe Kongresi Aziz KOCAOĞLU’’nun mutlu oluşuyla sonuçlandı. Çünkü, Aziz KOCAOĞLU taraf olmuştu. 2009 yerel seçimlerinde Enver DÜNDAR’’ı Bornova’’dan Belediye Başkan adayı olarak çıkarmak istemişti. Ancak , Aziz KOCAOĞLU genel merkezi ikna edememişti. Böylece Enver DÜNDAR’’ı İlçe Başkanlığına sürerek rövanşı almış oldu.
Konge salonunda taraflar belli olmuştu. Oturdukları yerler de farklıydı. Aziz KOCAOĞLU, İl Başkanı Rıfat NALBANTOĞLU ve PM üyesi Abrurrezak ERTEM, Karabağlar Belediye Başkanı Sıtkı KÜRÜM, Karabağlar İlçe Başkanı, Konak İlçe Başkanı, Buca İlçe Başkanı aynı saflarda yer alırken bu grup Önder SAV taraftarı olarak algılanıyordu. Diğer tarafta ise MYK üyeleri M.Ali SUSAM, Savcı SAYAN, Belediye Başkanı Kamil Okyay SINDIR, eski il başkanı Kemal KARATAŞ bir başka cephe de oturuyordu. Bu grup ise BAYKAL’’cı olarak algılanıyordu.
Tam olarak BAYKAL ile SAV arasında böyle bir rekabet ürünü olmasa da CHP örgütünde çok keskin bir bölünme herkesin dilindeydi. Hem Aziz KOCAOĞLU, hem de Kamil Okyay SINDIR ilçe kongresinde tarafsızlığın önemine vurgu yaptıysalar da taraf olma zorunluluğun da bırakıldıklarını ifade ettiler. KOCAOĞLU eleştirileri ve suçlamaları yanıtlarken ’“Bulaşmayacaktım, karışmayacaktım, mecbur kaldığım için taraf oldum’” dedi.
SINDIR ise, toplu üye kayıtları üzerinde yoğunlaştı. Diğer ilçe kongrelerinde Belediye Başkanlarının taraf olduğunu, ilçe yönetimlerini dizayn ettiklerini ve taraf olduklarını bu nedenle kendisinin de taraf olmak zorunda kaldığını söyledi.
Kongre salonunda oturanlar KOCAOĞLU’’nu, trübünlerde yer alanların ise SINDIR’’ı destekledikleri açıkça görünüyordu. SINDIR’’ın konuşması trübünlerdekileri coşturuyordu. Sonuç olarak konge gözlemlerimde Enver DÜNDAR’’ın sonuca daha yakın olduğunu hissetmiştim. Sonuç da öyle oldu. Bornova ilçe kongresinde zaman zaman gerilimli ortamlar da yaşandı. Sert ve mermi gibi sözler zihinlerimizde uzun süre kalacak.
Kongre divan başkanlığını yapan CHP İzmir Milletvekili Selçuk AYHAN, Konge süreçleri bir demokrasi mücadelesidir. Bayraklı başta olmak üzere bazı belediye başkanlarının daha önce yapılan kongrelerde delegelerin özgür iradelerine engel olduklarını vurgulayarak uyarıda bulundu. MYK üyesi Savcı SAYAN’’ı da yaptığı konuşma sonucunda kongre ortamını gerdiği gerekçesiyle uyardı. Bana göre, böyle bir kongreyi de mükemmel yönetti.
Atilla SERTEL’’in zehir zemberek açıklamaları salondakileri duygulandırdı. Uğur MUMCU’’ların, Çetin EMEÇ’’lerin, Abdi İPEKÇİ’’lerin Hırant DİNK’’lerin uğradığı suikastların hala aydınlatılmadığını, Mustafa BALBAY’’ın hala tutuklu kalmasının vicdanları sızlattığını söylemesi ve 24 Ocak’’ın anlamlı bir gün olduğunu ifade etmesi, salondaki izleyicileri gerçekten duygulandırdı. M.Ali AĞCA gibi bir katilin bu ülkede kahramanlar gibi basın ordusu tarafından karşılanması konusunda, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Fedarasyon Başkanı olarak bu durumdan üzüntü duyduğunu söyledi.
İşte, bir Bornova İlçe Kongresi bu şekilde sonuçlandı.