Geçen cuma günü, Başbakan Erdoğan Ak Parti İzmir adayının Binali Yıldırım olduğunu ilan etti.
Törende Yıldırım'ın ekranlara yansıyan yüz ifadesi üzerine de hayli yorum yapıldı.
'Yıldırım gönülsüz' dendi…
'Ayağı geri gidiyor' dendi.
'Zoraki aday oluyor' dendi.
Müthiş bir istekle aday olmadığı doğru.
Lakin bir doğru daha var; Ak Parti'de aday olunmaz, yapılır!
Ak Parti kadrolarındakiler, Egemen Bağış'ın dediği gibi, 'görev adamıdır'…
Ne görev verilirse en iyisini yapmaya çalışır.
Bakarsınız bakan olurlar, bakarsınız başkan adayı, bakarsınız milletvekili bile yapılmazlar…
'Ben bakanım, belediye başkanlığı koltuğu tenzil'İ rütbe' diyerek verilen görevi elinin tersiyle itmezler.
Yıldırım'ın müthiş istek duyarak aday olması ile görev gereği aday olması arasında pek fark yok o yüzden.
Çok istekli olmamak, ya da gönülsüz olmak Ak Parti'deki yerleşmiş misyon anlayışını değiştirmez.
Onun için, 'gönülsüz aday oluyor' yorumlarıyla seçim yarışında da gönülsüz olacağı sonucuna varmaya çalışanlar hata yapar.
Yıldırım, 'o nasılsa gönülsüz. Gönülsüz yenen aş baş ağrıtır' diyerek hafife alınmayacak kadar ciddi bir aday…
İzmir'de de Ak Parti'nin oyunu arttırabilecek en doğru aday.
Şu bilinsin ki, Binali Yıldırım, önündeki hedefe ulaşmak için ne gerekiyorsa yapacak.
Kazanmak için, Ak Parti'nin oyunu arttırmak, ismiyle estireceği rüzgarla hiç değilse bazı ilçelerde başkanlık koltuğunu alabilmek adına varını yoğunu ortaya koyacak.
İki kat fazla çalışacak.
Teşkilatı var gücüyle çalıştıracak.
Memleketin dört bir yanından Yıldırım'ın başarılı olması için destek yağacak.
Arkasındaki hükümet gücüyle medyada, internette, sokaklarda, seçim kampanyası süresince fazlasıyla etkili olacak.
Anlayacağınız, İzmir'i çantada keklik gören CHP için tehlikeli bir aday Binali Yıldırım.
'Gönülsüz' diyerek hafife alınmayacak bir isim yani…
CHP ne bekliyor!
CHP'nin İzmir'deki adaylarını açıklamak için daha ne bekliyor ki…
Rakibin elini görmeyi bekliyorlar desek, Ak Parti kartını açtı, MHP Büyükşehir Belediye adayı hariç ilçeleri açıkladı.
Tutturdukları 'anketlerle aday belirleyeceğiz' yöntemin sonucunu beliyorlar desek, anketler biteli günler oldu.
Kamuoyundaki havayı kokluyorlar desek, koklanacak hava kalmadı artık.
Aziz Kocaoğlu'nun adaylık başvurusu yapmasını bekliyorlar desek 4 gün önce başvurusunu yaptı.
İzmir için hala aday arıyorlar desek, Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları böyle bir şey olmadığını işaret ediyor.
Adaylar için Parti Meclisi toplanamıyor, MYK bir araya gelemiyor desek değil.
'Genel başkan yurtdışında toplantıda' desek değil Ankara'da…
Peki ne bekleniyor?
Artık inandım atı alanın üsküdar'ı geçmesini bekliyorlar.
Nitekim!
Rakip, kolları sıvadı çalışmaya koyuldu…
Bunlar süreci uzattıkça birbirlerini yemeye başladı.
Rakip, afişlerini bile hazırlattı.
Bunlar birbirlerini karalamak için afiş yapıp astırmaya başladı.
Rakip sanal ortama tam gaz girdi.
Bunlar sanal ortamda, 'İzmir Aziz'e mecbur değil' kampanyası başlattı.
Artık açıklayın adayları da İzmir'de CHP'liler daha fazla birbirini yemesin…