4 Mart Pazar Günü ilimiz de İzmir'de TOBB'nin yaptığı anayasa çalıştayına katıldım. Sayın Meclis Başkanımız Cemil ÇİÇEK'in de katıldığı çalıştayda konuşmacılardan sonra çalışma başladı. Bir Pazar günü yaklaşık 750 kişinin katıldığı çalıştayın oldukça verimli olduğunu düşünüyorum. 10'ar kişilik yuvarlak masa toplantılarında 5 ila 10 dakika tartışma süresi verilmesi ve oylamaya geçilmesi katılımcılık adına olumlu. Bu konuda Sayın Meclis Başkanımıza teşekkür ediyoruz.
Dünyada en fazla anayasa yapan ülkelerden bir tanesiyiz. Cumhuriyet tarihimizde 1921-1924-1961 ve 1982 anayasaları olmak üzere toplam 4 sefer anayasa yapmışız. Zaman zaman da mevcut anayasalar üzerinde değişikliler yapılmış. Mesela 1982 Anayasası üzerinde tam 17 kez değişiklik yapılmış.
Toplumun hemen her kesimi yeni anayasa yapılması konusunda hemfikir. Ancak, yapılacak yeni anayasanın yapılma zamanı ve gündemde olan özerklik, özgürlük vb. konularda vatandaşlarımızın kafası karışık.
Sorulan sorulara baktığımız da ise tartışma masasında ki pek çok kişi, soruların soruluş şeklinden ziyade, varılmak istenen nokta konusunda kafa karışıklığı yaşadıkları görülüyordu. Örnek vermek gerekirse; sizce yerel yönetimlerin yetkileri arttırılmalı mı? gibi bir soruyla varılmak istenen nokta acaba eyalet sistemine geçiş için bir yolmudur? Sorusunu, Cumhurbaşkanının yetkileri arttırılması gerekir mi? Tarzında bir soruyla ise başkanlık sistemine geçiş için altyapı mıdır? gibi soruları akla getiriyor. Din ve devlet işleri birbirinden ayrılmalı mı? Anayasada pozitif ayrımcılığa yer verilmeli mi? vb.türde sorularda yapılmak istenen temel değişiklikler konusundaki ipuçları.
Yeni anayasa elbet önemli. Sivil insiyatif tarafından yapılması daha da önemli. Ancak ve ancak yapılacak yeni anayasanın mutlaka ve mutlaka Devletimizin bekasına, Milletimizin varlığına herhangi bir zarar getirmeyecek tarzda yapılması gerekir.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı temel unsur olmalı ve ırkı, dili,dini ne olursa olsun vatandaşımız ise ülkesine, milletine ihanet etmiyor ise herkes eşit olmalı. Ülkenin doğusundan, batısına kuzeyinden, güneyine yaşayan her vatandaş eşit olmalı. Diyarbakır'daki vatandaşla, İzmir 'deki vatandaş eşit olmalı. Yunanistan sınırında kaçakçılık yapan vatandaşla, Mardin sınırında kaçakçılık yapan aynı yasalara tabi olmalı. Doğu ve Güneydoğu illerindeki kaçak elektrik bedelini İzmir'deki, Aydın'daki vatandaş ödememeli.
Osmanlı'nın parçalanmasında 1876 Anayasasının payının büyük olduğunu biliyoruz. Bazı sivil toplum kuruluşlarında olduğu gibi yeni yapılacak anayasanın 'başlangıç bölümü kaldırılsın' gibi ifadelerin kabul edilir bir yönü yoktur.
Elbet sivil anayasa istiyoruz.
' Ancak Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bölünmez bir bütün olduğuna, yönetim şeklinin Cumhuriyet, dilinin Türkçe, Bayrağının Ay Yıldızlı Albayrak olduğunun en başta değiştirilemez maddeler olarak devamının olduğu bir anayasa istiyoruz.
Yeni anayasa yapılacak. Temennimiz Devletimizin, milletimizin yararına en iyi şekilde yapılması.