Güzel ve serin bir İzmir gecesinde evimin balkonunda oturuyordum…
Saat 00.30 civarı 15 yaşlarında 5 genç evimin tam önündeki en az 10 metrelik ışıklandırma direklerine cambaz edasıyla, merdiven bile olmadan tırmanıyorlardı…
Bu çocuklar ne yapıyor diye merakla beklerken, bir baktım ellerinde bir siyasi partinin bayrakları onları asıyorlar.
Görsel kirlilik yaratan bu bayraklar bana göre sadece milli zarardan başka bir şey değil… Çünkü vatandaş oy atarken yukarı bakıvereyim, işte bu partinin bayrağı ben en iyisi o partiye oy atayım demez…
Asıl benim takıldığım konu, gençlerin başına bir şey gelecek korkusu. Bakın, 10 metrelik direk diyorum ve merdiven yok, bu ana kuzularının o up uzun direkteyken başı dönüp düşse bunun hesabını kim verecek?
Siyasi ilçe ve il teşkilatlarından ricam, lütfen bu gençlere bayrak astırmayın. Kötü bir olay vuku olur ise hesabını çok ağır ödersiniz.
Aslında siyasi partilerin bayrakları ve adayların posterleri istenilen her yere asılamaz…
Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığının 734 sayılı 21.05.2011 Tarihli kararına göre 'Siyasi partiler ve adaylar, seçim bürolarına, seçimin başlangıç tarihinden itibaren, seçim propaganda süresinin sona erdiği tarihe kadar, parti bayrağı, afiş, poster, pankart ve benzeri malzemeleri asabilir veya yapıştırabilirler.
Seçimin başlangıç tarihinden oy verme gününü takip eden güne kadar siyasi partiler, bağımsız adaylar, herhangi bir kurum veya kuruluş ya da vatandaşlar tarafından, bu Kanunda belirtilen yerler dışında, siyasi ilan ve reklam içeren afiş, poster, pankart veya parti bayrağı gibi malzemelerin asılması, yapıştırılması veya teşhiri yasaktır.
Benim memleketimde, işler, denetimden uzak ifa edildiği için, kim takar YSK kararını…

Hükümetin samimiyeti
İzmir Büyükşehir Başkanı Sayın Aziz Kocaoğlu, son günlerde kamuoyunu meşgul eden, kentsel dönüşüm ile ilgili girişimini vakit kaybetmeden yaptı. Gaziemir ve Karabağlarda yapılması planlanan toplu konutlarla ilgili iki projenin Bakanlar Kurulu'na gönderildiğini açıklayan Sayın Kocaoğlu, daha önceki yazımda da belirttiğim gibi, elini taşın altına soktu ve İzmirli hemşehrilerimiz için kentsel dönüşüm kapsamında 14 bin civarında konutu biz İzmirlilere kazandıracağının müjdesini verdi.
Şimdi top hükümette…
Gerçek söylemek gerekirse dudak uçuklatan projelerle İzmir'e hızlı bir giriş yapan siyasi iktidarın samimiyeti, Sayın Kocaoğlunun bakanlar kuruluna gönderdiği iki projenin onaylanıp İzmir'e kazandırıldığı takdirde ortaya çıkacağı düşüncesindeyim.
Samimiyet sınavını inşallah kazanırlar…
Ayrıca Sayın Binali Yıldırımın, rozetleri çıkaralım, güçlerimizi İzmir için birleştirelim sözlerine, kentini seven her İzmirli gibi bende inanmak istiyorum.
Ama tekrar tekrar söylüyorum, gerek Sayın Binalı Yıldırım'ın gerek ise Siyasi İktidarın samimiyeti Sayın Kocaoğlu'nun kentsel dönüşüm için yürütme erkine verdiği projelerin onaylanmasıyla çıkacaktır.
Not: Geçen yazımda menfi ya da müspet tüm yorumlarınızı bekliyorum demiştim. Fakat menfi kelimesini yanlış algılayan ve menfi kelimesinin anlamını yalan yorum yazın olarak yorumlayan arkadaşların yazılarını yayımlamadığımızı bilmenizi isterim. Zaten ilgili internet sayfalarında yalan yanlış yorumlar bolca var… Oraya yorum yazabilirisiniz… Bilgilerinize