İzmir’in son dönemlerde en önemli tartışma konularından birini, “Basmane Çukuru” olarak anılan, eski Garaj alanı oluşturmaktadır. Oldukça eski ve karmaşık bir sorun olan bu alana ilişkin, siyasetçilerin sorumluluğuna dikkat çekmek için “Siyasetin Çukuru..” ifadesini kullandığımız yazı yayınlandıktan kısa bir süre sonra İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay telefonla aradı.
Yazı ve konu üzerinde bir süre konuştuk. Hatta sadece Basmane Çukurunu değil, Meslek fabrikası, Gasilhane, Altındağ’daki çimento Fabrikasından, Yeni Garaj’a kadar bir dizi sorun hakkında bilgiler de verdi.
Cemil Bey’in Basmane’deki soruna ilişkin çeşitli açıklamaları ve benim yazımın bir bölümüne ilişkin itirazları da oldu. İtirazları daha ziyade, imar alanı yapılmış bu alan nasıl yeşil alan olacak ve ben herhangi bir protokol imzalamadım, hukuki süreci de izliyorum şeklindeydi.
Bir süre önce, kamuoyunda da tartışmalara neden olan, Belediye ile TMSF arasında imzalanan bir “İyi Niyet Protokolü” dolaşıma girmişti. Hatta bunun üzerine eski Başkanlardan Aziz Kocaoğlu, eleştirel bir açıklama yapmış ve Tugay’a hitaben, “bunlarla pazarlığa girersen işte böyle çırak çıkarsın” sözleri ile karşılıklı açıklamalar gelmişti.
Başkan Tugay’ın bana ifade ettiği ise, ben herhangi bir protokol imzalamadım, sadece bu konuda meclisten yetki aldım şeklinde oldu. Böyle bir protokolün, devam etmekte olan davanın düşmesine neden olmaz mı, diye sorunca, “dava sürecini izliyorum, ancak sonucun Belediye lehine çıkacağı kesin değil” şeklinde karşılık verdi.
Cemil Bey, ek olarak bu bölgenin kendisinden çok önce, hatta şimdi arsanın tamamını alın diyen Yüksel Çakmur zamanında, buranın yüksek emsalle imar alanına dönüştüğünü söyledi. İmar alanı nasıl yeşil alan olacak diye bazı beklentilerin doğru olmadığını hatırlattı.
Ancak konuyla ilgili bazı arkadaşlardan aldığım bilgiye göre, bu alan Burhan Özfatura döneminde imara açılmış ama bu durum Çakmur zamanında da devam etmiş.
Ama en önemlisi, yani ilk düğmenin yanlış iliklenmesi, Burhan Özfatura’nın burayı özel sektöre devretmesi olmuş. Burhan Özfatura, çok katlı otopark yaptırma ve bir miktar para karşılığında bu bölgenin tapusu devretmiş. Yüzde 89’u özel sektöre ve yüzde 11’i ise Belediyeye kalmış. İmar planı yokken bile inşaat ruhsatı verilmiş.
Zaman zaman öyle emsal artışları getirilmiş ki, inşaat alanı ilk önce 104 bin m2 olmuş ama bir süre sonra bu alan 184 bin m2’ye kadar yükselmiş.
Geçen gün Kültürpark Platforumunun düzenlediği panelde konuşan Mimar Dr. İlker Kahraman’ın verdiği bilgilere göre, seksenli yıllarda Kültürpark ile bütünleşen, alçak katlı bir proje gündemdeyken, daha sonra bundan vaz geçilip, rant odaklı işlemler gündeme gelmiş.
Son kırk yıl içinde dört beş belediye başkanı, kişisel tercihine göre bu sürece yaklaşmış ama ilk adım tapu devri şeklinde olunca, işin içinden çıkmak giderek zorlaşmış. Sadece Kocaoğlu döneminde buradaki emsal artışı dikkate alınarak Belediyenin payı 11’den yüzde 30’a yükseltilmiş. Geçen dönem Tunç Soyer ise, tapu devrinin iptali için dava açmış ve şimdi dava bilirkişi raporu aşamasını geçmiş bulunuyor.
Tapu iptali durumunda, Belediye aleyhine ciddi bir mali maliyet çıkması kesin gibi. İşte tereddüt oluşturan en önemli konulardan biri bu. Tapu sahibinin belediye için çok katlı otopark inşaatı ve yapılan parasal ödemeler, karşı tarafın tazminat talebine dönüşecektir.
Belediye burada sürekli emsal artırdığı için, doğal olarak rant değerini de artırmış bulunuyor. Bu teknik bir konu tabi. Ama belediyenin zaten borç kıskacında olması, önemli bir faktör ama buna çare bulunabilir pekala.
Basmane Çukuru imarlı alan olduğu için yeşil alan olmasa da kamuda kalması, bölgeyi beton yığınına boğmayan bir yapılaşma da düşünülebilir elbette. Belediye hizmet binası, Kültür sanat merkezleri, otopark vs.
Bu konularda epeyce tecrübeye sahip olan Mimar Hasan Topal ile konuyla ilgili yaptığımız sohbette, Basmane için olmasa da Buca eski Cezaevi için yeşil alan talebi çok daha güçlü bir talep olmalı dedi. Buca çok kötü yapılaşmış, yeşil fakiri bir bölge. O bölgenin yapılaşmaya açılmak yerine şehrin nefes alacağı bir bölge olmalı.
Başkan Tuğay, Basmane alanının yeşil alan olması görüşleri olduğu gibi, başka görüşler de olduğunu hatırlatmıştı bana. Tabi ben şahsen kamusal işlev konusunda görüş sahibiyim. Ama Başkanın da dediği gibi başka kişi ve kuruluşlar böyle düşünmeyebilir ve hatta düşünmez.
Baro ve TMMOB’nin görüşü ile Ticaret Odası aynı görüşte olmayacaktır. Müteahhitlerle yurttaş platformları farklı cephede olacaktır. Birileri çıkar peşinde olduğu halde birileri de şehir hakkında ısrar edecektir.
Öte yandan şehir planlaması ve imar ile ilgili konular demokrasinin ve oylamanın konusu değildir. Aksi halde orada şehircilik ilkeleri ve şehir haklarını korumak mümkün olmaz.