Eylül VARDAR/ EGEDESONSÖZ - Türk-İş Ege Bölge Başkanı Hayrettin Çakmak, Türk-İş Ege Bölge Temsilciliği binasında basın toplantısı düzenledi. Çakmak toplantıda hem Türk-İş Ege Bölge Başkanlığı’nın son bir yıllık faaliyetlerini anlattı hem de çalışma hayatının gündemindeki sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ekonomik gelişmelere ilişkin konuşan Çakmak, Orta Vadeli Programda kendilerini rahatsız eden başlıklar bulunduğunu söyledi. Büyümenin duraksadığına dikkat çeken Çakmak, Türkiye’nin bir an önce enerji maliyetlerini düşürmesi ve enflasyon sorunundan kurtulması gerektiğini belirtti.

Çakmak, “Bizim gidecek başka yerimiz yok. Hep birlikte çalışacağız. Amacımız birilerini korumak değil, bağcıyı dövmek değil, amacımız üzüm yemek. Bu ülkede çalışmak ve ekonomiye katkı vereceğiz. Biz katkı verirken yönetenler de bize katkı vermeli. Maliye Bakanımızın bunu kontrol etmesini bekliyoruz” dedi.

Vergide adalet taleplerini bir kez daha dile getiren Çakmak, “Vergide adaleti üstüne basa basa söylüyoruz. Biz vergide adalet istiyoruz. Bu yasama yılında da bunun üzerine gideceğiz” diye konuştu.

TÜRK-İŞ'İN YENİ YASAMA YILI GÜNDEM
Türk-İş’in yeni yasama yılı öncesinde gerçekleştirdiği Başkanlar Kurulu toplantılarında çalışma hayatının sorunlarının ele alındığını belirten Çakmak, Ankara’daki toplantılarda yeni döneme ilişkin kararlar aldıklarını söyledi.

Çakmak, Genel Başkan Ergün Atalay’ın başkanlığında yapılan toplantılarda 10 maddelik bir çalışma gündeminin oluşturulduğunu belirterek, bu başlıkları kamuoyuyla paylaştı.

İlk sırada vergi adaletinin bulunduğunu ifade eden Çakmak, “Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmasından yanayız” dedi.

Çalışanların vergi yükü altında ezildiğini savunan Çakmak, özellikle fazla mesai yapan işçilerin daha yüksek vergi dilimine girmesinin gelir kaybına yol açtığını söyledi.

“İşçi arkadaşlarımız mesaiye kalmak istemiyorlar. ‘Çalışalım, kazanalım’ diyorlar ama para kazanamıyoruz. Aldığımız para, mesai yaptığımızda bile vergiye gidiyor” diyen Çakmak, ücretlilerin üzerindeki vergi yükünün yeniden ele alınmasını istedi.

Çakmak, yüzde 35'lere ulaşan vergi kesintilerine dikkat çekerek, “Vergi dilimi arttıkça yüzde 40'lara kadar çıkıyor. Aldığınız ücretin önemli bir kısmını vergi olarak veriyorsunuz. Kalan ücretle de ekmek, su, çocuk, kira ve elektrik gibi temel ihtiyaçlara harcama yaparken dolaylı vergiler ödüyoruz. Bize bir şey kalmıyor” ifadelerini kullandı.

Geçtiğimiz yıl vergi adaleti talebiyle çeşitli eylemler yaptıklarını hatırlatan Çakmak, Türk-İş’in bu konudaki mücadelesini sürdüreceğini söyledi.

Çakmak, “Geçen sene Tandoğan'da 150 bin kişiyle, dört bölgede ayrı mitinglerin ardından Tandoğan'da miting yaptık. Ancak Sayın Şimşek bu konuyu ele almadı. İnşallah bu dönem ele aldırmaya çalışacağız” dedi.

“SENDİKAL ÖRGÜTLENMENİN ÖNÜNDE ENGELLER VAR”
Sendikal örgütlenmenin önündeki hukuki engellerin de yeni yasama döneminin önemli gündemlerinden biri olduğunu belirten Çakmak, özellikle sendikaların yetki süreçlerinde yaşanan itirazların süreci uzattığını söyledi. Çakmak, sendikaların örgütlenme sonrasında yetki belgesini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan aldığını, ancak işverenlerin bu yetkiye itiraz ederek süreci yargıya taşıyabildiğini ifade etti. İtirazların sonuçlanmasının aylar, hatta bazı durumlarda bir yılı aşan süreler alabildiğini belirten Çakmak, bu süreçte işçilerin işten çıkarma ve mobbing gibi uygulamalarla karşı karşıya kaldığını söyledi.

“Biz fabrikalarda mobbingden, işten atılmalardan, direnişten yoruluyoruz. İşçimiz de yoruluyor. Herkesin çoluğu çocuğu, hayat mücadelesi var. Bazen tıkanabiliyoruz” diyen Çakmak, iş kanununun sendikal örgütlenmenin önündeki bu sorunları giderecek şekilde yeniden düzenlenmesini istedi.

ÇIRAK VE STAJYERLER İÇİN SGK TALEBİ
Türk-İş’in talepleri arasında çırak ve stajyerlerin sosyal güvenlik haklarının genişletilmesi de yer aldı.

Mevcut uygulamada çırak ve stajyerlerin sigorta kapsamının ağırlıklı olarak iş kazası ve meslek hastalığı boyutunda olduğunu belirten Çakmak, bu sürelerin emeklilik açısından çalışma süresine dahil edilmesini istedi.

Çakmak, “Çıraklık ve stajyerlikte öğrencilerimizin SGK primlerinin sadece iş kazaları açısından değil, çalışma sürelerinden sayılmasını istiyoruz. Sigortalı olmalarını istiyoruz” dedi.

BANKA PROMOSYONLARI TÜM ÇALIŞANLARA VERİLSİN
Banka promosyonlarının da tüm çalışanları kapsayacak şekilde düzenlenmesini isteyen Çakmak, mevcut uygulamada bazı çalışanların promosyonlardan yararlanabildiğini, düşük ücretli çalışanların ise bu imkanın dışında kalabildiğini söyledi.

Kestelli: İzmir, bağımsızlık mücadelesinin ışığı oldu
Kestelli: İzmir, bağımsızlık mücadelesinin ışığı oldu
İçeriği Görüntüle

Çakmak, “Asgari ücretli, garson, çırak, stajyer, terzi, kasap, manav... Çok büyük bir çalışan grubumuz var. Banka promosyonlarının yasalaşmasını ve herkesin bundan yararlanmasını istiyoruz” diye konuştu.

YÜKSEK HAKEM KURULU'NA ELEŞTİRİ
Çakmak'ın eleştirdiği kurumlardan biri de Yüksek Hakem Kurulu oldu.

Toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde tarafların anlaşamaması ve sürecin Yüksek Hakem Kurulu’na taşınması halinde işçilerin beklentilerinin karşılanmadığını savunan Çakmak, kurulun yapısının değiştirilmesini istedi.

Çakmak, “Anlaşamadığımız toplu sözleşmeler Yüksek Hakem Kurulu’na gittiğinde çok düşük oranlarla bize geri dönüyor. Sanki oradaki insanlar Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşamıyor, çarşıdan pazardan haberdar değilmiş, ekmek almamış gibi davranıyorlar” ifadelerini kullandı.

TAŞERON İŞÇİLER İÇİN KADRO ÇAĞRISI
Taşeron işçilerin sorunlarının çözülmesini isteyen Çakmak, özellikle 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçen çalışanların özlük haklarıyla ilgili sorunlar yaşadığını söyledi. Çakmak, taşeron işçiliğin tamamen sona erdirilmesini ve çalışanların kadroya alınmasını talep etti.

Kadroya geçen çalışanların özellikle tayin hakkı konusunda sorun yaşadığını belirten Çakmak, farklı illerde çalışan evli işçilerin ailelerinden ayrı kalmak zorunda bırakıldığını söyledi.

Çakmak, “Adam işe girmiş, Hatay’da ama İzmir’de yaşıyor. Kadın orada, erkek orada. Evliler, ev bağları birbirinden uzak. Bunların düzelmesini istiyoruz. Tayin hakkının verilmesini istiyoruz” dedi.

TÜRK-İŞ EGE’NİN BİR YILLIK FAALİYETİ
Çakmak, basın toplantısında Türk-İş Ege Bölge Başkanlığı’nın son bir yıldaki faaliyetlerine ilişkin de bilgi verdi.

Ankara’da Türk-İş Genel Merkezi’nin Başkanlar Kurulu toplantılarına dört kez katıldıklarını belirten Çakmak, çalışma hayatıyla ilgili iki eğitim programında da bölgeyi temsil ettiklerini söyledi.

İzmir’de altı Başkanlar Kurulu toplantısı gerçekleştirdiklerini belirten Çakmak, bu toplantılarda çalışma hayatının güncel sorunlarının ele alındığını ifade etti.

İzmir Valiliği Başkanlığı’nda gerçekleştirilen İl İstihdam toplantılarına dört kez katıldıklarını söyleyen Çakmak, İzmir Ekonomik Kalkınma Kurulu toplantılarında da altı kez bölgeyi temsil ettiklerini belirtti.

İŞKUR tarafından düzenlenen çalışma hayatına ilişkin eğitim seminerine katıldıklarını aktaran Çakmak, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın iş gücü piyasasına ilişkin düzenlediği toplantıda da panelist olarak yer aldığını söyledi.

EGE'NİN İLLERİNDE ÖRGÜTLENME ÇALIŞMALARI
Türk-İş Ege Bölge Başkanlığı’nın Uşak, Denizli, Manisa, Muğla, Aydın ve Soma’yı kapsayan çalışmalar yürüttüğünü belirten Çakmak, Denizli’de il temsilciliğinde değişikliğe gittiklerini söyledi.

Denizli’de il temsilcileri, çalışan temsilcileri ve şube başkanlarıyla iki toplantı yaptıklarını belirten Çakmak, Denizli sanayisinin bölge açısından önemine dikkat çekti.

Uşak’ta da temsilci heyetleriyle toplantılar gerçekleştirdiklerini aktaran Çakmak, örgütlenme faaliyetlerinin altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmalar yaptıklarını söyledi.

Bölgede düzenlenen çeşitli mitinglere destek verdiklerini belirten Çakmak, Memur-Sen’i de ziyaret ettiklerini kaydetti.

BELEDİYELERE İŞÇİ ZİYARETLERİ
Çakmak, Konak, Buca ve Çiğli belediye başkanlarını da ziyaret ettiklerini belirtti.

Bu belediyelerde Türk-İş’e bağlı örgütlü yapıların bulunduğunu ifade eden Çakmak, belediyelerde çalışan işçilerin sorunlarıyla ilgili temaslarda bulunduklarını söyledi.

Son bir yılda sekiz televizyon programına katıldıklarını belirten Çakmak, bu programlarda hem Türk-İş’in görüşlerini hem de bölgedeki çalışma hayatının gündemini kamuoyuyla paylaştıklarını aktardı.

KESK, DİSK, TÜM-BEL-SEN ve Baro başkanlarıyla da dört kez bir araya geldiklerini belirten Çakmak, bölgedeki faaliyetleri ve çalışma hayatının sorunlarını istişare ettiklerini söyledi.

Çakmak ayrıca iftar ve sahur programlarına katıldıklarını, çeşitli kurum ve sendika temsilcilerini makamlarında ziyaret ettiklerini ifade etti.

595 GÜNLÜK GREV YARGI SÜRECİNE TAŞINDI
Çakmak, Türk-İş Ege’nin sahadaki grev ve direnişlerine ilişkin de bilgi verdi. Kemalpaşa’da başlayan ve daha sonra Koncar Organize Sanayi Bölgesi’ne taşınan işyerindeki grevin 595 gün sürdüğünü belirten Çakmak, fabrikanın taşınmasının ardından sendikanın da çadırını yeni bölgeye taşıdığını söyledi.

Grev alanının dağınık olması ve uzun süren mücadele nedeniyle işçilerin zorlandığını ifade eden Çakmak, 595 günün ardından süreci alacak davasına dönüştürdüklerini söyledi.

Mücadele boyunca çeşitli eylemler yaptıklarını, tehditler ve davalarla karşılaştıklarını belirten Çakmak, grev kırıcı uygulamalara ilişkin açılan bazı davaları kazanmalarına rağmen toplu sözleşme masasında sonuç alamadıklarını savundu.

Yüksek Hakem Kurulu’ndan gelen kararların uygulanmadığını da öne süren Çakmak, hukuki süreçte gerekli adımları atacaklarını belirterek, “Hukuka bu konuda güvenimiz sonsuz” dedi.

DİGEL TEKSTİL’DE 590 GÜNLÜK DİRENİŞ
Digel Tekstil’deki mücadelenin de sürdüğünü belirten Çakmak, direnişin yaklaşık 590 güne ulaştığını söyledi. İşyerinde toplu sözleşme görüşmelerinin de devam ettiğini aktaran Çakmak, sürecin arabuluculuk aşamasına geldiğini ve görüşmelerin olumlu ilerlediğini ifade etti. Çakmak, sürecin sonuçlanmasıyla işçilerin haklarına ve toplu iş sözleşmesine kavuşmasını beklediklerini söyledi.

BODRUM'DA TURİZM SEKTÖRÜNDE İLK GREV
Muğla’nın Bodrum ilçesinde bu yıl turizm sektöründe ilk kez greve çıktıklarını belirten Çakmak, otel yönetimiyle yaşanan anlaşmazlık nedeniyle başlatılan grevin 11 gün sürdüğünü söyledi Grevin ilk günlerinden itibaren kamuoyunu bilgilendirdiklerini belirten Çakmak, kolluk kuvvetleri ve işverenle de çeşitli temaslarda bulunduklarını ifade etti.

Çakmak, “Bodrum’da bir algı operasyonu yürütmeye çalıştık. Milleti ve kamuoyunu bilgilendirdik. İşverenle çok mücadele verdik ama 11 gün sonra mücadelemizi zaferle sonuçlandırdık” dedi.

Toplu sözleşme sürecinde sendikanın bütün hakları alarak anlaşmaya vardığını belirten Çakmak, bunun Türk-İş açısından önemli bir kazanım olduğunu söyledi.

34 GÜNLÜK GREVİN ARDINDAN TOPLU SÖZLEŞME
Güreller Holding grubuna ait olduğunu belirttiği işyerinde de greve çıktıklarını anlatan Çakmak, bazı maddelerde yaşanan anlaşmazlık nedeniyle başlayan grevin 34 gün sürdüğünü söyledi. Bayram sürecinin de araya girdiğini belirten Çakmak, 34 günün sonunda toplu sözleşmenin sonuçlandığını ve işçilerin yeniden işbaşı yaptığını aktardı.

SOMA'DA 88 GÜNLÜK MÜCADELE
Soma’daki maden ocakları ve termik santralde yaşanan sorunlara da değinen Çakmak, termik santraldeki sorunların çözümü için 88 günlük bir mücadele yürüttüklerini söyledi. Bu süreçte Soma halkının, bölgedeki bileşenlerin ve siyasi partilerin desteğinin önemli olduğunu belirten Çakmak, Soma’daki eğitim kurumlarına ilişkin yürütülen çalışmalara da destek verdiklerini ifade etti.

EGE ÜNİVERSİTESİ'NDE ALACAKLAR İÇİN EYLEM
Ege Üniversitesi’nde Sağlık-İş Sendikası’nın alacaklarla ilgili eylem planı kapsamında çalışmalar yaptıklarını belirten Çakmak, yönetimle yapılan görüşmelerin ardından işçilerin ücret ve alacaklarının ödendiğini söyledi. Bu süreçte basın açıklaması ve direniş gerçekleştirdiklerini belirten Çakmak, sorunların çözümü için sendikal mücadelenin sürdürüldüğünü ifade etti.

Belediye-İş Sendikası’nın alacakları ve toplu sözleşme süreci için de yürüyüş, miting ve basın açıklamaları düzenlendiğini aktaran Çakmak, çeşitli etkinliklerle işçilerin taleplerinin kamuoyuna duyurulduğunu söyledi.

“MESKUR TOPLU SÖZLEŞMESİ HAYIRLI OLSUN”
Çakmak, metal sektöründeki toplu sözleşme süreçlerine de değinerek, MESKUR toplu sözleşmesinin çalışanlar açısından olumlu sonuçlandığını söyledi. Söz konusu toplu sözleşmenin metal sektöründeki diğer çalışanlar açısından da hayırlı olmasını dileyen Çakmak, sendikal mücadelenin önemine dikkat çekti.

23 ŞUBE KONGRESİ YAPILDI
Türk-İş Ege Bölge Başkanlığı’nın kongre sürecine ilişkin de bilgi veren Çakmak, bölgede 23 şube kongresinin gerçekleştirildiğini söyledi. Ayrıca Tarım-İş, Dok Gemi-İş, Tekstil ve Haber-İş sendikalarının genel kurullarının yapıldığını belirten Çakmak, önümüzdeki aylarda da kongrelerin devam edeceğini söyledi.

Çakmak, Marmaris ve İzmir’deki ilgili şube kongrelerinin ardından diğer kongrelerin 2027 yılına kalacağını belirtti.

“SAHADAN AYRILMIYORUZ”
Örgütlenme çalışmalarının sürdüğünü vurgulayan Çakmak, özellikle özel sektörde sendikal örgütlenmenin zor olduğunu söyledi. Kamuda örgütlenme alanının daraldığını belirten Çakmak, sendikaların birbirlerinin örgütlenme alanlarına girmesinin de sorun yarattığını savundu.

“Özel sektör sanayilerinde genelde çalışıyoruz. İzmir’de 17 sanayi bölgemiz var. Sadece İzmir yetmiyor bize. Denizli, Muğla, Aydın, Uşak ve Manisa’da da çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.

Manisa’da bir işyerinde yaklaşık 600 gün süren mücadelenin ardından toplu sözleşme masasında anlaşmaya vardıklarını belirten Çakmak, bunun sendika açısından moral ve motivasyon sağladığını ifade etti.

KORSİNİ VE DHM'DE ÖRGÜTLENME
Çakmak, Ege Bölgesi’nde çeşitli işyerlerinde örgütlenme çalışmalarının da sürdüğünü belirtti. Korsini’de serbest bölgede örgütlendiklerini, DHM’de metal sektöründe örgütlenme gerçekleştirdiklerini ve Konak Belediyesi’nde örgütlenme çalışmaları yürüttüklerini belirten Çakmak, farklı sektörlerde çalışanların sendikal haklara kavuşması için çalışmalar yaptıklarını söyledi.

Aliağa Organize Sanayi Bölgesi’nde de iki işyerine ilişkin örgütlenme çalışmalarının sürdüğünü belirten Çakmak, süreci yakından takip ettiklerini ve olumlu sonuç almayı hedeflediklerini kaydetti.

Çakmak, “İnşallah en kısa sürede bu müjdeyi hep birlikte kamuoyuyla paylaşmış oluruz. Çünkü kazanan emekçi ise, mutlu emekçi ise en mutlu da bize aittir. Örgütlenmenin önündeki bütün engellerin kaldırılmasını temenni ediyoruz” dedi.

“İŞÇİLERİN TALEPLERİ YENİ YASAMA YILINDA GÜNDEMDE OLACAK”
Çakmak, basın toplantısının sonunda Türk-İş’in yeni yasama yılında gündeme getireceği taleplerin takipçisi olacaklarını belirtti.

Vergide adalet, sendikal örgütlenmenin önündeki hukuki engellerin kaldırılması, çırak ve stajyerlerin sosyal güvenlik haklarının genişletilmesi, banka promosyonlarının tüm çalışanları kapsaması, Yüksek Hakem Kurulu’nun yeniden düzenlenmesi, taşeron işçilerin kadroya alınması ve 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçen işçilerin tayin hakkının düzenlenmesi taleplerini sıralayan Çakmak, çalışma hayatındaki sorunların çözümü için mücadeleye devam edeceklerini söyledi.