Ankara’’da TIR’’la otomobil çarpıştı, bir kişi öldü! İzmir’’de aynı mahalleden, 4 gencin içinde olduğu otomobil ile belediye otobüsünün çarpışması sonucu 4 genç hayatını kaybetti!’¶
Minibüsün tekeri fırladı 7 kişi can verdi.
Motosikletin çarptığı yaya öldü.
Trafik kazasında ölen ilköğretim okulu öğrencisi son yolculuğuna uğurlandı.
Bunlar ülkemizde yaşanan günlük olaylardan sadece birkaçı.
Hepsi de korku filmi gibi...
Oysa biz bu olayların haberlerini Levent Kırca’’nın güldürüleri gibi seyrediyoruz, bir yandan da keyifle çaylarımızı yudumluyoruz.
Nasıl olsa başkalarının başına gelir her şey!!!
Bize bir şey olmaz düşüncesiyle gördüklerimize
’“AHHH, VAAAH, YAZIK’” demekle yetiniyoruz.
Son yıllarda azaldığı söylenen trafik kazalarının rakamlarına bakıyorum.
Ülkemizde 2009 yılının ilk yedi ayında meydana gelen 152 bin 710 trafik kazasında, bin 634 kişi ölmüş, 89 bin 617 kişi de yaralanmış.
Türkiye’’de trafik kazası oranı Avrupa ülkelerine göre 3 kat fazla. Amerika’’da bu oran Türkiye’’nin üçte biri.
Ülkemizdeki trafik kazalarına kaza demek zaten komik olur.
Bunların büyük bir bölümü trafik cinayeti...
Trafik cinayetlerinin türlü sebepleri var: üzüntüler, uykusuzluk, yorgunluk, önceden edinilmiş yanlış alışkanlıklar, kaza korkuları gibi durumlar’…
Bazı evrimini tamamlayamamış ilkel insanlarda yarış tutkusu vardır; direksiyona geçtiklerinde, zaman ve zeminin uygunluğuna bakmadan yarışırlar. Tozu dumana katmalarından bozuk akıl yapıları hemen belli olur zaten. Otomobillerinden değişik sesler çıkartırlar, bunları hemen tanırız.
Bazıları da doğuştan yeteneksizdirler. Bu grup aynı zamanda çok tehlikelidir. Ölümlü kazaların çoğu bu yeteneksizler yüzünden olur. Kendilerine aşırı güven duyduklarından, öndeki aracı sollarken karşıdan gelen araçla buluşma noktasını hesaplayamaz, ya karşıdan gelen araçla ya da solladığı araçla çarpışırlar.
Bazıları da psikopattır, yaşam var olduğundan beri huzur bozarlar, yasalara ters düştükleri zaman büyük zevk alırlar, ters yola girerler, park yapılmaz olan yere park yaparlar, en kötüsü de kırmızı ışıkta duran taşıtlara kuyruğuna basılmış gibi korna çalarlar. Ehliyetsiz ve alkollü sürücüler bu gruba dahildir. Bunlar karayollarında katliamlara her an hazırdırlar. Ülkemizde sayıları yeterli miktarda mevcuttur!!
Bazıları da akıl hastalarıdır. Direksiyona geçtiklerinde karar verme gerektiren durumlarda bunalırlar, ne yapacaklarını şaşırırlar. Karşısındaki insanları da şaşırtırlar.
Akıl hastası teşhisi konuluncaya kadar da birçok kaza yaparlar.
Allah bunların hepsinden bizi korusun derim.!!!
Avrupa’’da trafik psikologları, psikoteknik çalışmalarıyla, 1900’’lerin başından günümüze değin trafik sistemlerinin güvenli ve daha ekonomik olmasına katkıda bulunmaktadır. Tüm Avrupa’’da sürücülerin seçilmesi eğitimi ve rehabilitasyonu gibi işlevlere sahip 5000 işyerinin olduğu, 5000 kadarda potansiyel işyerinin var olduğu bilinmektedir.
Türkiye’’de ise başbakanımızın başkanlık ettiği Trafik Güvenliği Yüksek Kurulu 8 yıldan bu yana bir türlü toplanamamaktadır.
Son altı yılda 1095 kişinin sadece bayram kazalarında hayatını kaybettiği düşünülürse,
Kurban Bayramı’’nın yaklaştığı şu günlerde bütün insanlara şans dilemekten başka bir çözüm yolu düşünemiyorum.