Dünya globalleşirken küçülüyor. Günlük dile de yansıyor bu küçülme.
İnternet ortamında kullanılan yazı kısaltmalarından gazetelerin köşe yazılarına dek… Uzun paragraflar yerine bir, iki cümlelik paragraflar tercih ediliyor makalelerde…
Ağdalı ve dolaylı anlatımlar sıkıyor insanları. İnsan zihninin algılama kapasitesi belli bir süre ve yoğunlukta. Bu konuda her bireyin farklı bir eşiği olduğu rahatlıkla gözlemlenebilir.
Algılama kapasitesi, zihinsel yetiyle olduğu kadar eğitimle ve insanın kelime bilgisiyle de ilgilidir. Her insan ancak, bildiği kavramlarla anlamlandırabilir dünyayı.
Çağımızda insanlar arasında etkili bir iletişim kurmanın en önemli anahtar kelimesi de burada gizli:'insanlara anlayabileceği mesajlar göndermek'.
Göndermek istediğiniz mesajı geniş kitlelere ulaştırabilmek için, mümkün olduğu kadar basite indirgeyin ve hatta sloganlaştırın…
Yirminci yüzyıla iletişim çağı deniyorsa 21.yüzyıla da sloganlar çağı demek doğru olur.
Büyük grupları ve hedef kitleleri harekete geçirme ve yönlendirmede beyinlere kazınan slogan ya da imajlardan (görsel sloganlar) daha etkili bir yöntem var mıdır!
Ülkemiz gibi geniş ve nüfusu yoğun bir alanda, her bölge ve hatta her il ve kasaba farklı ekonomik, sosyal ve kültürel koşullara sahiptir. Bundan mütevellit, ihtiyaç ve talepler de oldukça çeşitlidir.
Vatandaşın temel kaygısı bir bölgeden diğerine değişmektedir. Örneğin güneydoğu sınırlarımızda yaşayan insanların birinci derecede sorunu ekonomik imkanlar ve güvenlik iken, İstanbul'da yaşayanların birinci derecede sorunu belki hayat pahalılığı ve trafiktir.
Bu sebeple, ülkemiz sorunlarına çözüm bulma iddiasında olan partilerin tüm ulusa hitap eden ya da ulusal politikaları ifade eden argümanlar yerine yerel halkın taleplerine cevap veren fikir sunmaları gerekir.
Madem ki silah değil, diyalog dönemi diyoruz…
Bu fikirler, en iyi sloganlarla anlatılmalıdır.
Öyleyse, Türkiye'nin meselelerine çözüm üretmek iddiasında olan kesimler sloganlarını üretmeye şimdiden başlamalı…
Çünkü silahların sustuğu her yerde sadece sloganlar konuşacak ve en etkili sloganları atanlar kazanacaktır.
Bu cihette benim en sevdiğim sloganlardan biri, Nazım ustanın dizlerinde seslendiği gibi;
'…Dünyayı güzellik kurtaracak ve bir insanı sevmekle başlayacak herşey' dir.
Güzel ülkemin de her şeye yeniden başlaması mümkündür.
Herkes barış, özgürlük, eşitlik ve dayanışmaya dair bir slogan bulamaz mı?
Bunun için illa akil adamlara mı ihtiyacımız var?
Dünyayı anlamlandırabilmek için en çoh ihtiyacımız olan şey; dünyanın güzelliklerle dolu olduğunu görüp, bu güzellikleri insanca paylaşabilmek için birbirimizi sevmeyi öğrenmek değil midir?