İşte bu, benim şahsıma mahsus başardığım zor işlerden biri daha… Dışarıda hava 45 derece, içerde ben 40 derece….
Tam 4 günden bu yana dünyayla iletişimimi kestim 40 derece sıcakta tir tir titreyerek yattım… Yani 4 günlüğüne yaşamaktan bezdim, bir terledim bir üşüdüm, bir doktora gittim en ağır antibiyotikleri içtim onlar da bir güzel mide bağırsak bilumum sindirim sistemimi bozdu tuvaletten çıkamaz hale geldim…
Eeee 4 gün boyunca akan burnum ve gözlerimi kontrol altına almak için kullandığım kağıt havlu, peçete tuvalet kağıdının tedariki için en az 10 hektarlık orman da şahsıma feda edildi…
Düşünün yaw, dışarıda bir gavur sıcakları durumu, ben evde üst üste hapşırma dalında Guiness'i zorluyorum…
Dün gece resmen yorganla yattım daha da beter olmamak için…
Da, ''Ya bu sıcakta nasıl üşütülür, nasıl hasta olunur'' diyenlerden de bıktım… Arkadaş, kliması, vantilatörü, soğuk buz gibi içecekleri, gece vantilatör karşısında neredeyse çıplak yatması derken insanın 45 derecede üşütmesi, kışın grip olmasından daha kolay (mış)…
Çarşamba gecesi efil efil esen rüzgar sırtımı yalayıp yalayıp geçerken ''Ohhhh ne de güzel esiyor'' dedim… İzmir'de günlerdir 45 derece gram esintisiz gecelerden sonra ilk defa adam gibi uyuyorum dedim… Dedim ama sabah bir uyandım ki uyanmaz olaydım, yüz kemiklerinde kırılmışcasına bir ağrı, beyin sulanmış da burundan akıyormuşcasına bir burun akıntısı, dakikada 45 defa gelen hapşırma nöbetleri… İşte yaz gribinin ne zaman nasıl ortaya çıkacağı belli olmuyormuş nitekim… Mide ve bağırsaklarımdaki sorun da antibiyotiklerden olabileceği gibi soğuk soğuk yenen kavundan da olabilir diye düşünüyorum, o yüzden de şu ara kavunlara düşmanım
Daha bugün yeni yeni biraz kendime geldim ama savaştan çıkmışcasına bütün kemiklerim hala ağrıyor, o yüzden de kısa kesiyor ve kendimi toparlamaya gidiyorum….