Ozan EKİZ / EGEDESONSÖZ – Yeni yılın gelmesiyle birlikte Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) birlik başkanları 2025 yılı değerlendirmesi ve 2026 yılı beklentilerini Swissotel Kongre Merkezi’nde dile getirdi.
EİB Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, sektörüne dair değerlendirmelerde bulundu.
‘EN FAZLA İHRACAT YAPAN SEKTÖRLERDE GERİLEME YAŞADIK’
Sertbaş ilk olarak sektörel bazda yaşanan gelişmeyi, “Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü, uzun yıllar boyunca Türkiye’nin en güçlü ihracat kalemlerinden biri olmuştur. Ancak içinde bulunduğumuz yıl itibarıyla, en fazla ihracat yapan sektörler sıralamasında üçüncülükten dördüncülüğe gerilemiştir” sözleriyle anlattı.
‘EGE HAZIR GİYİMDE ZORLU YIL GEÇİRDİ’
Sertbaş, 2025 yılı ihracat rakamlarını ve oranlarını, şu sözlerle anlattı:
2025 yılı; küresel talepteki daralma, artan üretim ve işçilik maliyetleri, finansmana erişimde yaşanan zorluklar, son iki yıldır döviz kurunun enflasyon artışının gerisinde kalması nedeniyle sektörümüz açısından oldukça zorlu geçmiştir. Yıl sonu itibarıyla Türkiye hazır giyim ihracatı, bir önceki yıla göre yüzde 6 düşüşle 16,7 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Ege Bölgesi özelinde ise hazır giyim ihracatı, %8 oranında azalarak 1 milyar 268 milyon dolar seviyesine gerilemiştir.
Birliğimizin En Büyük 5 İhracat Pazarı
1. İspanya
2. Almanya
3. Hollanda
4. İngiltere
5. İtalya
En Çok İhraç Edilen Ürün Grupları
1. Konfeksiyon dış giyim
2. Konfeksiyon ev tekstili
3. Konfeksiyon diğer hazır eşya (Çadır, çuval vb)
4. Konfeksiyon iç giyim
5. Konfeksiyon giyim aksesuarları
Sektörü küresel rekabet konusunda değerlendiren Sertbaş, “2023 yılına kadar Dünyanın 6.büyük ihracatçısı olan sektörümüz (2023 yılı ilk on sırayla; Çin, Bangladeş, Vietnam, Almanya, İtalya, Türkiye, Hindistan, Fransa, Hollanda, İspanya) 2024’te 7.liğe gerilemiştir. (İlk on sırayla; Çin, Bangladeş, Vietnam, Almanya, İtalya, Hindistan, Türkiye, Fransa, Polonya, Hollanda.) 2025–2029 döneminde, küresel hazır giyim üretiminde %4 – %4,5 oranında büyüme beklenmektedir. Hedefimiz, bu büyümeden yeniden pay almak olmalıdır. Rekabet gücünü korumak ve küresel pazarda kalıcı olmak isteyen Türk hazır giyim sektörü için; sürdürülebilirlik, dijitalleşme, inovasyon odaklı bir dönüşüm artık kaçınılmazdır. Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum, düşük karbonlu üretim, teknik tekstiller ve tasarım odaklı yüksek katma değerli ürünler sektörümüzün geleceğini belirleyen temel unsurlardır” dedi.
‘SEKTÖRÜN GELECEK DÖNÜŞÜMÜ KRİTİK’
Sertbaş, son olarak şu ifadeleri kullandı:
Sektörümüzün yönünü, yalnızca üretici kimliğinden üretici marka olmaya çevirmesi kritik önem taşımaktadır. Güçlü üretim ve tasarım altyapımız, nitelikli iş gücümüz ve esnek üretim kabiliyetimiz bu dönüşüm için önemli bir potansiyel sunmaktadır. Önümüzdeki dönemde küçük ve orta ölçekli, hızlı ve katma değeri yüksek siparişlere odaklanmak, sektörümüz adına daha sürdürülebilir bir yol olacaktır. Sonuç olarak üretimden kopmadan, istihdamı koruyarak ve sektörün sesine kulak vererek bu süreci yönetmek zorundayız. Bizler, sektör ve Birlik olarak üzerimize düşen sorumluluğu yerine getiriyor; bu dönüşümün her aşamasında üyelerimizi desteklemeye devam ediyoruz.



