İzmir ve Ege Bölgesinde en çok takipçisi olan haber sitelerinin başında gelen 'Ege'de Sonsöz' gazetesinde yaklaşık dört yıldır köşe yazarı olarak okuyucunun karşısına çıkıyorum. Bunun yanı sıra başta Selçuk Ajans gazetesi olmak üzere çeşitli ilçelerde ona yakın yazılı basın ve internet gazetesinde de yazılarım yayınlanıyor. Çoğunlukla yerel konulardan çok geneli ilgilendiren konu ve sorunlar ile siyasi konularda yazılar kaleme alıyor, o konularda ki düşüncelerimi okuyucuya aktarmaya çalışıyorum.
Ancak uzun zamandır Selçuklu okuyucularımdan ve dostlarımdan Selçuk'u ve Selçukluyu direk ilgilendiren sorunlarla ilgili konularda yazılar yazmam, bu sorunları dile getirmem konusunda baskıya varan istekler alıyorum. Urlalılar ve Gaziemirlilerden de öyle. Bende doğal olarak bir gazeteci, bir köşe yazarı olarak okuyucularımın bu isteğine karşılık vermekle görevliyim.
Selçuk'ta her Cumartesi günü açılan ve yabancı turistler başta olmak üzere çevre ilçelerden de vatandaşlarımızın yoğun ilgisini çeken Selçuk Pazarından başlayalım öyleyse.
Selçuk Pazarı ilçenin tam merkezinde geniş bir alana kuruluyor. Bildiğimiz üstü açık klasik Pazaryerlerinden. Sebze, meyve başta olmak üzere çeşitli gıda maddelerinin yanı sıra giyim, ayakkabı, zücaciye başta olmak üzere akla gelen hemen hemen tüm ihtiyaç ve tüketim maddelerini uygun fiyatlarla bu pazarda bulmak mümkün. İlçenin her gün yaşadığı otopark sorunu o gün iyice çekilmez hale geliyor. Pazarın üzeri açık olması nedeniyle pazarcı esnafı ve pazara gelen vatandaşlar kışın soğuk ve yağmurdan yazın ise sıcaktan perişan oluyor ve halkın büyük çoğunluğu bu pazarın modern, kapalı bir Pazaryeri haline getirilmesini uzun yıllardır belediyeden talep ediyorlar. Selçuk'u on beş yıl yöneten eski Belediye Başkanı CHP'li Vefa ÜLGÜR, pazarın bu şekilde kalmasının daha uygun olduğu düşüncesiyle Pazar alanına kapalı bir Pazaryeri inşa etmedi ve son seçimlerde de projeleri arasında bu konuya yer vermedi. Seçimi kazanan AKP'li Belediye Başkanı Dahi Zeynel Bakıcı ise bu talebe olumlu yanıt vererek vaatleri arasında yer verdi. Şimdi Selçuklular bu vaadin yerine getirilmesi için en azından uygulama projelerinin halkla tartışılarak belirlenmesi için çalışmalara bir an önce başlanılmasını bekliyor. Diğer yandan da yerel esnaf pazarın küçültülmesini, özellikle ayakkabı, giyim, züccaciye gibi malların satışını yapmak üzere haftadan haftaya dışarıdan Selçuk'a gelerek pazarda tezgah açan yüzlerce satıcının pazar yerinde satış yapma izinlerinin iptal edilmesini, bu alanların yerli esnafa ve pazarcık yapmaya ihtiyacı olan yerli insanlara verilmesini istiyorlar. Selçuk'ta dükkan kiralarının çok yüksek olduğunu, vergi ve diğer sabit giderleri bile karşılayamaz durumda olduklarını, nüfusun az oluşu nedeniyle de ekonomik durgunluğun daha da artığını dile getiren çok sayıda esnaf, bu yetmezmiş gibi dışarıdan gelen pazarcı esnafının ilçenin ekonomik kaynaklarını alıp götürdüklerini, bu nedenle işsizliğin her gün daha da artığını, bu tezgahların yerli halka verilmesiyle işsizliğin biraz olsa da azalacağını iddia ediyorlar. Esnafların bir iddiası da kendi fiyatlarıyla pazarcı esnafının uyguladıkları fiyatların aynı kalitedeki mallarda aynı olması. Esnaflar, halkın pazarda daha ucuz olur mantığıyla hareket ederek kendi dükkanlarında ki fiyatları öğrenmeden hemen pazara yöneldiklerini, pazarı tercih ettiklerini ifade ediyorlar. Selçuklu esnaflar pazarın öncelikle yerli esnafa hizmet etmesinin daha adil olduğunu, Pazar yerinde ancak Selçuk esnafı tarafından karşılanamayan ürünlerin satışına izin verilmesini istediklerini dile getirmemi benden talep ediyorlar. Bu uygulamanın Marmaris ve Kuşadası gibi turistik ilçelerde bu şekilde olduğunu örnek olarak sunuyorlar. Haydi şimdi top başta belediye olmak üzere Selçuklu esnaf örgütlerinde. Ben ticaretten anlamam. Bu nedenle bu konuda bir önerimde yok. Konuyu ilçede tartıştırıp doğru neyse onu yapmak onlara düşüyor. Bizden sorunu dillendirmek, çözümse yetkililerde.