Bir dostla telefonda konuşuyoruz, herkes gibi siyasetin sıkıştığı çirkinlikten, hepimizin içini/midesini kaldıran, doğru olmamasını temenni ettiğimiz iddiaları her gün duyuyor olmaktan sıkıntılı bir dost.
Ama duyguları ile gerçekleri ayırt ederek konuşuyor.
Diyor ki, 'merkez sağda yeni bir parti, iktidar umudu veren bir parti olmadığı sürece, AKP'nin oylarında öyle beklendiği gibi bir düşme olmaz, CHP'nin oyları da patlama yapmaz. AKP'nin oyları yüzde 40'ın altını görmez, CHP'nin oyları da yüzde 30'un üzerine çıkmaz. İsteyenle istediğine bahse varım. Şimdiden kazanacağım kravatların hesabını yapıyorum!'
Bugünlerde kimle bir araya gelirsen gel, mevzunun ucu eninde sonunda 'kim kazanacak, kaç oy alacak'a çıkıyor.
Seçime 26 gün kala, 'seçim toto'lar başladı, bahisler açıldı yani.
Aslında şöyle bir baktığımızda… Son iki yerel seçimde AKP, genel seçimde aldığı oyun altında oy aldı. 2004 yerel seçiminde yüzde 42 almıştı. 2007 genel seçiminde oyu yüzde 46.5'e çıktı. 2009 yerel seçiminde yüzde 38'e düştü. 2011 genel seçiminde yüzde 49.9'u buldu. Yani AKP yerelde, genel seçimlere nazaran daha az oy alıyor.
AKP'nin yerelde sendelemesi, CHP'ye yarasa da onu patlatmıyor, sadece ufak ufak artırıyor.. 2004'te yüzde 18. Son üç seçimde yüzde 20, yüzde 23, yüzde 25.
Hal böyleyken, yolsuzluk/rüşvet iddiaları almış başını gidiyorken, başbakan bütün enerjisini seçim meydanlarında ne yapacaklarını anlatmaya değil, paralel yapının 12 yılda onlara yaptıklarını anlatmaya harcıyorken, AKP niye geçen yerel seçimde aldığı yüzde 38'in üzerine çıksın?
17 Aralık'tan bu yana yaşadıklarımızın/gördüklerimizin/duyduklarımızın sandıklarda bir tortu bırakmaması mümkün mü?
Adalet duygumuzu bu denli inciten olaylar, gelişmeler yaşanırken, iktidar partisi oyunu koruyabilir ya da yükseltebilir mi?
Mantığımız bu sorulara mümkün değil dese de bugüne kadar açıklanan anketlerin önemli bölümü iktidar partisinin oy yüzdesinin yüzde 40'ın altına düşmediğini gösteriyordu. Her ne kadar anketlerde nasıl manipülasyon yapıldığına kör kadı bile şahit olsa da, 'Alo Fatih' hattıyla oyların bir tutam oradan alınıp bir tutam şuraya eklenişini kulaklarımız henüz unutmasa da… Rakamlar, insanın içine yine de kuşku serpeliyordu işte…
AKP'yi düne kadar yüzde 42 olarak gösteren araştırma şirketlerinden biri de SONAR'dı mesela.
Ancak SONAR'ın son yaptığı anket, durumun artık böyle olmadığını gösteriyor. Sonuçları bittikçe parça parça, daha doğrusu il il açıklayacaklarını söyleyen SONAR'ın Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Bayrakçı, özellikle Başbakan Erdoğan ile oğlu arasında geçtiği iddia edilen telefon kayıtlarından sonra, 'AKP'de büyük bir kırılma yaşandığını' anlattı dün akşam katıldığı bir TV programında. AKP'de yüzde 10-12 puan arasında düşüş görüldüğünü, ilk kez böyle verilerle karşılaştıklarını belirten Bayrakçı, bu tür bir kırılmayı, 1989'da ANAP'ın yaşadığını söyledi. Ardından Antalya'da 10 gün öncesine kadar AKP ile CHP adaylarının başabaş götürdüğü yarışta, son rakamları açıkladı: CHP yüzde 41.1, AKP yüzde 30.7, MHP yüzde 24.1.
AKP'nin yüzde 30.7 olan oy oranında Antalya Büyükşehir adayı Menderes Türel faktörüne dikkat çeken Hakan Bayrakçı'ya göre, aslında bu oy oranı, daha düşük olacakken, Türel nedeniyle yüzde 30'lara yükseliyordu.
İzmir Büyükşehir'de 'AKP ile CHP arasındaki oy farkının kapatılamayacak oranda' olduğunu başından itibaren söylediğini tekrarlayan Bayrakçı, bir hafta-on gün içinde tüm illerdeki sonuçları kamuoyuyla paylaşacakları sözüyle konuşmasını noktaladı.
Söz konusu sandık olunca, seçim toto'dan uzak duran şahsım, en son 1989'da Yeni Asır'da dönemin patron vekili (kulakları çınlasın) Saruhan Ayber'le İzmir'de seçimi 5-0 SHP'nin alacağı konusunda bahse girmiş; ayıptır söylemesi Beymen'den çok şık bir etek/bluzu gardırobuma eklemiştim.
AKP'nin oylarının yüzde 38'in altında kalacağına dair hissiyatım/gözlemim, SONAR'ın iddialı patronunun rakamlarıyla aynı doğrultuda olduğu için, şimdi hemen arkadaşımı arıyorum ve 15 yıl aradan sonra bir 'seçim toto'ya iştirak ediyorum.
AKP yüzde 40'ı geçerse kravat alan ben; yüzde 40'ı bulamazsa, fuları alan arkadaşım olacak.
Ne dersiniz, var mı artıran?