Altınordu-Ankaragücü maçı...
Kesinlikle hafta sonu oynanması gerekirdi.
Heyecan düzeyi yüksek önemli maç, hafta başı oynatıldı.
İzmir'in cezalandırıldığını düşünüyorum.
Zorluk derecesi yüksek bir maçtı.
Her iki takımın da stresli olması normaldi.
Çünkü Altınordu kazandığında, puan farkı altıya çıkacaktı.
Kaybettiğinde ise puanlar eşitlenecekti.
Ankaragücü'nden başlamak istiyorum.
Bu takımı daha önce de seyrettim, biliyorum.
Ankaragücü her geçen gün geriye gitmiş.
Ankaragücü'nün gücü gitmiş, Ankara'sı kalmış.
Sahada ne yaptıkları, ne oynadıkları belli değil.
Alana yerleştiklerinde adam ve alan paylaşımları iyi değil.
Pres ve yardımlaşma hak getire.
Ligin ilk yarısında oynayan yetenekli genç oyuncular kadroda yer bulamıyor.
Sadece isimle ve istemekle şampiyon olunmuyor.
Gereklerini yerine getirmek lazım.
Kötü oynadığınız bir maçta skoru 2-2'ye getirmişsiniz.
Ama uzatmanın son dakikasında kontrataktan golü yemişsiniz.
Demek ki Altınordu'yu iyi analiz edememişsiniz.
Doğaçlama futbol buraya kadar.
Altınordu'ya gelince...
Altınordu çok genç bir takım.
En önemli özellikleri kontratağa müthiş çıkıyorlar.
Çok koşuyorlar ve mücadele ediyorlar.
Çok adamla savunmayı sağlam tutuyorlar.
Bekler ve ön liberolar hücuma fazla çıkmıyor.
Kazandıkları topları ön tarafa çabuk geçiriyorlar.
Süratli oyuncularla skor almasını biliyorlar.
Attıkları son galibiyet golü, buna iyi bir örnek.
Daha öncede hep yazdım:
Ortalamanın altına düşmeyen pek çok oyuncusu var.
Ama özellikle G. Karadeniz, Arif, H.İbrahim gibi çok yetenekli oyuncuları var.
Son haftalarda maçların ilk yarılarında iyi ikinci yarılarında durgunlar.
Altınordu'yu izleyip eleştirecek çok taraf bulabilirsiniz.
Ancak iyi ve olumlu yönlerinin bunlardan çok daha fazla olduğunu görürsünüz.
Kalan 10 maçta dikkatli olularsa hedefe ulaşırlar.