RÖPORTAJLAR
23 Ekim 2021 Cumartesi

'Umut Evi' fikri o anda doğdu!

SAĞKAL Başkanı Op. Dr. Cüneyt Tuğrul, yayın koordinatörümüz Muhittin Akbel’in sorularını yanıtladı.

 Umut Evi  fikri o anda doğdu!

Meme kanseri konusunda uzman, İzmir’in önde gelen hekimlerinden Op. Dr. Cüneyt Tuğrul, 5 yılda 400 kadının konakladığı “Umut Evleri” ile ilgili olarak, “Bir hastamız geldi, yanında bir dostuyla. Hastanın kalacak yeri yoktu, dostu kapısını açmıştı. Evimi açmasaydım, tedaviyi bırakıp gidecekti, dedi hastamızın dostu… O anda şimşekler çaktı beynimizde, o anda karar verdik, meme kanseri hastalarının uzun süren tedavi sürecinde konaklayacakları Umut Evleri’ni açmaya” dedi

SAĞKAL, açılımı “Sağlıkta Kalite Derneği.” Sağlıklı, uzun yaşamın sırlarını veren bir dernek. Aynı zamanda meme kanseri hastalığına yakalananların sığındığı bir limandır SAĞKAL… Derneğin başkanı, meme kanseri konusunda uzman, İzmir’in önde gelen hekimlerinden, Op. Dr. Cüneyt Tuğrul… Tam 16 yıl önce, Cüneyt hocanın önderliğinde kurulan SAĞKAL, meme kanseri hastalığıyla mücadele eden kadınların buluşma noktası adeta.

Dr. Cüneyt Tuğrul, aynı zamanda, meme kanseri olduğunu öğrendiğinde dünyası yıkılan kadınların moral hocasıdır. Öyle ki, hastanın moralini yüksek tutmak için barınma sorununu çözeceksiniz, psikolojik sıkıntılarına çare bulacaksınız, onların dünyayla, kendileriyle barışık yaşamalarını sağlayacaksınız. Kolay değil elbette…

Bu zorlukların altından, ekibiyle birlikte başarıyla kalkmayı başaran SAĞLAK Başkanı, Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Cüneyt Tuğrul, Egedesonsöz’e anlattı her şeyi… Ekim ayının, Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık ayı olması sebebiyle yaptığımız bu röportajda Muhittin Akbel sordu, Dr. Tuğrul yanıtladı.

Op. Dr. Cüneyt Tuğrul, bir hekim olmasının yanı sıra aynı zamanda etkin bir sivil toplumcu. Toplum sağlığını ilgilendiren konularda seminerler veriyor, atölye çalışmaları yürütüyor. Aynı zamanda 16 yıl önce kurulan Sağlıkta Kalite Derneği, kısa adıyla SAĞKAL’ın kurucu başkanı. Derneğin kuruluş amacı neydi? Amaca ulaşıldı mı?

Sağlıkta Kalite Derneği’nin ilk oluşum ve kuruluş amacı, tüm sağlık kurumlarının halkın ihtiyaç duyduğu kalitede sağlık hizmeti verebileceği kalite standartlarını kabullenmesi ve hizmetlerini bu doğrultuda kaliteli hale getirmek şeklindeydi. O devirlerdeki İzmir Sağlık Kuruluşları Derneği’nin bu kurumlara verdiği eğitimlerin sonucunda bir ihtiyaç olarak doğmuştu. Bu konuda ciddi eğitim planları, hatta sempozyumlar düzenlendi. Bakanlığın akreditasyon üst kurulunda yer alındı ve zaman içinde şu anki hizmet alınan sağlık kurumlarından hem özel hastanelerden devlet hizmeti alır gibi hizmet alabilme anlamında rol üstlendi. Kalite standartlarının geliştirilmesi ve bugünkü düzeyine ulaştırılması konusunda önemli çalışmalar yapılmıştı. Bugüne kadarki çalışmalar sonucunda amacına ulaştığını söyleyebilirim ama daha gidilecek çok yolumuz var.

HAYAT KURTARAN BİLEKLİKLER…

- Meme kanseri nedeniyle göğsü alınan bir kadının, koltuk altındaki lenf bezleri de alındığı için o kolunu çeşitli sağlık taramalarında kullanamıyor. Bu nedenle de Pembe Bileklik uygulamasını başlattınız. Pembe Bileklik, ne kadar benimsendi? Hastalar, bundan ne seviyede yararlanabildi?

Tabii meme kanserinden sonra lenf ödemden korunmak amacıyla geliştirilen lenf ödem bileklikleri, kanser sonrası kanserin tekrarlaması amacıyla gerçekleştirilen psikososyal destek programları hazırladık. Meme kanserinin, kadın hayatına sahip çıkmak suretiyle, onun hayatını tehdit edebilir hale gelmeden kontrol altına alınmasını amaçladık. Dostlar, arkadaşlar ve bizler sayesinde huzurlu bir ortamda mümkün olduğu kadar, daha az sorunlu atlatılabilmesi için gerekli destek programlarının ve Umut Evlerinin devreye girmesi sağlandı. Ameliyatla koltuk altı lenf düğümleri alınan hastaların gerçekten uzun vadede kollarında lenf ödem dediğimiz şişlik problemi yaşayabilme durumları var. Bu noktada kendilerini korumaları çok önemli. Bu konuda, hem bilinci artırmak için programlar yapıyoruz, hem de lenf ödem bileklikleri dağıtıyoruz. Bunları sivil toplum kuruluşları ile yaptığımız programlarla destekliyoruz. Devlet kurumlarında dağıtımları için temin etmeye gayret ediyoruz. Bugüne kadar 17 bine yakın bileklik dağıttık.

Bu bilekliklerin tanıtımı için hem devlet kurumlarıyla, hem 112’lerle, hem hastanelerin poliklinikleri, acil servisleri, hem de onkoloji klinikleriyle iletişim kurup bu projeyi uzun uzun anlatıyoruz. Kollarında, bileklerinde “Ben meme ameliyatlıyım, kolumda lenf ödem gelişebilir” yazan bilekliği taşıyan hastaların kollarına müdahale edilmemesi için elimizden geleni yapıyoruz. Çünkü sadece bilekliğe sahip olmanız ve kolunuzda takıyor olmuş olmanız çok da bir şey değiştirmeyebiliyor. Kişilerin bu konu hakkında bilinçli olması gerekiyor. Bununla ilgili birçok hastaneyle ortak çalışma yürüttük, birçok sivil toplum kuruluşuyla yürütüyoruz. Mesela şimdi Bodrum’da bir yelken kupası var, orada bile stant kurup kişilere bununla ilgili farkındalık çalışması yapıyoruz, konuyu anlatmaya gayret ediyoruz.

MEME KANSERİ VAKALARI 15 YAŞINA DÜŞTÜ

- Meme kanseri vakaları, hangi yaş aralığında sıkça görülüyor? Erken teşhis için ne tavsiye ediyorsunuz?

Meme kanseri taramalarının başlangıcı için 50 yaş öneriliyor. Ancak 40 yaşından itibaren meme kanseri vakalarını sıkça rastlıyoruz. Öyle ki, çok az sayıda da olsa 15 yaşında bir genç kızımıza da meme kanseri teşhisi koyduk.

- Umut Evleri,  hastaların sığındığı evler. Şu anda iki yerde Umut Evi var öyle değil mi? Buralar sadece hastalara, refakatçilerine barınma hizmeti vermiyor, bildiğim kadarıyla. Umut evlerinde, hastalara yönelik ne hizmetler sunuluyor? İlk Umut Evi’nin açıldığı 2016’dan bu yana buralardan kaç kişi yararlandı? Üçüncü Umut Evi açma planınız var mı? Sizden dinleyelim.

Umut Evleri, bir hastamızın yanında bir dostunu getirmesi üzerine başlayan bir proje. Bir tedavi sırasında tanıştık. Bir vatandaşımız, hastamızı işaret ederek, ‘kalacak yeri yoktu benim evimde kalıyor. Evimi açmasaydım, tedaviyi bırakıp gidecekti’ dedi. O anda beynimizde şimşekler çaktı. Radyoterapi ve kemoterapi sırasında hastalara devletin bütün olanağı sağladığını ama hastalara barınma hizmeti verilmediğini fark ettik. Bunun üzerine bu proje başladı. Geçtiğimiz beş yıl içinde 14 bin geceleme, bir başka deyişle de 400’e yakın kadına hizmet verdik. Bu arada merkezlerimiz deprem döneminde sokakta kalanların acil barınma ihtiyacını karşıladı. Yine korona döneminde aile içi çatışmalar nedeniyle sokakta kalan kadınların ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla çocuklarıyla beraber barınma hizmeti konusunda üç ay kadar hizmet verdi. Şimdi de ilimize gelen öğrencilerin yurtlara yerleşinceye kadar acil barınma hizmeti konusunda yine yerel yönetimlerle beraber ve üniversitelilerle ortak çalışma içindeyiz. Ege Üniversitesi’ne yakın olarak Bornova Belediyesi’yle beraber bir Umut Evi daha açma projemiz var, korona dönemine özgü şartlar dolayısıyla biraz gecikti ama proje aktif şekilde yürüyor.

BÜYÜKŞEHİR’DEN ÇOK BÜYÜK DESTEK GÖRÜYORUZ

- Umut evleri, hastalara ücretsiz hizmet veriyor. Peki, çarkı nasıl döndürüyorsunuz? Sadece bağışçıların katkısıyla mı?

Umut Evleri, tümüyle ücretsiz kurumlar. Burada konaklama, yeme içme, temel ihtiyaç malzemeleri, tümüyle ücretsiz karşılanıyor. Tabii ki gönüllülerimizin destekleri var ancak yerel yönetimle de çok ciddi dirsek temasımız ve sponsorluk bağlantılarımız var. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Balçova’daki kuruma ait bir konutunu kullanıyoruz. Bu değerli projeyi beraber yürütüyoruz. Burasının güvenliği, gıda hizmeti hatta psikososyal destek için bir psikoloğun bulundurmasına kadar olan bütün altyapıyı İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteği ile sağlıyoruz. Ayrıca Balçova Belediyesi de hastaların hastaneye gidiş gelişlerindeki lojistik hizmetini ve ilk üç yıllık gıda hizmetlerini üstlendi. Kahramanlar semtindeki Umut Evimizde de tüm hizmeti SAĞKAL, kendi öz kaynakları ile karşılıyor. Bunlarda bağışçılarımızın destekleri ile devreye giriyoruz. Son dönemde Konak Belediyesi yemek konusunda destekçimiz oldu.

- Umut Evleri projesi, ödüllü bir proje. Öncelikle kutluyorum. Bu güzel projenin büyümesi için İzmirlilere ne gibi görevler düşüyor?

Umut Evleri gibi büyük projeler bir derneğin uzun yıllar tek başına altından kalkamayacağı projeler ama aynen şu an bizim yaptığımız gibi hem gönüllülerimizin desteği, hem de sivil toplum kuruluşlarının yanı sıra yerel yönetimlerle kurulan güzel ilişkilerle bu hizmeti kesintisiz sürdürülebilme şansına sahip olduk. Elbette bağışların yanı sıra gönüllü desteğine de bu tip projelerin her zaman ihtiyaç duyduğunu unutmayalım, çünkü bizim verdiğimiz hizmet, 365 gün 24 saat olarak devam etmekte. Telefonlarımız oradan gelebilecek her türlü çağrıya karşı açık. O insanların sağlık problemlerini çözebilir bir kurum değiliz ama o problemlerin 112 tarafından zamanında ve hızlı şekilde müdahale edilerek gerekli hastaneler tarafından çözülmesi için altyapı ve iletişim kanallarını kullanıyoruz.

“SAĞKAL VE UMUT EVLERİ İZMİR’İN PROJELERİDİR”
Bu projeler aslında kentimizin, İzmir’in projeleri. Bu yüzden imece gibi çalışıyor. Yani sivil toplum kuruluşu, yerel yönetimler, herkes bir ucundan tutuyor. Tabii ki bütün vatandaşlar için her türlü destek ve her türlü gönülden yapıya her türlü gönülden katılıma açığız. Aynı zamanda eğer yapabilirsek, sadece belediyelerle anlaşmalı değil, bağışlanabilir belki evler ve buna benzer desteklerle SAĞKAL kendi bünyesine ait merkezlerini de zaman içinde çoğaltma niyetinde. Yeter ki tanınmışlığımızı güvenirliliğimizi herkese ispatlayalım. Zaten bu olduktan sonra inanıyorum ki şehrimiz bize, projenin hak ettiği desteği verecektir. Bağışçı ilişkileri altyapımızı sivil toplum kuruluşlarının güncel teknolojileri kullanarak güvene dayalı bağış kampanyaları yürütmesine olanak veren Fonzip ile uyumlu hale getirdik. Koşular, hediye yoluyla bağış ve benzeri daha güvenilir yöntemlere geçiş yaptık. Her kuruşun sistemde nereye harcandığını bağışçı görüyor, içi rahat ediyor. Aynı zamanda Açık Açık Derneği de sadece belirli kriterleri sağlayan STK’ları bünyesine kabul eden, yine güvene dayalı bağışçı ilişkilerini tesis eden bir platform. Geçtiğimiz günlerde Açık Açık platformundaki yerimizi de aldık.

“SANATLA SAĞKAL PROJESİ”

- SAĞKAL, sanatla da yakından ilgili bir kurum, öyle değil mi?

Değerli ressamlar tarafından derneğimize bağışlanmış 300’den fazla yağlıboya resim var. Bunları SAĞKAL Sanat Koleksiyonu olarak arşivledik, “Sanatla Sağkal” teması altında, yıl boyu katıldığımız sergilerde bunların satışından dernek yararına gelir elde ediyoruz. Yine SAĞKAL Akademi’nin hazırlıkları sürüyor. Sağlık ve sanatla ilgili alanlarda ücretsiz eğitimlerimiz olacak. Bu yapı altında sağlıkla ilgili kitaplar basılacak, ilk dört kitabımızın hazırlıkları bitme aşamasında. Bunlardan da mutlaka belirli bir gelir sağlanacaktır. Avrupa Birliği fonları için başarılı projeler hayata geçiriyoruz. Daha önce yürüttüğümüz hatta ülkede örnek gösterildiğimiz projelerimiz var, bunlar da devam edecek. Kısacası, büyüme ve olgunlaşma sürecindeki bir STK olarak doğru adımlar atmak, yerelden ulusala ve küresele doğru büyümek, Sağkal’ı bizden sonraki neslin de sahiplenmesini sağlamak ve kalıcı olmak zorundayız.

UMUT ATÖLYELERİNDE GÜLME EGZERSİZİ BİLE YAPIYORUZ

- M.A: Umut Atölyesi de hastaların yararlandığı bir birim. Bu atölyede neler yapılıyor?

Umut Atölyesi hem burada yararlanan hastalar için psikososyal destek hizmeti vermek amaçlı ama aynı zamanda özellikle internette yayınlanan hatta televizyonlarda yayınlanan programlarıyla geniş kadın kitlelerine, halk kitlelerine ulaşmak gibi bir amaca hizmet ediyor. Kişilerin kendi adlarını duyurabilmelerini, ayakta durabilir yeteneklerini artırmak amacıyla hizmet vermektedir. Umut evlerimizdeki Umut atölyelerinde hem konferanslarımız hem bire bir eğitimlerimiz sürdürülüyor. Kitap okuma eğitimlerinden boyama çalışmalarına çeşitli sanat etkinliklerden, özel toplantılara, psikolog desteğinden yararlanıcıların ihtiyaç duydukları yapıyı geliştirici eğitimlere kadar pek çok alanda eğitim veriliyor. Kişilerin ihtiyaç duydukları psikososyal eğitimlerin bir kısmı web konferansları ile bir kısmı ise Youtube kanalımızda yayınlanarak geniş halk kitlelerine ulaşılmaya çalışılıyor. Aynı zamanda daha önce söylediğim gibi televizyon programlarıyla da kişilerin hayatlarına dokunmaya gayret ediyoruz. Mandala çalışmaları, bebek yapım atölyeleri, çanta atölyeleri, örgü atölyeleri, psikolojik destek atölyeleri, kalp yogası, gülme egzersizleri nefes egzersizleri gibi birçok atölyeyi de bu birim içinde gerçekleştiriyoruz.

- SAĞKAL’ın gündeminde bundan sonrası için ne gibi projeler var?

SAĞKAL, sağlıkta kalite standartlarının sağlanması konusundaki aşamayı geçti. Umut Evleri standardizasyonu için çaba harcıyoruz ve bunda da altyapının oluşturulmasında, belirli bir sistem kurulmasında güzel bir yol aldık. Bundan sonraki adımın artık insanların bireysel sağlıklarına daha fazla dokunan projeler olması gerektiğini düşünüyoruz. Bu çerçevede özellikle dünyanın ve ülkemizin daha yaşlı nüfusa sahip olma yolunda ilerlemesi nedeniyle yaşlanmadan sağlıklı kalmak üzerine projeler gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Sağlıklı yaş almak, sağlıklı kalabilmek, genç kalabilmek, çocuk yaştan itibaren hatta annenin hamileliği döneminde bile dikkatli beslenmesi konularına odaklanacağız. Akdeniz diyeti bunların başında fakat bu tip desteklerin sadece beslenme ile değil ama aynı zamanda insanları sakatlanmaya götürmeyecek şiddette egzersizler, basit sporlar aynı zamanda beyin ruh ve zihin bütünlüğü şart. Beden bütünlüğünü ortaya koyabilen teknikler, ruhen rahatlama tekniklerini öğretmenin, SAĞKAL’ın bundan sonraki uzun vadeli projelerinin içinde yer alacağını düşünüyoruz.

- Cüneyt hocam çok teşekkürler. Toplumsal fayda yaratan bu çalışmalarınızda size ve dernek gönüllülerinize başarılar diliyorum.

Ben teşekkür ederim. Meme kanseri ve sağlıklı yaş alma konusunda Ege’de Sonsöz okurları merak ettikleri her konuda www.sagkal.org.tr adresinden veya sosyal medya hesaplarımızdan bize rahatlıkla ulaşabilirler. Tüm okurlara sağ kalın, sağlıklı kalın diyorum.

 
Hamilelere covid aşısı riskli mi?
 
Depremin kalbinde 1 yıl
YORUMLAR
Toplam 2 yorum var, 2 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Ibrahim Altun 24 Ekim 2021 Pazar 07:34

Öncelikle bu ropörtajı paylaştığınız için hem teşekkür eder hem de sizi kutlarım. Ülkemizin düştüğü bu Umutsuzluk ortamında böylesine güzel Insanların ve böyle Kurumların olması bizi gelecek için umutlandırıyor. Başarılar diliyor, teşekk?r ediyorum.

Yorumu oyla      0      0  
Faruk Demir 24 Ekim 2021 Pazar 00:14

Cüneyt Tuğrul hocamızı özverili çalışmalarından dolayı kutluyor verdiği emeklerinden ve insan a verdiği değer ve saygı nedeniyle tebrik ediyorum.Iyiki varsin

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Hamilelere covid aşısı riskli mi?
İzmir Tabip Odası Başkanı Dr. Lütfi Çamlı, muhabirimiz Menduha Ceylan'ın sorularını yanıtladı.
Üretim yoksa kalkınmak hayal olur
EBSO Başkanı sanayici Ender Yorgancılar, yazarımız İhsan Özbelge ÖZDURAN’ın sorularını yanıtladı.
‘Hizmeti amatörün ayağına götüreceğiz’
İzmir Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Başkanı Efkan Muhtar, yayın koordinatörümüz ...
 
'Çeşme'de kalp krizi geçirme hakkınız yok'
Cumhuriyet Halk Partisi Çeşme İlçe Başkanı Sait Kavasoğulları, muhabirimiz ...
Türkiye’yi uçuracak '3 hedef'
İzmirli sanayici Haluk TEZCAN, yazarımız İhsan Özbelge ÖZDURAN’ın sorularını yanıtladı.
70 bin müşterisi var… İzmir’in ayakkabı profesörü
İzmir'in tanınmış simalarından, ayakkabı tamircisi Önder Süngün Yayın ...
 
İzmirlilere müteşekkirim
İzmir Müftüsü Salih Sezik, bayram öncesi kurban ibadetine ilişkin değerlendirmelerde ...
Egedesonsöz yerli ve milli aşının merkezinde!
Ege Üniversitesi Aşı Geliştirme, Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü ...
İzmir aslında bir kolonya şehridir
İzmirli sanayici-eczacı Enver OLGUNSOY, yazarımız İhsan Özbelge ÖZDURAN’ın sorularını yanıtladı…
 
Harun ÖZDEMİR
Harun ÖZDEMİR
Faiz/Riba mümkün mü?
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Kapitalizmin cinnet eşiği
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Diyabet, yoksulluk ile bağlantılı değil mi?
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Zaten sadece O'nun adı yakışırdı!
Kemal ANADOL
Kemal ANADOL
Yaprak dökümü...
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Karşıyaka çizgileri
Neşe ÖNEN
Neşe ÖNEN
Mutlu anılar
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
'Direnç'le kazanılan bir ödül!
Ayda ÖZEREN
Ayda ÖZEREN
Sizin Derdiniz ne?
Filiz SEZER
Filiz SEZER
Göğe bakma durağında krizler tarihi
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva