Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) Grup Başkanı Özgür Özel, Burdur’da Bucak Belediyesi Kadın Etüd Merkezi’ni ziyaret ederek emekçi kadınlarla bir araya geldi.

Özel, burada yaptığı konuşmada Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş ile dayanışma mesajı verdi.

"SONUNA KADAR ARKALARINDAYIM"
"Gazetecilere, televizyonculara, onların aracılığıyla milletimize, dostumuza, olmayana buradan söylüyorum" diyen CHP lideri, "Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu’nun da Mansur Yavaş’ın da bu iktidarı kim değiştirecekse onun da sonuna kadar arkasındadır. Özgür Özel hiçbir zaman kendi korkmayacak, yılmayacak, geri adım atmayacak, susmayacak, iktidar yürüyüşünden vazgeçmeyecek" ifadelerini kullandı.

“KADINLARA KÖSTEK OLUNMASIN YETER”
Özel, buradaki konuşmasına şöyle devam etti:

“Herkese merhabalar. Herkese teşekkür ediyorum. Bu güzel günde, bu yağmurlu günde, bu bereketli günde Burdur’dayız. Burdur, benim için çok özel bir yer. Dört belediye başkanımız var, üçü meslektaşım erkek ve biri de bu 27 yaşındaki Hülya kardeşim.

Daha önceki dönem milletvekili adaylığında ikinci sırada iken burada sizin verdiğiniz oylarla partimizin oyunu çok arttıran, benim dikkatimi çeken, belediye seçimleri geldiğinde… Hatta ‘Bizim ikinci sırada Bucaklı bir milletvekili adayımız vardı. Gençti, 26 yaşındaydı. Ne yapıyor şimdi?’ deyince ‘Hülya bekliyor’ dediler. Dedim ki ‘Beklemesin, Bucak belediye başkanı adayı olsun, Bucak’ta hemşerileri onun arkasında duracak, onu seçecek. Belki ilk anda kendisi bile inanmamıştı.

Çünkü kolay bir şey değil, Bucak gibi bir yerde 27 yaşında bir kadının başarılı olması. Ama tam tersine, hep inandığın bir şey var. Eğer kadınlara engel olunmazsa, ki bakın şunu demiyorum; destek olunursa falan değil. Kadınların öyle çok desteğe falan ihtiyacı yok. Erkek destekle mi oluyor da kadın illa destekle olacak. Köstek olunmasın yeter, önüne geçilmesin yeter. Kadınların önünde engel olmadıktan sonra başaramayacakları hiçbir şey yok. Biz ona inandık, ona güvendik. Siz de güvendiniz. Önce seçtiniz. Sonrasında da takip ediyoruz, çok başarılı bir belediye başkanlığı yapıyor."

"HEM BENİM ADIMA ÇOK ANLAMLI HEM PARTİMİZ ADINA ANLAMLI"
"İlçe başkanımız, genç ilçe başkanımız, örgütümüz de onun arkasında. Bucak’ın bütün kadınları arkasında. Hem il başkanlarımız, yönetimimiz, hem Burdur Belediye Başkanımız, diğer belediye başkanlarımız dayanışma içinde. Öyle güzel ilerleniyor ki burada Hülya’nın ve Bucak’ın başarması ilerleyen dönemde genç kadınların önündeki bütün engellerin kaldırılmasının öncüsü olacak. Kendisini kutluyorum, hepinize teşekkür ediyorum. 10 Mayıs günüydü herhalde…

Erkekler bir kere de siz görmeyin, kadınlar görecek. Şimdi bu erkekler her yerde öne geçiyorlar, kadınlara yer kalmıyor. Bir kere geride kalmışlar, bağırıyorlar ‘Göremiyoruz, göremiyoruz’ diye. Değerli Bucaklılar, gerçekten de hem belediye başkanımızın hem Bucaklı kadınların ve erkeklerin göstermiş oldukları dayanışma hem benim adıma çok anlamlı hem partimiz adına anlamlı.”

“BİR YAPININ DEMOKRATLIĞI SEÇİMİ KAYBEDİNCE BELLİ OLUR”
“Cumhuriyet Halk Partisi, bugünlerde maalesef zor günlerden geçiyor. Niye zor günlerden geçiyor? Aslında iktidara doğru yürüyor. Son seçimlerde Hülya, Bucak’ı kazanırken Türkiye’de nüfusun yüzde 65’ini kazandık. 47 yıl sonra Cumhuriyet Halk Partisi, birinci parti oldu. Bütün anketlerde Adalet ve Kalkınma Partisi’nin açıkça önünde. Cumhuriyet Halk Partisi, anketlerin kırılımlarına bakıldığında kadınların partisi olmuş, gençlerin partisi olmuş, emeklilerin partisi olmuş, mavi yakalıların, beyaz yakalıların umudu olmuş, ev hanımlarının umudu olmuş, iktidara yürüyen bir parti pozisyonunda. Aslında şöyle düşünmek lazım. ‘Ben geldim, seçildim. Bunca yıl görev yaptım. Kazanınca iyi oldu, bu sefer kaybettim. Olabilir, yarışırız, kaybedersek muhalefete çekilirim, bir kere de kazanan diğer partiyi tebrik ederim.’

Çünkü bir kişinin, bir partinin, bir yapının demokrat olup olmadığı seçimi kazandığı akşam ne yaptığı ile belli olmaz. Kazanınca herkes oynar, kazanınca herkes seçmeni över. Maksat kaybedince seçmenin kararına saygı duymaktır. İşte Tayyip Bey’in yapmadığı, yapamadığı, bugün Türkiye’yi yönetenlerin yapmadığı bu. 23 yıl kazandın, bir şey diyen yok.

47 yıl kazanamadık, ağzımızı açıp bir şey söylemedik. Bu sefer biz kazandık, hazmedemediler. Önce belediye başkanlarımızdan başladılar. Sonra Cumhurbaşkanı adayımıza geldiler. Cumhuriyet Halk Partisi’ni adaysızlaştırma, Ekrem İmamoğlu’na operasyonla. Kurumsuzlaştırma, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurultayına dava açarak, butlan davaları yaparak ve partiyi lidersizleştirme çabasının içine girdiler.”

“PLANLADIKLARI GİBİ OLMADI”
“Burada hedef görünürde Cumhuriyet Halk Partisi, Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş, Özgür Özel. Görünürde biziz ama esasta hedef milletin kendisidir. Milletin seçme iradesidir. Milletin karar verme, seçimle getirip seçimle götürme hakkına karşı, ‘Biz gelecek seçimi kaybedeceğiz. Onun için karşımızda aday bırakmayalım, karşımızda parti bırakmayalım, karşımızda rakip bırakmayalım, karşımızdaki partinin Genel Başkanına da Cumhurbaşkanı adayına da biz karar verelim.’

Bugün Türkiye’de yapılan oyun tam olarak budur. Bu oyunu kuranların hesaba katamadıkları bir şey oldu. Bunlar dediler ki ‘Biz Ekrem’i içeri atarız, bunlar onu orada unutur. Yolumuza bakarız.’ Öyle olmadı. Biz hiçbir arkadaşımızı, ne Ekrem Başkanı ne de diğer belediye başkanlarımızı unuttuk. ‘Sıra Mansur Yavaş’a gelir, onu karalarız. Onunla uğraşırız. Korkuturuz, bunlar kendi aralarında, Mansur Yavaş, korkar gider. Özgür Özel fırsat bilir. Birbirlerine düşerler, biz yolumuzu yürürüz.’ Öyle de olmadı. Ekrem Başkanımız da başımızın üstünde, Mansur Başkanımız da başımızın üstünde.”

“ÖZGÜR ÖZEL SONUNA KADAR ARKALARINDADIR”
“Buradan söylüyorum. Burdur’un, Bucak’ından söylüyorum. Gazetecilere, televizyonculara, onların aracılığıyla milletimize, dostumuza, olmayana, Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu’nun da Mansur Yavaş’ın da bu iktidarı kim değiştirecekse onun da sonuna kadar arkasındadır. Özgür Özel hiçbir zaman kendi korkmayacak, yılmayacak, geri adım atmayacak, susmayacak, iktidar yürüyüşünden vazgeçmeyecek. İşte partimize yaptıkları saldırı, şimdi bizim partimizi geri almak için verdiğimiz mücadele, yürüdüğümüz yol sizlerin sayesinde büyük bir toplumsal harekete dönüşmüş durumda. Sizlerin sayesinde.”

“MİLLET AYAKTA, YOLLARDA, SOKAKTA”
“Sabah 06.00’da Gümüşhane’ye geçmek için Trabzon Havaalanına iniyoruz. Trabzon ayakta. Gümüşhane’ye gidiyoruz, bir avuç oyumuzun olduğu beldelerde millet ayakta, yollarda, sokakta. Gidiyoruz Tokat’a, Çorum’a, Amasya’ya, Nevşehir'e, her beldenin üzerinde millet ayakta. Dün Denizli’de 10 binlerle Cuma namazından çıktık, Cuma namazı, millet namazda, çıktık, kapının önüne baktık. 10 binler caminin avlusuna sığmamış, meydanları doldurmuş.

Döndük, yürüdük, bulvarda 10 binler eklendi arkamıza. Bu tarihin herhangi bir zamanında, herhangi bir siyasetçiye, herhangi bir siyasi partiye nasip olacak ya da çağırınca olacak, duyurunca olacak bir şey değil. Millet iliğine, kemiğine kadar hissediyor ki Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün iki büyük eseri saldırı altındadır. Cumhuriyet Halk Partisi saldırı altındadır, Cumhuriyet saldırı altındadır.”

“MİLLETİN KAYBETMEYE TAHAMMÜLÜ YOK”
“Millet diyor ki ‘Bu bahçıvanın torunu Özgür Özel’in, bu emekli öğretmenlerin çocuğu Özgür Özel’in, devlet parasız yatılı bursuyla okumuş Özgür Özel’in arkasından yürümezsek, bu yolun sonu iktidara çıkmayacak. Biz bunun arkasında durmazsak, sandığa varsak da istediğimi aday olmayacak. İstediğimiz parti olmayacak. Bir kere daha kaybedeceğiz.’ Milletin kaybetmeye tahammülü yoktur. Benim de milletin önünden çekilmeye hakkım yoktur.

Bunun için buradaki her yaştan kıymetli hanımefendilere, annelerime, ablalarıma, kardeşlerime sesleniyorum. Son günlerde, dün görmüşsünüzdür Denizli yerel basınında da Türkiye’nin genel basınında da her yerde bir şey öne çıkıyor. Diyorlar ki ‘Özgür Özel’i ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin en büyük destekçileri kadınlar.’

Bugün de buraya geldim, her biriniz bize sahip çıktınız. Erkeklerin sevgisinden, mücadelesinden şüphemiz yok ama bir işin içine kadın girerse, işin ucundan kadın tutarsa o işin kurtuluşu yoktur. Cumhuriyet projesi tam da dünyanın başardığı gibi Türk kadının kadınların başarma projesidir. Hayatın içinde olma projesidir. Çalışmada, eğitimde, istihdamda, sosyal hayatta olma projesidir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye tarihinde bir ilk!
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye tarihinde bir ilk!
İçeriği Görüntüle

“KADIN DEVRİMİNİN YENİSİNİ YAPACAĞIZ”
“Cumhuriyetin ikinci yüz yılında, Cumhuriyetin birinci yüz yılında gerçekleştirdiği kadın devriminin yenisini yapacağız. Ev hanımının, o balkonda duran ve oradan bana el sallayan o ev hanımlarının umudu Cumhuriyet Halk Partisidir. Eğer ona bir iş veremediysen, çocuk büyüttüyse, yaşlısına baktıysa, iş bulamadıysa, o evdeki hanımın sosyal güvencesinin, emeklilik hakkının adı da bizim Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarıdır. Bunu yapacağız. Bugün sabah erkenden domates serasına gittim.

Dün yağıştan tarlalar girilmeyecek haldeydi. Arı domates serasına gittim. Serada çalışan kadınlara, yevmiye ile çalışan kadınlarla konuştum. 68 yaşında Antalya’daki evladı, torununu okula gönderebilsin diye, serada gündeliğe giden teyzemle konuştum. ‘21 yaşında evleneceğim ama aileme destek için çalışmam lazım, evliliği erteledim’ diyen gencecik kadınla konuştum. ‘Patron bizi sigortalı yapamaz, yaparsa para kazanamaz, zorlanır, satamaz, üretemez’ diyen, çalışanına hak ettiğini verince ihracat yapamayan, vermeyince kul hakkına giren patronun zorluklarını konuştum.

Dedik ki ‘Tarımdaki kadın istihdamında, tarımda çalışan kadınların sigortasını devletin ödeyeceği rejimin adı Cumhuriyet Halk Partisi’nin ikinci kadın devrimidir.’ Ev hanımının da umudu olacağız. Tarımdaki kadınların da umudu olacağız. Bir kez daha milletin efendisi çiftçileri yapacağız. Artık bundan sonra kadınlarla birlikte, erkeklerle birlikte önce Gazi’nin bir eseri Cumhuriyet Halk Partisi’ni kurtaracağız sonra hep birlikte ülkemizi kurtaracağız. Onun için durmadan çalışmaya ve durmadan yürümeye devam edeceğiz.”

“KADINLARIN, GENÇLERİN SESİNE SES OLUN”
“Biliyorsunuz bizi partiden polis eliyle çıkardılar. Şimdi de söyleyenler oldu. Ağlayarak izlediler, dualar ettiler ve o günden beri kadınlar bu meseleye daha çok sahip çıktılar. Yağmurun, dolunun altında eski, köhnemiş, kaybeden bir anlayışı geride bıraktık. Önümüz iktidar yolu, Gazi’nin Meclisi’ne doğru birlikte yürüdük. Biz bu yoldan asla dönmeyeceğiz. İktidar binada olunmaz, olunsaydı 47 yıldır o bina orada. Bina orada, olunurdu. Genel merkezde oturarak iktidar olunmuyor.

Sokakta çalışarak, milletle buluşarak, derdi dinleyerek, çözümü söyleyerek iktidar olacağız. Bizde şimdi bina yok, otobüs yok, öyle güçlü ses sistemleri yok. Ama ayağımızın altında bir bank var, ayağımızın altında bir sandalye var, icabında bir portakal kasası var. Ama karşımızda gönlümü bize vermiş, bize inanmış, bize güvenen sizler varsınız.

Onun için bundan sonra durmadan yürümeye devam edeceğiz. Bu yürüyüş kadınların, gençlerin, Cumhuriyetçilerin, Atatürkçülerin, gerçek anlamda vatanını ve milletini seven milliyetçilerin, bayrağını sevenlerin, ülkesini sevenlerin ve bu ülke için gerekirse canını verecek olanlarındır. Bu yürüyüşü hep birlikte sürdürmeye var mısınız? Hep birlikte yürüyecek miyiz? Hepinizi çok seviyorum ve uzaktaki, ilk kez arkada kalan erkeklere sesleniyorum. Bu ses çok kıymetlidir, kadınların, gençlerin sesine ses olun. Onlarla birlikte Cumhuriyet’i bir kez daha iktidar yapacağız. Bir kez daha partimiz iktidar yapacağız. Hep birlikte yürüyecek miyiz? Hepinizi çok seviyorum. Sağ olun, var olun.”

Kaynak: Cumhuriyet