Politika

Özel'den Erdoğan'a: Cesaretin varsa çık karşımıza, ikinci kez yarışalım!

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, "Tayyip Bey'e söylüyorum, öyle bol bol, geniş geniş konuşuyordun, cesaretin varsa çık karşımıza, ikinci kez yarışalım, ikinci kez seni yenelim" ifadelerini kullandı.

Abone Ol

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, yurt gezileri programı kapsamında bugün Niğde'de.

Sabah saatlerinde Ulukışla Beyağıl köyü kiraz bahçesinde emekçilerin ve üreticilerin sorunlarını dinleyen Özel, daha sonra Yeni Çarşı'da esnafı ziyaret etti.

Burada yoğun ilgi ile karşılaşan Özel, bir bankın üzerine çıkarak vatandaşlara seslendi.

"HALKIN COŞKUN AKAN SELİNİN ÖNÜNDE KİMSE DURAMAZ"
Özel, şunları söyledi:

"Değerli Niğdeliler, Niğde’nin alnı açık, başı dik, yüreğinde vatan, millet, bayrak sevgisi olan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve onun eserini çok seven, Cumhuriyet’i çok seven Niğdeliler hepiniz hoş geldiniz. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Yazın ortasında, bir pazar gününde, günün ortasında…

Neden durdum? Müzeyyen Teyze tam 100 yaşında, Cumhuriyet Halk Partisi’nin en yaşlı kadın üyesi. Elinde çiçekleriyle yürüyüşümüze destek vermeye geldi. Müsaadenizle ellerinden öpüyorum. Niğdeliler tam 100 yaşında Müzeyyen Teyzemiz diyor ki ‘16 yaşından beri Cumhuriyet Halk Partisi’ndeyim. 84 yıldır Cumhuriyet Halk Partisi’ndeyim. Atatürk’le, İnönü’yle, Karaoğlan’la yürüdüm. Bugün de sizinle birlikte yürümeye geldim.’ Hepimiz Müzeyyen Teyze’nin ellerinden öpüyoruz.

Şu arabanın girdiği yere kadar girdik. Sokağın içinden yürüdük geldik. Her yerde olduğu gibi Niğde'de de artık insanlar bekliyorlar, karşılıyorlar. Bizimle birlikte sel olup akıyorlar. Halkın coşkun akan selinin önünde kimse duramaz. Bunu herkes böyle bilsin.

Bir sel gibi aşağı doğru akarken, aramızda bir engelli aracı kaldı, üç tekerli. Öyle olunca korktuk, izdihamdan zarar veririz diye. Onu kenara almaya çalışırken, "Kusura bakma abi böyle kenara geç." Dedi ki "Bilerek size doğru geldim" dedi. Bunu gösterdi, "Benim" dedi "Adım Fuat Baş." Tanıyan var mı Fuat Paşa'yı engelli aracı olan?

Hah. "Bunu, bunu" dedi "Sana vermeye geldim, emanet etmeye geldim. Bunu al git" dedi. Sonra dedi, "Partini kurtar, ülkeni kurtar, iktidar ol bunu bana geri getir" dedi. Emaneti... Fuat Paşa abimin... Niğde'de Fuat Paşa abimin bu emanetini alıyorum. Bir gün buraya geleceğiz, yine bu bankın üstüne çıkacağız. Emaneti Fuat abiye geri vereceğiz.

"İKTİDAR PARTİSİNİN GENEL BAŞKANI OLARAK ÇIKACAĞIM"
İsmi, ismi unutmamak için, ismi unutmamak için aklımda tutmaya çalışırken bir yere yazmak yerine Fuat abimi, Niğde'dekilerin, Fuat abinin emanetini Niğde'dekilere ve tüm Türkiye'de bizi takip edenlere kayda geçirmek istedim. Bir kez daha Niğde'ye gelip, bu bankın üstüne artık ana muhalefetin değil, iktidar partisinin genel başkanı olarak çıkacağım.

"ÖFKEYİ ANLIYORUM"
Göstermiş olduğunuz ilgiye, göstermiş olduğunuz sevgiye minnettarım. Elbette bugün yaşanan öfkeyi görüyorum, anlıyorum. Siz şöyle bakıyorsunuz, parti 50 yıldır, 47 yıldır hep ikinci parti oldu, bazen baraj altında kaldı. Parti 47 yıldır bu günleri özlüyordu. Adalet ve Kalkınma Partisi kuruldu, yenilgi yüzü görmedi. Özgür Başkan, genel başkanımız, o günkü il başkanımız şimdi parti üyemiz Adem Başkan, şimdiki seçilmiş il başkanımız Bünyamin Başkan ve tüm Türkiye'deki genç değişim ekibi, aday oldular, iddia koydular.

Dedik ki, "Eğer bir seçimden ikinci çıkarsak, partinin başında durmayız." Bana dediler ki "Aman yapma. Daha 4 aylık genel başkansın." Vallahi dedim "İddiayı koyacağız. Ya kazanacağız, ya bırakacağız gideceğiz, kazanacak biri gelecek. Bu parti artık kaybetmeyecek."

"TAYYİP BEY SEN KARŞIMIZA YENİ ÇIKTIN"
Bunun üstüne... bunun üstüne beş ay sonra, belki o gün Niğde'yi kazanamadık ama Niğde'de bir olan belediyemizi sekize çıkardık. Türkiye'nin yüzde 65'ini kazandık. 47 yıl sonra kurulduğu gün gibi Cumhuriyet Halk Partisi'ni Türkiye'nin birinci partisi yaptık. Kurulduğu günden sonra Adalet ve Kalkınma Partisi'ni ilk kez yenilgiyle tanıştırdık. Hani hep Erdoğan şöyle diyordu ya; "Yarıştık yendim, yarıştık yendim, ben bunları on bir kere yendim." Bakın şimdi Niğde'den ben ne diyorum; "Tayyip Bey, sen daha bizim karşımıza yeni çıktın. Bir kere yarıştık, onu da ben kazandım!"

Ve buradan söylüyorum, Tayyip Bey'e söylüyorum, Erdoğan'a söylüyorum. Öyle bol bol, geniş geniş konuşuyordun. Cesaretin varsa, çık karşımıza, ikinci kez yarışalım, ikinci kez seni yenelim!

"İMAMOĞLU OLARAK YAVAŞ OLARAK YENİLGİYE ALIŞMADIK"
Benim Cumhurbaşkanı adayım İstanbul'da önce Beylikdüzü'nde sonra üç sefer üst üste İstanbul Büyükşehir'de senin gösterdiğin adayları yendi. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Özgür Özel olarak, Ekrem İmamoğlu olarak, Mansur Yavaş olarak yenilgiye alışmadık, alışmayacağız!

Değerli arkadaşlarım, değerli Niğdeliler, değerli büyüklerim, şunu görüyorsunuz. Bu ülkede bugün gittim bir dokundum bin ah işittim. Kiraz üreticisi inim inim inliyor. İki yıl önce yüz liraya sattığı kiraz, geçen sene ürün yok, borç çok, faiz çok. Bu sene atmış lira elli lira, toplama maliyetini neredeyse kurtarmıyor. Öyle olunca, perişan oldular. Sen almaya kalkınca kirazı alamayacaksın ateş pahası, ama üreticinin elinden toplama maliyetine alıyorlar. Faizler büyümüş. Biz bütün tarımda kullanılan kredilerin tamamının faizini bir sefere mahsus silmeye, ana parayı da 3 ila 5 yıla bölmeye söz verdik. Bunu buradan tekrar ediyorum.

"CHP GELDİĞİNDE ÇİFTÇİ BORÇLARINDAN KURTULACAK"
Herkes şunu bilsin ki, CHP geldiğinde çiftçi bir kere borçlarından kurtulacak. Hayvancılıkla uğraşanlar bir kere borçlarından kurtulacak. Yani bizim iktidarımızda herkes ikinci bir şans elde edecek. Emekliler sefaletten, açlıktan, emekçiler alın terlerinin sömürülmesinden kurtulacaklar. İşte biz bunu, dünyadaki siyasi akrabalarımız gibi, evdeki hanım çalışamıyorsa, ev hanımına sigorta vaat ettiğimiz için.

Türkiye Cumhuriyeti'nin onurlu bir vatandaşı olan herkese, temel vatandaşlık geliri vaat ettiğimiz için. Yoksulluğu yönetmeye değil, yok etmeye geldiğimizi söylediğimiz için. Hem yerel seçimlerde birinci çıktık, hem o günden bugüne yapılan bütün anketlerde birinciyiz, en öndeyiz.

"ERDOĞAN SEÇİMİ KAZANAMAYACAĞINI ANLADI"
İşte şimdi, işte şimdi... Hal böyle olunca, Tayyip Erdoğan, Tayyip Erdoğan artık seçimi kazanamayacağını anlayınca, kendi, kendi seçim kaybetmek, kendi seçim kazanacak bir şey söylemek yerine, seçimi bize kaybettirmek için, onu yenecek Cumhuriyet Halk Partisini ortadan kaldırmak için, partisinde ana kademenin, kadın kollarının, gençlik kollarının yanında yeni bir kol kurdu. Yargı kollarını kurdu.

Eskiden, eskiden darbeler askerlerin üniformalarıyla yapılırken, şimdi savcı, başsavcı cübbeleriyle yapıldı. Cumhuriyet Halk Partisi'ne karşı yapılan bu operasyonda artık Cumhuriyet Halk Partisi'nin, iktidara yürüyen, kazanmayı öğrenmiş, yenilgiye alışmayan ve kendisini yeneceği kadroları tasfiye etmeye kalktı.

19 Mart'ta Ekrem İmamoğlu'na yapılan da, dün akşam, dün sabah Hüseyin Can Güner'e yapılan da, iktidara yürüyen kadromuzu, milletin sevgilisi olmuş belediye başkanlarımızı yargı sopasıyla, seyyar giyotinle, kendi atadıkları seyyar yargıçlarla durdurma operasyonudur. Bize atılan bu adıma teslim olmayacağız, sinmeyeceğiz, boyun eğmeyeceğiz, bir santim eğilmeyeceğiz.

"EN SON BİR KİŞİ KALSAK DA DÖNMEYİZ"
İşte, işte, buna karşı yapmaları gereken bir tek şey vardı. Bunlara birilerinin bir dur demesi gerekiyordu. 31 Mart'ta dediniz, yine ders almadılar. Yine eski oyunlara, eski kumpaslara kalkışıyorlar. Bize kumpas kuranlara söylüyorum, size buradan sesleniyorum. Bugüne kadar çok şey denediniz. Aleviyi Sünniye düşman etmeye çalıştınız olmadı. Türkü Kürde, Kürdü Türke düşman etmeye çalıştınız olmadı. Partinin içine el uzatmaya çalıştınız olmadı.

Şimdiki hamle, seyyar kumpas yargıçları üzerinden kumpas kurmak, ve partiyi genel başkanına saldırarak lidersiz bırakma hesabıdır. Tayyip Erdoğan'a buradan Tayyip Erdoğan'a söylüyorum, ve Niğde'den tüm Türkiye'ye müjdeliyorum. En son bir kişi kalsak da, biz bu yoldan dönmeyiz, bu iktidar yürüyüşünü durdurmayız.

Bu sıcağın altında, bu sıcağın altında sizi daha çok tutmamak için, sözüm şudur. Emin olun ki, yolumuz uzun, zorlu, ama kararlı şekilde yürüyerek vardığımızda en sonu huzurlu bir yoldur. Bu yol iktidar yoludur. Bu yolu benimle yürümeye var mısınız? Var mısınız? Sel olup, bugün Niğde sel oldu aktı. Yazın ortasında, pazar günü, günün ortasında, güneşin altında bizi bekleyenlere, bize sahip çıkanlara, bizimle olanlara, bu yollarda sel olup akanlara selam olsun. Selam olsun hepinize.

"BENİ BU BANKIN ÜSTÜNE SARAY ÇIKARMADI"
Buraya bu bankın üstüne, buraya bu bankın üstüne beni sarayın gücü çıkarmadı. Beni buraya bu bankın üstüne, beni bankın üstüne yargı gücü çıkarmadı. Beni bu bankın üstüne, paralar, pullar, zengin, yandaş kurumlar çıkarmadı. Beni buraya getiren, bu bankın üstünden sizinle buluşturan milletin gücüdür. Millete inanıyorum.

Elimi, elimi uzattığım herkes, beni kurtarırcasına, kendini kurtarırcasına sarılıyor. Sarıldıklarımın dışında, eremediğim, elini tutamadığım, bana sarılmaya gelip ulaşamamış olanlar var. Hepiniz hakkınızı helal edin. Hepinizi çok seviyorum.

Televizyonu başından izleyenlere söylüyorum. Ben halimden şikayetçiyim, gencim şikayetçiyim, yaşlıyım şikayetçiyim, emekliyim şikayetçiyim, emekçiyim şikayetçiyim, çiftçiyim şikayetçiyim. Nasıl kurtulacağım ben diyene soruyorum. Niğde'ye bakın. Niğdeliler gibi yapın. Nereye çağrılırsanız oraya gidin, sel olun akın, bu ülkenin kaderine el koyun. Niğde'yi selamlıyorum, iyi ki varsınız. Hepinizi selamlıyorum, iyi ki varsınız." (Cumhuriyet)