İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Star Gazetesi yazarı Doçent Berat Özipek; AKP’’yi ve F.Gülen’’i bitirme adı verilen belge ile ilgili olarak, Başbakan Erdoğan’’ın yüzüne karşı şunları söyledi ve salondan alkış aldı; ’“ Özal olsaydı, gereğinin yapılmasını beklemez, Genelkurmay Başkanını görevden alırdı.’”’¶
Soralım Doçent Beye;
* Adı geçen belgenin gerçek olduğu yargı kararıyla belirlendi mi?
* Adı geçen belgenin, Genelkurmay Başkanı’’nın bilgisi dahilinde hazırlandığı, yargı kararı ile belirlendi mi?
* Adı geçen belge, 4 kez istenmesine rağmen, Askeri Savcılığa gönderildi mi?
Tüm bunların cevabının ’“HAYIR’” olduğunu bu Doçent Bey de bilir, bilir ama konuşur. Doçent bey, ’“masuniyet karinesini’” bilmez mi, bilir ama gene konuşur. Neden mi konuşur?Birincisi bu kişi tarikat kültürüyle yetişmiştir, ikincisi ’“Ben Türk değilim, Arabım, Türk demeyin utanırım’” diyen birinin gazetesinde çalışmaktadır.
Şimdi merak edilen konu şudur:
İTO Başkanı Sayın Yalçıntaş’’ın, İstanbul tüccarlarının paralarıyla kurulmuş üniversitesinde böylesine demokrasi ve asker düşmanı birini barındırıp barındırmayacağıdır. Babası Sayın Nevzat Yalçıntaş bu ülkeye onbinlerce öğrenci yetiştirmiştir. Bir gün bile Nevzat Hoca’’nın ağzından Askerin ve Ordumuzun aleyhine söz çıkmamıştır, çıkmaz.
İTO Başkanı’’nın tavrını birlikte göreceğiz.
İmamlar Yatay Geçişte!
Diyanet İşleri Başkanlığı, devletin ’“Yatay Geçiş Merkezi’” oldu.
Diyanette çalışan imam, hatip, vaiz ve müezzinler, diğer kamu kurum ve kuruluşlarına yatay geçiş yaptı.
Yanlış anlaşılmasın, Diyanette çalışanlar oradan kaçmıyor, oynanan oyun başka.
Diyanetten geçiş genelde şöyle yapılıyor:
Devletin kritik yerlerine eleman alınacak. Fakat imtihansız eleman almak mümkün değil, imtihanda da bu tarikatçıların başarılı olması imkansız. O zaman devlete alınacak eleman önce Diyanet’’e (buraya imtihansız eleman almak mümkündür) girer, iki- üç ay sonra oradan Milli Eğitime, İçişleri Bakanlığı’’na, Adalet Bakanlığı’’na yatay geçiş yapılır. Tarikatın Devleti ele geçirmesindeki en önemli yollardan biridir. AKP döneminde Diyanet’’ten geçiş yapan kişilerin adedi, 2 bin 268 kişiyi bulmuştur. Bu çok önemli bir rakamdır. AKP iktidardan gönderildiğinde, milletin iktidarı, yatay geçiş yapan bu tarikat artıklarını geldikleri yere gönderecektir.
Ekonomide Toparlanma Olmadı
Ekonomistlerin son tespitlerine göre, ekonomide toparlanma olmadı.
Önümüzdeki 3 yılda, işgücü piyasasına yeni girecek 3 milyon yeni gence iş imkanı bulunamayacak. Mevcut işsizlerimize ilaveten, yeni işgücüne katılacak gençlere de iş verilememesi ülkemizin çok hassas bir dönemden geçtiği şu anda sosyal barışı devam ettirmemizi çok zorlayacaktır.
Ayrıca kredi kartlarında takip oranı yüzde 10’’un üzerine çıkmıştır. Bu oran krizin tekrar yaşanacağının en belirgin işaretidir.
Atma Recep Din Kardeşiyiz
Başbakan Recep Erdoğan aşı olmayacağını söyledi. Sağlık Bakanı Recep Akdağ, kendisinin aşı olduğunu ve herkesin aşı olmasını istediğini söyledi.
Bir RECEP öyle söylüyor, bir RECEP böyle söylüyor.
Birinin rütbesi büyük, diğerinin uzmanlığı büyük.
Hangi RECEP’’İN dediği doğru?
Vatandaş da tam ikiye bölündü. Bu durumda vatandaşın yarısı diğerine şunu söylüyor:
’“Atma Recep Din Kardeşiyiz’”
GDO’’lu Ürünleri Tespit Edemeyeceğiz
Tarım Bakanlığı 26 Ekim’’de yönetmeliği yayımladı ve Valiliklere bir genelge gönderdi. Bu genelgede 27 gıda ve yem maddesinin ismi veriliyor. Bu gıda ve yem maddeleri için valiliklerce GDO analizi yaptırılması ve analiz sonucu GDO tespit edilen ürünlerin ithalatına izin verilmemesi isteniyor.
Yazıya göre Türkiye’’de bu analizleri yapacak 3 laboratuar var. Bursa Gıda Kontrol ve Merkez Araştırma Enstitüsü, Adana İl Kontrol Laboratuarı, Ankara İl Kontrol Laboratuarı.
Tüm ülkeye girebilecek GDO’’lu ürünlerin kontrolü sadece 3 ilde bulunan 3 laboratuarda yapılacak. Daha doğrusu yapılamayacak. 3 laboratuarın bu iş yükünü kaldırması mümkün değil. Ayrıca bu GDO cambazları bu ürünleri ülkeye sokmak için her türlü yolu deneyeceklerdir.
İşin özü; GDO’’lu ürünleri, tespit bile edemeyeceğiz.