Ticaret Bakanı Bolat açıkladı: Türkiye'nin dış ticaret açığı belli oldu
Ticaret Bakanı Bolat açıkladı: Türkiye'nin dış ticaret açığı belli oldu
İçeriği Görüntüle

Dilek ÇELİKTEN/ EGEDESONSÖZ- Yaz aylarının gelmesiyle birlikte artan hava sıcaklıkları, tarım sektöründe çalışan binlerce mevsimlik işçi için çalışma koşullarını daha da ağırlaştırdı.

Bakırçay Ovası’ndaki tarlalardan sıcaklığın 50°C - 60°C’yi bulduğu seralara kadar işçiler, hiçbir yasal koruma olmaksızın kavurucu sıcak altında çalışmaya zorlanıyor.

Egedesonsöz'e konuşan Tarım-Sen Genel Başkanı Umut Kocagöz, sıcaklığın en yoğun olduğu öğle saatlerinde işçilere mola veya izin hakkı tanınmadığını belirtti.

DENETİM YOK!
Tarım-Sen Genel Başkanı Umut Kocagöz, "Genel olarak tarım işçileri denildiğinde, tarlalarda ve ovalarda çalışanlarla seralarda ve balık işletmelerinde çalışan işçilerden söz ediyoruz. Bu grupların çalışma koşulları birbirinden farklı olsa da ortak sorunları aşırı sıcak altında çalışmak.Tarlada ve ovada çalışan işçiler için belirli bir mola söz konusu değil. Yaz aylarında çalışma saatleri genellikle daha erkene çekiliyor; amaç sabah erken başlayıp olabildiğince erken bitirmek. Ancak buna rağmen günün en sıcak saatlerinde çalışmak zorunda kalıyorlar. Mevsimlik tarım işçilerinin sigortalı çalışma durumları olmadığından dolayı Bakanlığı'nın etkin bir denetim ya da yaptırım uygulaması da söz konusu değil. Bu nedenle çalışma koşulları çoğu zaman tarla sahibinin ya da dayıbaşının insiyatifine bırakılıyor" dedi.

İŞÇİNİN SAĞLIĞI ÖNEMLİ DEĞİL!
Özellikle sera üretiminde kapalı alan sıcaklıklarının katlanılamaz boyutlara ulaştığını dile getiren Kocagöz, "Seralarda çalışan işçiler ise çok daha ağır sıcaklık koşullarıyla karşı karşıya. Sera içindeki çalışma ortamı 50-60 dereceye kadar ulaşabiliyor. Buna rağmen, aşırı sıcak nedeniyle çalışmanın durdurulması ya da işçilerin korunmasına yönelik uygulamalar yaygın değil. İşçiler bu yönde talepte bulunsa bile, işletmeler çoğunlukla üretim ve kârlılığı önceliklendiriyor. Ne yazık ki ülkemizde işçi sağlığına gereken önem verilmiyor. İşçi sağlığı ve iş güvenliği açısından çalışma ortamının 40, 50 ya da 60 derece olması işverenler için çoğu zaman belirleyici olmuyor. Öncelik, yapılacak iş ve elde edilecek kazanç oluyor. Çalışma koşullarının işçiler üzerindeki sağlık riskleri ise ikinci planda kalıyor" değerlendirmesinde bulundu.

GÜNLÜK ÜCRET BİN 100 İLA BİN 300 LİRA
Dayıbaşlarının işçilerin ücretlerinden kesinti yaptığını belirten Kocagöz, "Yevmiyeler yapılan işe ve çalışılan bölgeye göre değişiyor. Örneğin Bakırçay Ovası'nda günlük ücretler şu anda yaklaşık bin 300 lira seviyesinde. Ancak dayıbaşıları bu ücretten 100 ila 200 lira arasında kesinti yapıyor. Bu durumda işçinin eline yaklaşık bin 100 lira geçiyor. Bazı işlerde günlük yevmiyeler 2 bin -2 bin 500 liraya kadar çıkabiliyor. Ancak bu rakamlar oldukça değişken. Yapılan işin niteliğine ve bölgeye göre farklılık gösteriyor. Genel olarak işçinin eline geçen günlük ücretin bin 100 ila bin 300 lira bandında olduğu söylenebilir" ifadelerini kullandı.

"SÜRENİN ÖNEMLİ BÖLÜMÜ İŞ VE YOLCULUKLA GEÇİYOR"
Tarım işçilerinin günlük çalışma sürelerinin uzun olduğunu söyleyen Kocagöz, "Tarım işçileri günlük ortalama 8-9 saat çalışıyor. Buna tarlaya gidiş ve dönüş için yolda geçen süre dahil değil. İşçilerin evden tarlaya ulaşımı ve gün sonunda geri dönmesi, mesafeye bağlı olarak ortalama 2-3 saat daha sürüyor. Dolayısıyla işçiler, evden çıkışlarından eve dönüşlerine kadar geçen sürenin önemli bir bölümünü iş ve yolculukla geçiriyor" dedi.