Milletvekili sayısının artmasıyla birlikte bu kez Ankara'ya 28 vekil gönderecek olan İzmir, 24 Haziran'da partilerin sıkı çekişmesine sahne olacak kentlerin başında geliyor.

Tüm partiler oy oranlarını bir tık daha öteye taşımaya çabalarken, yaptırdığı anketler neticesinde İzmir'i 'Lokomotif Kent' olarak gören ve ciddi bir oy bekleyen İyi Parti, İzmir'e daha özel bir ilgi gösteriyor.

Bunun için de seçim çalışmaları, DYP'de milletvekilliği, il başkanlığı gibi önemli görevleri yerine getirmiş deneyimli siyasetçi Yıldırım Ulupınar'a emanet edilmiş durumda.

Her ne kadar Ulupınar milletvekili adaylığı için il başkanlığı görevinden istifa etmek zorunda kaldıysa da görevi devralan il yönetimine, tecrübesi ve deneyimiyle hala yol gösteriyor.

30 yıllık siyasi yaşamında sayısız seçim atlatan Ulupınar, milletvekili aday listelerinin YSK'ya teslim edileceği 21 Mayıs'tan önce, önümüzdeki hafta Ankara'ya giderek Meral Akşener ile özel bir 'İzmir görüşmesi' yapacak.

Ulupınar, bu görüşmede Meral Akşener'e İzmir'in hassasiyetlerini, kırmızı çizgilerini ve İzmir seçmeninin tavrını aktaracak.

Akşener ile yapacağı görüşme için 'İzmir konusunda bir dip not ileteceğim' diyen Ulupınar, özellikle de İzmir'in ithal aday tepkisine değinecek.

'İzmir'in hassas pozisyonunu Sayın Genel Başkanımıza anlatmak istiyorum. Parti kurulduğu günden bu yana emek vermiş, çaba göstermiş ve kendini riske atmış birçok arkadaşımız var. Gönlüm bu arkadaşlarımızın listede yer alması. İzmir'in, ithal adaya karşı refleksi var. Benimki Sayın Genel Başkanımıza, İzmir hakkında bir dip not. Bu, İzmir açısından doğru da olacaktır.' diyor.

Ancak ardından hemen ekliyor: 'Birinci planda liyakat ve ehliyetin, ikinci planda vefanın olmasını talep edeceğim'.

İthal aday konusunda özel bir istisna olabileceğini de vurgulayan Ulupınar 'Ancak, Ankara'da çok uzman arkadaşlara ihtiyaç olabilir. Böyle bir isim olursa İzmir listesine koyabilirler. Ona bir sözümüz yok. Tabi ki son karar Genel Başkanımızın' diyor.

İzmir'e neden bu kadar özel ilgi gösterdikleri sorusuna ise 'Meral Akşener'in en iyi olduğu il bence İzmir' yanıtını veriyor Ulupınar.

İzmir ve seçime yönelik açıklamaları ise oldukça iddialı. Neler mi diyor? İşte Ulupınar'dan İzmir ve seçime yönelik birkaç açıklama:

1-) 5 ay önce daha ortada seçim kararı yokken bir anket yaptırdık ve İzmir'de ikinci parti çıktık. İl binamızın açılışı, Meral Akşener'in İzmir'e gelişiyle şimdi çok daha iddialıyız.

2-) Ak Parti İzmir'de üçüncü parti olacak ve çok oy kaybedecek. Ben kimsenin düşmanı değilim. Başarılı olsaydı da alkışlardım. Ama biz bir ihtiyaçtan kurulduk. Çok rahat söyleyebilirim ki, AK Parti İzmir'de üçüncü olacak.

3-) Bu zamana kadar olan İyi Parti oyları tek başına Meral Akşener'in oyuydu. Teşkilatlar kurulmadığı için bizlerin buna bir katkısı olmadı. Ancak şu 1-1,5 ayda teşkilatlar Türkiye genelinde bütünüyle sokakta olacak. Bizim de bu işe çok ciddi katkımız olacağına inanıyorum.

4-) Biz İyi Parti olarak, seçimde 'iyi bir dil' kullanacağız, kavga etmeyeceğiz. Türkiye genelinde aynı dili konuşacağız. Verilmek istenen mesajlar aynı olacak. Bir hafta içinde bu mesajlar genel merkezimizden illere gelmeye başlayacak.

5-) AK Parti 2001 yılında kurulduğunda ben milletvekiliydim. Seçime 5 kala biz AK Parti'nin tek başına iktidar olacağını kuliste konuşuyorduk. Bunun için sihirbaz olmaya gerek yok. Şimdi İyi Parti'nin gelişini onun bir tık üstünde görüyorum.

6-) İzmir ve Ege'den çok daha iyi oy alacağımızı düşünüyorum. İzmir ve Ege seçmeninin kırmızı çizgileri var. Bu çizgileri geçen kim olursa olsun taviz vermiyor. Bizim kuruluş amacımızla, Ege'nin efeliği, kırmızı çizgileri birebir örtüşüyor.

7-) Partimiz birçok kentte kongre yapmakta zorlandı. Elektrikleri kesildi, Genel Başkanımız çöp tenekelerinin üzerinde konuşma yaptı. Ama biz İzmir'de hiç zorlanmadık. İzmir bize bir zırh oldu. Dolayısıyla Dokunulmazlık verdi.

Siyaset iddia işidir, İddiası olmayan parti, sandıktan çıkamaz. Yıldırım Ulupınar'ın bu iddiayı net bir şekilde yansıttığı ortada. Hangi partinin iddiasının gerçekleşeceğini 24 Haziran akşamı hep birlikte göreceğiz. Ancak Ulupınar'ın bir temennisi var ki hangi görüşten olursa olsun katılmamak mümkün değil. Yazının son noktasını bu temenni ile koyalım:

'En rahatsız olduğum nokta Türkiye'nin karpuz gibi ortadan ikiye ayrılması. Seçime gidiyoruz, savaşa değil. İstanbul'da bir kardeşimiz öldü. Öldürülen kadar öldürene de acırım. Gencecik hayatlar karardı. Onlar inandıkları dava uğruna adam öldürdüklerini zannediyorlar. Bu ülkenin gencecik çocukları kavga yapmasın. Kocaman insanlar da gençlerimize kötü örnek olmasın'.