CHP Genel Başkanı Deniz Baykal öğle saatlerinde İzmir'e geldi. Programı İl Başkanlığı yapmış, üç gün öncesi bu programı basına yollamıştı. ’¶
Ben kimsenin bu program basına açıklanmadan önce; "Deniz Baykal programı İzmir'e inince gördü" deme şansının olduğunu düşünmüyorum.
Çünkü bugüne kadar Deniz Bey'in programı Genel Merkez tarafından 'chek' edilmeden basına açıklanması söz konusu olmamıştır, olmayacaktır da.
Programda ki ertelenmeler olmasının Adnan Menderes Havaalanı'nda yaşananlarla ilgisi de olduğunu düşünmüyorum.
İzmir’’de uzun bir süreden beri devam eden bu tür tatsız olayların herkes gibi Deniz Baykal'ın da canını sıktığı kesindir.
Bu güne kadar yapılan tepki eylemlerinin devam etmesi; bu tür bir tepki hareketinin yaşanacağı KENT A.Ş sorununun aylarca gündemde tutulmasından belliydi.
Bu konuda benim üzüntüm şu; DİSK işçilerinin tümünün kıdem tazminatları verildi. İşçiler tüm alacaklarını aldılar. Bu konuda bir sıkıntı yok ancak gerek siyasiler gerekse sendika yöneticileri; bu işçi kardeşleri bu kadar gündemde tutar ve eylem için sürekli önlerini açarlarsa, tepkilerini kontrol altına almakta da zorluk çekeceklerdir.
Bunun ilk sinyali Adnan Menderes'te verildi. Bu kez tepkinin boyutu sertti ve kontrol altına alınamadı, bugüne kadar direnişçilere yumuşak davranan emniyet güçleri, işte tam zamanı diyerek orantısız güç kullanınca; 'işçi düşmanı CHP' görüntüsünü net biçimde ulusal basına malzeme oldu.
Artık parti içinden veya sendika üst yönetiminden birilerinin artık bu eylemlere dur deme zamanının geldiğini söylemesi, hatta kulak çekmesi lazımdır. Yoksa bu süreçten sonra işçi kardeşlerimizin kontrol altına alınması daha da zor olacaktır.
*****
Buca'da Atatürk Mask'ının açılışının ertelenmesi ise ayrı bir tartışma konusu oldu.
Tabi şu da olası; Deniz Baykal, Atatürk Mask'ına karşı daha önceki tepkileri, yargı sürecini ve CHP'sinin bu Mask'a bakışının ne olduğunu bilmeyebilir. Hatta Sayın Baykal; Ercan Tati'nin "Bu para ile ben daha büyük yatırım yapabilirdim. Ortada 4 trilyon gibi bir harcama var. Bu parayı da sokağa atamayız" dediğini de bilmeyebilir.
Ancak, Mask'ın açılışı sırasında ve açılış sonrası, ortaya çıkabilecek tüm olumsuzlukları birilerinin önceden görmesi gerekebilir (di.)
Hatta, son dakika da genel merkezden yapılan uyarı dikkate alınabilir(di.)
Alınmadı, alınmak istenmedi, belki atlandı.
Basına gönderilmeden mask açılışı proğramdan çıkarılabilir(di.)
Önemli değil.
Peki, Deniz Baykal ne yaptı; "Açalım da" demedi, "Açmayalım"da demedi, "Daha sonra açarız" deyip geçiştirdi.
Aslında Baykal bu tavrıyla, kendisini uyaran kişiyi dinleyerek, yapılması gerekeni yaptı. Bu ismin kim olduğunu açıklamaya gerek yok tabii.
CHP Genel Merkezi, hatta Deniz Baykal da farkındaki Buca CHP Örgütü sanki yamalı bohça. Her kafadan bir ses çıkıyor. Parti içi muhalif gruplar İzmir örgütlenmelerine Buca'dan başlamak istiyor. Buca ilçe örgütünün düşmesi ile İzmir'de güç dengelerinin değişebileceği konuşuluyor. Bu doğru mudur?Gülünür.
Şuan Buca'da görevde olan bir ilçe yönetimi ve belediye başkanı vardır. Başarılı ya da başarısız olmalarına karar vermek için daha uzun süre vardır. Belediye başkanı 5 yıl süre ile görevdedir. İlçe Başkanı ise, bir süre sonra kongreye giderek başarısını veya başarısızlığını kongrede sınayacaktır.
İşte Buca'da yaşanan bütün sorun görevde olanların değil, görevinin ne olduğunu bilmeyenlerin bir bardak suda kopardığı fırtınadan başka bir şey değildir.
Kısacası 'mask' bahane, bulanık suda sorun aramak 'şahane' dir.