Ozan EKİZ / EGEDESONSÖZ – Yeni yılın gelmesiyle birlikte Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) birlik başkanları 2025 yılı değerlendirmesi ve 2026 yılı beklentilerini Swissotel Kongre Merkezi’nde dile getirdi.
EİB Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, sektörüne dair değerlendirmelerde bulundu.
‘2025’E GÜÇLÜ VEDA ETTİK’
Işık, ilk olarak, sektörün olumlu tarafına değinerek, “Türk Kuru Meyve Sektörü 2025’e Güçlü Bir Performansla Veda Ediyor, 2026’ya Sürdürülebilirlik Hedefiyle Giriyor Küresel ekonomide belirsizliklerin derinleştiği, ticaret dinamiklerinin hızla değiştiği ve iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerinin daha görünür hâle geldiği 2025 yılını geride bıraktık. Yaşanan bu zorluklar, tarım ve tarıma dayalı ihracat sektörleri üzerinde önemli baskılar oluşturmuş olmakla beraber, Türkiye’nin en stratejik sektörlerinden biri olan kuru meyve sektörü; güçlü üretim altyapısı ve küresel pazarlardaki konumuyla ülkemize 1,74 milyar dolarlık net döviz girdisi sağlamıştır. 2024 yılına göre ihracatımızda yaşanan yüzde 6’lık düşüşe rağmen, mevcut zorlukları yöneterek sektörümüzün rekabet gücünü korumayı ve sürdürülebilir üretim ve ihracat artışı sağlamayı temel önceliğimiz olarak görüyoruz. Çekirdeksiz kuru üzüm, kuru incir ve kuru kayısı üretim ve ihracatında global ölçekteki liderliğimizi sürdürmenin gururunu yaşıyoruz” dedi.
‘KURU MEYVEDE TONAJ KAYBI, GELİRDE DALGALANMA’
Geçmiş yılın rakamlarını değerlendiren Işık, “Ürün bazında 2025 yılında, çekirdeksiz kuru üzüm ihracatında tonaj bazında yüzde 23 azalışla 139.004 ton, değer bazında yüzde 6’luk bir azalışla 500 milyon dolar gelir elde edildi. Kuru incir ihracatında tonajda yüzde 6 azalma 59.128 ton, değer bazında yüzde 9'lık artışla 362 milyon dolara ulaşıldı. Kuru kayısı ihracatı ise miktar bazında yüzde 38 kayıpla 47.675 ton, gelir bazında yüzde 26 azalarak 303 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Ege İhracatçı Birlikleri olarak, toplam kuru meyve ihracatının yüzde 60’ına karşılık gelen 1,05 milyar ABD dolarlık ihracat Birliğimiz tarafından gerçekleştirilmiştir. başlıca ihracat kalemlerinden, çekirdeksiz kuru üzümde 496 milyon dolar, kuru incirde 316 milyon dolar, kuru kayısıdan ise 140 milyon dolarlık ihracat geliri elde edilmiştir” diye konuştu.
‘SEKTÖRDE DESTEK VE MARKALAŞMA KRİTİK ROL OYNAYACAK’
Işık, son olarak, şu ifadeleri kullandı:
Küresel rekabetin yoğunlaştığı ve finansman koşullarının ihracatçılar üzerindeki baskısının devam ettiği bu dönemde, destek mekanizmalarının güçlendirilmesi sektörümüz açısından kritik önem taşımaktadır. Bu çerçevede, mevcut pazarlardaki konumumuzu korurken hem mevcut hem de yeni pazarlarda tanıtım faaliyetlerimizi artıracak; katma değerli ürünler ve etkin markalaşma stratejileri Türk kuru meyvesinin küresel pazarlardaki algısını daha da ileriye taşıyacağız. Üreticiden ihracatçıya tüm paydaşlarımızın ortak emeği ve iş birliğiyle, sektörümüzün 2026 yılında daha dayanıklı, rekabetçi ve sürdürülebilir bir yapıyla yoluna devam etmesi için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.




