Geçtiğimiz sene içerisinde yüksek lisans öğrencim ile sohbet ederken ne gibi bir konu bulsak da, gerçekten dikkat çekici olsun derken aklımıza birden 'kooperatifçilik' geldi. Çevremizde bu alanda aktif kimler çalışıyor ve biz bu konuda neler yapabiliriz diye düşünürken, Aslı :'Hocam, bir gün Tarım İl Müdürlüğü'ne gidelim' dedi. Doğru bir karardı ve biz hemen dosyalarımızı alarak koştuk. Aslında o kadar heyecanlıydık ki, sanki yeni bir şey keşfetmiş gibi hissediyorduk kendimizi… Müdüriyet'te konuştuğumuz Ziraat Mühendisi Beyler, bize 'kadın kooperatifçiliği'nden bahsettiklerinde nedense hoşumuza gitti. Bunun üzerine neler yapabileceğimizi düşünmeye başladık.

Öncelikle İzmir TOBB Kadın Kurulu Başkanı Aysel Öztezel ile konuyu konuştum. Değerli bilgilerine güvendiğim eski İhraçatçılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Türkmenoğlu: 'Türkiye'de herkes kooperatif olgusundan korktu, aslında çok güzel bir model 'demesi bu konuda beni daha da teşviklendirdi. Bu motivasyon ile hemen Manisa'da TOBB Kadın Kurul Başkanı ve Ticaret Odası Genel Sekreteri ile bir toplantı yaptık ve bir yol haritası belirledik.

Hemen çok yakınımızda bulunan bazı kooperatiflere bir teknik gezi yapacak ve gördüklerimizi nasıl uygulayacağız konusunda bir 'model' geliştirmeye çalışacaktık. En yakında da şimdiye kadar gitme şansım olmayan Seferihisar Belediyesi tarafından her Pazar günü kurulan 'Kadın Pazarı' vardı. Kadın Pazarları ile ilgili çok ciddi bir araştırmam yoktu ama yıllar içerisinde Buca'da aktif faaliyet gösteren bir pazara gitmiştim. Ayrıca bazı sebze-meyve pazarlarında pek çok kadının da katıldığı ortamları biliyordum. Ancak Seferihisar'a Kaleiçi tarafına arabamı park edip yürümeye başladığımda bambaşka bir ortamla karşılaşacağımı hissetmeye başlamıştım bile…

Bir organizasyonun arka sahnesinde kadın gücünü görünce neden bu kadar başarılı olmuş olduğuna şaşırmamak gerekiyor. Seferihisar Belediye Başkanı'nın eşi Neptün Hanım, 2010 yılından bu yana bu beldede ciddi atılımlar başlatmış ve güzel tarafı hızla büyütmüş. Tunç Başkan, başkanlığından bu yana ise Seferihisar'ı bir marka şehir yapması ve bu markanın sürdürülebilirliğinde kadın gücünü kullanması bence muhteşem bir düşünce olmuş. Yıllar boyunca siyasetin içinde birisi olarak hiçbir belediye başkanı eşinin şehir ile bu kadar özdeşleşmiş olduğuna tanık olmamıştım.

Emimin ki, içinizde pek çok kişi Sığacık'ta Kadın pazarına gitmiştir bir Pazar günü. Benim duygularıma katılmış olabileceğinizi tahmin ediyorum. Ancak ben bu pazarı, bir akademisyen gözüyle bugün değerlendirmek istiyorum izninizle.

Kooperatifçilik hareketi 19.yüzyılın ikinci yarısından itibaren bütün ülkelerin sosyal ve ekonomik kalkınmasında çok önemli rol oynamıştır. Bugün gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde kooperatifçilik, önemli bir sosyal ve ekonomik hareket olarak kabul edilmekte, dünyada demokrasinin, barışın, çevrenin korunmasına ve istihdam yaratılmasına, kaynakların harekete geçirilmesine, yatırımların oluşturmasına ve ekonominin, sürdürülebilirliğine ve yoksullukla mücadeleye katkıda bulunmakta olup, ülkelerin ekonomik ve sosyal kalkınma ve gelişmelerinde önemli bir araç olarak kullanılmaktadır.
2014 verilerine göre Türkiye' de toplam kooperatif sayısı 79.486 olup, bu kooperatiflerin toplam ortak sayısı ise yaklaşık olarak 7,8 milyon olarak belirlenmiştir. Hıdırlık Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, yaşamın kolay olduğu kentlerin uluslararası ağı Citteslow'un (sakin Şehir) Türkiye'de ilk temsilcisi, ve başkenti olan Seferihisar'da, Neptün Hanım ve yedi kadın tarafından kurulmuştur.

Kadın Pazarı'nda gezerken öncelikle bu tür bir kooperatifçilik faaliyetinin 'mutlu insanlar yaratmak' ve 'rol modellerini çoğaltmak' için önemli bir faaliyet olduğu düşünürken, orada pek çok kadınla yapmış olduğum görüşmeler sonucunda pek çok açıdan bu kooperatifçilik işinin 'ekonomik kalkınma modeli' olarak da sunabilecek bir alternatif çözüm olduğunu tespit ettim.

Yerel yönetimlerin sınırları içerisinde, 'kadın kooperatifleri'nin kurulması ve aktif bir şekilde yönetilmesi durumunda, bölgesel ve ülkesel kalkınmaya 10 temel kriter ile destek verebileceğini şu anda öngörülebiliyorum. Bu boyutlar arasında; ekolojik denge ve duyarlılık, turizm sektörünün canlanması, lojistik faaliyetlerin hareketliliği, yeni yatırımlar ve toprağın değer artışı, kadın istihdamında artış, sağlıklı yaşam standardının artışı, rekabet ve ticaret kazancın artışı, yeni markaların yaratılması, tarım sektörünün aktifleşmesi ve kadının sosyal ve eğitim düzeyinin artışının aile içi dinamikler üzerine etkisi bulunmaktadır.

Bütün bu kriterlerin sağlamış olduğu faydaları dikkate aldığımızda, sadece ülkemiz açısından değil, gelişmekte olan bütün ülkeler açısından da önemli bir 'girişimcilik modeli' olacağını düşünüyorum. Gerçekten bütün bunları gördüğümde büyük heyecan duydum. İnanılmayacak bir kazanç kapısı yaratılmıştı Seferihisar'da. Bir yandan 'farkındalık yaratılıyor' bir yandan rekabet ile nasıl baş edileceği tespit edilmeye çalışılıyordu. Bir yandan mesleki etik dediğimiz belki de pek çok erkek esnaf tarafından dikkate alınmayan 'otokontrol' bu kadın pazarında sevgiyle ve saygıyla gerçekleştirilebiliyordu.

Kadınlar artık pazarda, kadınlar artık tarlada, kadınlar artık e-mail kullanıyor ve internet üzerinden ticaret yapıyorlar, haftalık ve günlük siparişler alarak, aylık gelirlerini yükselterek bambaşka yeni ekonomik dengelerin oluşmasına katkıda bulunuyorlar. Afferin kadınlara, yine atağa geçtiler…