Yeni CHP' den istifa etmiş bir CHP'li olarak gündemi dikkatle izliyorum. Kemal Kılıçdaroğlu'nu beğenirim beğenmem orası benim bileceğim iş… Ama şu gerçek ki; Kemal Kılıçdaroğlu ile seçim arenasında boy gösterecek olan 'Yeni CHP' dörtnala ilerliyor. 'Herkes İçin CHP' vurgusu yapan Yeni CHP'ye destekler de çığ gibi büyüyor. Bakın, İnan Kıraç Yeni CHP'yi tek başına iktidar bile yaptı. Olur mu olur! Böyle bir olasılık gün geçtikçe kuvvet kazanıyor. Ünlü İngiliz dergisi 'The Economist' mesela… AKP'nin oyunu arttırmasının Türkiye için kötü olacağını vurgulayıp Yeni CHP' nin desteklenmesini istedi. Yani açık açık oy istedi. Yarın öbür gün Obama çıkıp da Aile Sigortası'nı anlatırsa da hiç şaşmam.
The Economist ve İnan Kıraç bir yana da bakalım köylü Mehmet Ağa ne diyecek? Benim bildiğim Mehmet Ağa 'The Economist' okumaz. Gerçekçi bulmayıp beğenmediği için değil tabi ki de... Ve İnan Kıraç; 'kime ne kadar etki eder, iddiasında ne kadar haklı çıkar' onu da göreceğiz. Türkiye'de halkın iktidarını müjdeleyen İngiliz The Economist dergisi ve en büyük sorunu işsizlik olan bir ülkede Yeni CHP'ye tek başına iktidar şansı tanıyan patronİnan Kıraç'ın beyanları kim ne derse desin Kemal Kılıçdaroğlu'nun elini güçlendirdi.
Seçim sonuçlarına yönelik çok değişik tahminler var. Kimisinde Erdoğan kimisinde Kılıçdaroğlu önde… Bu tahminlerin bir tek ortak yanı var. O da Yeni CHP'nin CHP'ye oranla daha çok oy alacağıdır. Araştırmacılar Yeni CHP'nin muhalefette bile olsa oyunu arttıracağı inancında hem fikir duruyor. İşin gerçeği Kılıçdaroğlu'nun 'Kabahat sizde değil bizde! Biz size gelmedik' diyerek bugüne kadar gidilmeyen yerlere gidip özür dilediği insanlardan oy alacağına bende inanıyorum. Ama az alır, ama çok… Artış olacak bir kere lakin kayda değer olup olmayacağı konusunda şüphelerim var. Bazı yerlerde neredeyse sıfır olan oy sayısı yükselebilir. Fakat bu oran milletvekili seçme yeterliliğine ulaşmazsa alınan oyun kıymeti harbiyesi kalmaz. Bir başka deyişle alınan oy devede kulak kalır. Bir başka sıkıntılı durum da bugüne kadar gidilmeyen yerlerde bugüne kadar verilmeyen tavizlerin verilmesi ile bugüne kadar size sahip çıkan insanlara bu durumu açıklamakta zorluk çekilmesi ile ilgilidir. Sırf bu yüzden değil belki ama ben CHP'nin İzmir'de çok ciddi olmasa bile bir düşüş yaşayacağını ve yurt genelinde yakaladığı başarı grafiğinin çok çok altında kalacağını düşünüyorum. Bana göre üstüne düşeni fazlasıyla yapan ve bu ihtimal dahilinde bile suçu kendisinde arayacağını her fırsatta açık yüreklilikle ifade eden Aziz Kocaoğlu bu faturanın kesileceği en son kişidir.
Ben iddia ediyorum. Bu seçim 'yüzyılın seçimi' olacak! Ne Economist, ne anketler ne de siyaset bilimcilerin hesapları tutmayacak. Bu seçimde hesaplar alt üst olacak. Şimdilik her şey güzel, reklamlar aldı başını gidiyor. Sona yaklaşırken reklam coşkusu bir kat daha arttı. Yeni CHP'nin 'Bu sefer başka' reklamları isyanı çağrıştırıp haksızlığa, zulme ve yolsuzluğa dur demek adına bir kararlılığı ortaya koyarken iktidar partisi AKP ise 'Bi daha, bi daha' reklamlarında horon tepip halay çeken bir Türkiye mozaiği ile her zaman olduğu gibi milli birlik ve beraberlik vurgusu yapıyor. Meydanlardaki enerjisi ve Bahçeli'nin mükemmel performansına rağmen MHP hala reklamlarda kendisinden beklenen performansı gösteremedi.
12 Haziran'da millet kararını verecek. Nefret ettiğini sandığa gömüp sevdiğini sandıktan çıkaracak. İşte tam da bu noktada Konfüçyüs'ün güzel ve anlamlı bir sözü ile yazımı sonlandırmak istiyorum;
'Halk bir kimseden nefret ettiği zaman, bunu incelemek gerekir. Halk bir kimseyi seviyorsa, yine bunu da incelemek gerekir.'