Ozan EKİZ / EGEDESONSÖZ - Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) ev sahipliğinde ‘Su Konferansı’ İzQ Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi’nde gerçekleştirildi. Konferansa Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) ve İzmir Ticaret Borsası (İTB) katkılarını sundu.

ESİAD BAŞKANI ZORLU: İZMİR’İN 2030 MİSYON KENT HEDEFİNİ SON DERECE ÖNEMSİYORUZ
Ev sahibi olarak açılış konuşmasını yapan ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, “Uzun süredir çıkarılması beklenen Su Kanunu’nun bu yıl yasalaşacak olması, ülkemiz açısından son derece önemli bir adımdır. Bu düzenlemeyle suyun korunması, verimli kullanımı ve sürdürülebilir yönetimi yasal bir çerçeveye kavuşacaktır. Öte yandan bu tartışma yalnızca ulusal değil, aynı zamanda küresel gündemin de bir parçasıdır. Bu yıl Antalya’da düzenlenecek olan COP31 toplantısında, iklim kriziyle mücadelede suyun rolünün küresel ölçekte daha güçlü biçimde ele alınmasını bekliyoruz. Aynı şekilde iklim-nötr, dirençli ve sürdürülebilir bir kent olma yolunda İzmir’in 2030 Misyon Kent hedefini son derece önemsiyoruz. Bu hedef kapsamında su yönetimini en kritik başlıklardan biri olarak görüyoruz” diye konuştu.

İTB BAŞKAN YARDIMCISI UÇAK: MODERN SULAMA İLE TASARRUF SAĞLAMAK MÜMKÜN
İTB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bülent Uçak, tarımda sulamaya değinerek, “Yalnızca bir doğal kaynağı değil, geleceği konuşmak için toplandık. Su, çevresel bir başlık olmaktan ziyade stratejik bir mesele hâline geldi. Yeryüzündeki su varlığının yalnızca yüzde 3 olduğu gerçeği, suyun korunması gereken en önemli stratejik kaynaklardan biri olduğunu göstermektedir. Yağış şiddeti her geçen gün farklılaşıyor. Su kıtlığı yalnızca bir çevre sorunu değildir; tarımsal üretimin azalmasıyla birlikte çok boyutlu etkiler ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle iyi bir planlama yapmak zorundayız. Tarımda kullanılan su oranlarına baktığımızda oldukça yüksek seviyeler görüyoruz. Tarımsal sulamada geleneksel yöntemlerden çıkmak artık bir zorunluluk hâline gelmiştir. Havza bazlı planları yeniden oluşturmalıyız. Biz suyu sadece bir çevre başlığı olarak değil, gıda ve tarım perspektifiyle ele alıyoruz. Su kullanımında etkinliği artırmaya çalışıyoruz. Üreticilerimizin modern sulama sistemlerine geçmesi için dijital sulama projeleri gerçekleştiriyoruz. Bu yöntemle önemli miktarda su tasarrufu sağlamak mümkün. Sanayide ve kentte suyun geri kazanımı da tarım için ihtiyaç duyulan su rezervini doğrudan etkilemektedir” dedi.

EBSO BAŞKAN YARDIMCISI ÜRÜN: SUYUN DEĞERİ KUYU KURUYUNCA ANLAŞILIRMIŞ
EBSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Ürün, suyun önemine değinerek, “Suyun değeri kuyu kuruyunca anlaşılırmış; tam da böyle günlerden geçiyoruz. Önümüzdeki 10 yıl içinde beklenen risklerin beşi iklim kaynaklı başlıklardır. Bu salonda onlarca toplantı yaptım, ilk defa bu kadar kalabalık görüyorum. Suyun geleceğin bitcoin’i ve altını olduğu söylenmektedir. ‘Mavi altın’ ifadesi giderek daha sık kullanılmaya başlanmıştır. Tüketeceğimiz her damla suyu iki kez düşünmeliyiz. Su savaşlarının yaşanması ihtimali artık ciddi biçimde konuşuluyor. İzmir’de su kaynaklarımızı verimli kullanmayı ve yeni kaynaklar yaratmayı çok önemsiyorum. Suyun denizden arıtılması gibi alternatif önerileri son derece kıymetli buluyorum. Yaklaşık 4 milyar insan, yılın büyük bir bölümünde su kıtlığı yaşıyor. Bugünlerin yarınlarını düşünmek zorundayız. Ne yapacaksak bir an önce harekete geçmeliyiz. Sanayimizi ilgilendiren her başlıkta olduğu gibi su mevzuatını da oda olarak yakından takip ediyoruz. Sanayi kesimi olarak üzerimize düşeni yapıyoruz ancak tarımda daha somut adımların atılması gerektiğini düşünüyoruz” diye konuştu.

Konuyla ilgili konuşmak üzere sahneye çıkan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, su konulu hazırladığı slayt gösterisini katılımcılara sundu.





