İkibinli yıllarda neo liberal döneme ayak uyduran CHP’de değişimi Kılıçdaroğlu başlattı. Muhafazakâr kadrolara CHP kapıları sonuna kadar açılırken, ulusalcılar, Kemalist kadrolar tasfiye edildi, Cumhuriyet’in kuruluş felsefesinebağlısiyasetçiler partiden uzaklaştırıldı. Kimlik siyaseti öne çıkarıldı.

Bugün CHP’yi yöneten sağ kadrolar, yolları ayrılmış olmakla birlikte, Kemal Kılıçdaroğlu’nun eski ekibidir.

İmamoğlu’na gelince, onun daha farklı bir özelliği var; sanayi sermayesi ile Erdoğan arasındaki hesaplaşmanın İstanbul boyutunda, sanayi burjuvazisinin desteklediği adaydır. Ve bu operasyon başarılı olmuştur. İlk birkaç yıl, İstanbul sermayesinin büyükşehir yönetimine teknokrat ve bürokrat desteği bir sır değil.

Bir yıl önce, İmamoğlu operasyonu başlarken, TÜSİAD yönetiminin tepesindeki iki ismin de göz altına alındığını hatırlamakta yarar var.

İmamoğlu’nun CHP’de yükselişi de bu operasyonun parçasıdır. Bir oldubittiyle Cumhurbaşkanlık adaylığı örgütlenen İmamoğlu, CHP yönetimini de yanına aldı. Ortada seçim falan yok ama bir yıldır “Cumhurbaşkanı adayımız İmamoğlu” mitingleriyle siyaset yapılıyor. Araya da bir miktar emekli ve emekçi yoksulluğu serpiştiriliyor; al sana siyaset!

Bir avuç liberal muhafazakârın ele geçirdiği CHP’de solculuk ise bambaşka garabet. CHP yönetimi, sosyal demokrat programın gereklerini yerine getirecek yetkinlikte değil. Özgür Özel’in kürsülerden söylediklerinin pek bir önemi yok.

Dahası Kapitalizm öyle bir krize girdi ki ekonomide sosyal refah payını büyültecek fazla kalmadı. Sistemde böyle bir para yok. Sanayide ve tarımda küçülme kimsenin meçhulü değil.

Hal böyle iken, CHP, doğru bir program ile halkın karşısına çıkmak konusunda oldukça isteksiz ve yetersiz. Durumu geçiştiren organizasyonlarla yetiniliyor.

Öte yanda, yerel yönetimlerde sürdürülen operasyon karşısında CHP’nin yaptığı savunma elbet de haklı ve doğrudur. Ancak, gerçekçi bir çizgide kalabilseler daha inandırıcı olacak. İmamoğlu’nu savunmak her şey, gerisi teferruat tavrı çok kötü.

Bir başka vahim durum; CHP’de “yetmez ama evet” kafası öne çıkarken, yerelleşme, insan hakları, demokrasi nameleriyle federasyon fikrine yamanan sözüm ona sol cenahın devrimciliği çok ucuz.

Çıkış; Ortak Program. Yeni bir çağın eşiğinde, CHP’den beklenen, dijital devrimin doğru analizine dayalı yeni bir ortak program ile Türkiye’nin geleceğini belirleyecek ilkeleri toplumun önüne koymaktır.

İmamoğlu’nun altında kalmış CHP ile gidilecek yol sadece ve sadece kişi kültürdür.