Tarih, yakın tarih, yer bilindik yer, konu, malum konu, kişi elbette Başbakan.
'Buradan bütün dünyaya sesleniyorum, Türkiye'nin merhameti Ne kadar çoksa, Gazabı da o kadar ağırdır ve serttir.'

Bu sözlerin sahibi Sayın başbakan, çok gergin olduğu için mi söyledi yoksa gerçekten de Türkiye'nin böyle gizli bir gücü falan mı var anlayamadım.

Şimdi şöyle bir düşündüm de, Uluslar arası sularda Türkiye Cumhuriyeti bandıralı Gemiye İsrail tarafından baskın düzenlenip, 9 vatandaşımız katledilmedi mi? Eee hani onlara gazap yağdırmadık, yada Amerikan askerleri, Irak'ta Askerlerimizin kafasına çuval geçirdiklerinde, o gazap gücümüz yokmuydu? Neyse en azından o gizli gücümüzü gösterecek bir düşman bulduk sonunda, adı Suriye…

Suriye'den gelip topraklarımıza düşen onlarca bomba oldu ama kimsenin tınladığı yoktu. Nihayet bombalardan biri gelip bir eve düştü, her zamanki gibi garibanlar öldü ve devlet bu durumun vahametini anladı sonunda, bu işin şakası yoktu.

Fırsat doğmuştu bu defa, Hadi şu Suriye ordusuna GAZABIMIZI gösterme zamanı geldi. 'Sen misin bizim sınırımıza bomba atan,' diyerek çevirdik topların namlusunu Suriye'ye. 'Hadi gaarii doldurun topları' vuruyoz gariii…

Vuracaktık vurmasına ama nereler vurulacak bilinmiyordu. Derhal Ülkemizde bulunan adı Özgür Suriye Ordusu olan gurup için çalışan komutanlardan istihbarat alındı. Ve vurulacak hedefler, Google desteğiyle de tespit edildi. Ve artık zamanı geldi. 'atın gaarii, Vurun Gaariii….' Sonuç: Muhaliflerden alınan bilgiye göre üstün başarılı bir cevap oldu, hedefler tam isabetle vuruldu.

Yahu gazabının acı olduğunu söyleyen bir ülke nasıl olurda kendisi istihbarat alamazda, gidip muhaliflerden istihbarat toplarsın, Hadi topladın, Nasıl onların söylediği yerleri vurursun, Hadi vurdun, Nasıl sonuçlarını muhaliflerin ağzıyla açıklarsın. Kendi gücümüz nerede kaldı, kendi savunma ve saldırı sistemlerimiz nerede kaldı anlaşılır gibi değil.

İsrail'e gösteremediğimiz Gazabımızı, Suriye'ye gösterme çabası neden? Eğer Güçlünün karşısında uzlaşmacı, güçsüzün karşısında ise cezalandırıcı olursanız, saygınlığınız biter. Suriye'de yaşananları elbette hiçbir mantık kabul etmiyor lakin bu iş Suriye'ye girmeye kalkışmak anlamına da gelmez. Bir komşu ülke olarak asli görevimiz kendi sınırlarımızı korumak ve olası savaş sonuçlarında ülke çıkarlarını da elden bırakmadan, stratejik davranabilmektir.


Evet bahsettiğim gibi Suriye ye yapılan misillemede bir sürü dedikodu dolaşıyor. İstihbaratın muhaliflerden alındığı, vurulacak hedeflerin Google'dan bulunduğu gibi bir çok söylenti var. Eğer aksi bir durum var ise, Devletin yetkili birimleri bu konuyla alakalı ivedi açıklama yapmak zorundadır, aksi halde Gazabıyla övünen bir devlet olmaktan ziyade, Abartıları ile tanınan bir devlet konumuna düşeriz. Benden söylemesi…