Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul'daki adliye muhabirleriyle bir araya geldi.
Toplantıda yer alan NTV muhabiri Dilek Yaman Demir, Bakan Gürlek'in yürütülen son soruşturmalar ve gündemdeki gelişmeler hakkında yaptığı açıklamaları aktardı.
Adalet Bakanı Gürlek, Tunceli'de 2020 yılında kaybolduktan sonra bir daha haber alınamayan Gülistan Doku'ya ilişkin "Gülistan kimyasal madde ile ortadan kaldırılmış olabilir." açıklamasını yaptı.
KAŞİF KOZİNOĞLU SORUŞTURMASI
Gazeteciler, Bakan Gürlek'e 2011 yılında cezaevinde yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin başlatılan soruşturmadaki son durumu sordu.
Bakan Gürlek, Kozinoğlu'nun ölümünde cinayet dahil tüm ihtimallerin değerlendirildiğini söyledi.
Kozinoğlu'nun mezarında feth-i kabir işlemi yapılacağını anımsatan Gürlek, "DNA örnekleri alınacak, eğer alınan örneklerde bir zehirlenme ya da başka bulgu varsa rapor haline getirilecek ve soruşturma dosyasına sunulacak." dedi.
ALİHAN KURİŞ SORUŞTURMASI
Bakan Gürlek, Alihan Kuriş suç örgütüne yönelik başlatılan soruşturmada odak noktanın mali ilişkiler olduğunu kaydetti.
Soruşturmanın Almanya'daki adli makamlarla işbirliği içinde yürütüldüğünü ifade eden Bakan Gürlek, "Bazı işlemlerin hangi kaynaklarla, hangi kişiler aracılığıyla ve kimlerin bilgisi dahilinde gerçekleştirildiğinin aydınlatılması amacıyla uluslararası adli yardımlaşma mekanizmaları işletiliyor." dedi.
Alihan Kuriş ve benzeri suç örgütlerinin dini duyguları istismar ettiğini söyleyen Gürlek, "Bir takım kişilerin özel ve lüks bir yaşam oluşturduğuna ilişkin ciddi iddialar bulunuyor." şeklinde konuştu.
"Hiçbir cemaatle, hiçbir dini toplulukla ya da sivil kuruluşla derdimiz yok." diyen Gürlek, tüm soruşturmaların dolandırıcılık iddiaları ile ilgili olduğunu anlattı.
Gürlek şöyle devam etti:
"Bir yapının din kisvesi adı altında devleti ele geçirmeye yönelik faaliyet yürütürse, maddi menfaat sağlarsa yetkili savcılıklar gerekeni yapar."
DAVUTOĞLU VE GÖKÇEK SORUŞTURMALARI
Adalet Bakanı Gürlek, feshedilen Gelecek Partisi'nin Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında başlatılan soruşturmalara da değindi.
Cumhurbaşkanı'na hakaretle suçlanan Davutoğlu hakkında başlatılan soruşturmada suçun işlendiği tarih itibarıyla zaman aşımı oluştuğu iddiası gündeme gelmişti.
"Eğer ortada bir suç varsa, işlendiği iddia edilen o tarih şu sıralarda zaman aşımına uğramamıştır." diyen Gürlek, şunları kaydetti:
"- Hukuken bakılması gereken iki temel unsur var; birincisi suç unsurlarının oluşup oluşmadığı, ikincisi ise zaman aşımı. Cumhurbaşkanına hakaret suçu bakımından zaman aşımı süresinin dolmadığı değerlendiriliyor. Bir soruşturmanın hangi tarihte başlamış olması tek başına hukuka aykırılık anlamına gelmez."
Bakan Gürlek, Gökçek ile oğlulları hakkında yürütülen soruşturmanın yapılan ihbarlarla başladığını söyledi.
İhbar ve şikayetlerin hukuken değerlendirildiğini söyleyen Gürlek, sürecin savcılığın takdiriyle ilerleyeceğini ifade etti.
Gürlek, "Burada isim ve sıfat üzerinden hareket edilmez." dedi.
ROJİN KABAİŞ SORUŞTURMASI
Gürlek, Van Gölü kıyısında cansız bedeni bulunan Rojin Kabaiş'in ölümüne ilişkin soruşturmayla ilgili değerlendirmeler yaparak, cep telefonuna ilişkin henüz giderilemeyen bazı belirsizliklerin bulunduğunu aktardı.
DNA incelemelerinin yapıldığını ve telefona yönelik teknik incelemelerin sürdüğünü belirten Gürlek, "Ancak şu an itibarıyla doğrudan ve kesin bir sonuca götüren somut bir veriye ulaşıldığını söyleyemeyiz. İlgili Cumhuriyet başsavcılığı tarafından değerlendirilen farklı hususlar var ancak bu aşamada kamuoyuyla paylaşılabilecek net bir sonuç bulunmuyor." diye konuştu.
AHBAP SORUŞTURMASI: ÇOK FARKLI İDDİALAR ARAŞTIRILIYOR
Sanatçı Haluk Levent'in de tutuklandığı Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturmanın devam ettiğini belirten Gürlek, vatandaşların iyi niyeti ve yardım duygularının suç teşkil eden faaliyetlerle istismar edildiğine yönelik iddiaların ayrıntılı şekilde incelendiğini hatırlattı.
Gürlek, şunları söyledi:
"- Maalesef o dönemde popüler kültürden, sanat ve medya camiasından da bu yapıya güçlü destek verenler olmuş. Haluk Levent kamuoyunca bilinen bir isim. Geçmişte karşılıksız çek ve kumar gibi konularla ilgili adli süreçlerle de anılmış bir şahısken daha sonra popüler kültürün etkisiyle adeta bir iyilik sembolüne dönüştürüldü.
- Bugün ise hakkında yürütülen soruşturmada çok farklı iddialar, mali hareketler ve müşteki beyanları araştırılıyor."
Soruşturmanın seyri ve elde edilecek yeni deliller doğrultusunda yeni adli işlemlerin gündeme gelebileceğini belirten Gürlek, buna, ilgili Cumhuriyet başsavcılığının delil durumuna göre karar vereceğini, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tespitleri ile itirafçı beyanlarının bulunduğunu aktardı.
Toplanan yardımların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığının önem taşıdığını vurgulayan Gürlek, "Biliyorsunuz bir keşif heyeti oluşturuldu. Yeni görüntüler de ortaya çıktı. Keşke toplanan bu paraların tamamıyla yardımlar yapılsa, evler inşa edilseydi. Şu anda depolarda çürümeye terk edildiği belirtilen malzemeler var. Bunlar yeni yeni ortaya çıkıyor. Mağdurlar ve şikayetçiler var. Bunlara ilişkin çalışmalar da devam ediyor." ifadesini kullandı.
"PARA TRANSFERLERİ İNCELENİYOR"
Gürlek, AHBAP soruşturması kapsamında incelenen mali işlemler ve müşteki beyanlarına ilişkin şunları söyledi:
"- Haluk Levent, özellikle 2022-2023 döneminde toplumun güvendiği ve popülaritesi yüksek bir kişi olarak gösteriliyordu. Az önce görüştüğüm bir kişi, o tarihlerde Amerika'da bulunan kliniğine Haluk Levent'in geldiğini anlattı.
- Türkiye'de bir yardım kuruluşunun bulunduğunu, kamuoyunca da tanınan bir kişi olduğunu söyleyerek kendisinden yardım istediğini ifade etti. O kişi de 'Tamam, ne gerekiyorsa verelim.' diyor. Söz konusu para 4 milyon 600 bin dolar. Hatta buna ilişkin senet de düzenlenmiş."
Dosyada buna benzer çok sayıda senet bulunduğunun belirtildiğini aktaran Gürlek, bunların ilgili başsavcılık tarafından ayrıştırılarak hukuki ve mali yönden incelendiğini anlattı.
Bakan Gürlek, "Bazı işlemlerde Haluk Levent'in kendi adına borç aldığı, 'Bu parayı kullanacağım.' dediği veya taşınmaz aldığına ilişkin belgeler bulunuyor. Ancak daha sonra bu paraların ödenmediği iddia ediliyor. Sorun da burada başlıyor. Senet var. Borçlu sıfatıyla imza var ancak ödeme yapılmadığı iddiası var. Sonrasında bu paraların nereye gittiği araştırılıyor. Para transferlerinin kimlere yapıldığı, taşınmazların hangi kişiler üzerinden devredildiği ve bu işlemlerin gerçek mahiyetinin ne olduğu savcılıkça inceleniyor." diye konuştu.
Müşteki sayısının henüz kesinleşmediğini ve olay duyuldukça başvuruların arttığını anlatan Gürlek, alacağı bulunduğunu öne sürerek başvuran kişilerin iddialarının belge, senet ve sözleşmeler üzerinden savcılıkça araştırıldığını kaydetti.
Gürlek, dosyada çok sayıda taşınmaza ilişkin işlemin bulunduğunu, bazı kişilerin bir yardım kuruluşuna çok sayıda taşınmaz devretmesinin nedenlerinin de araştırıldığını dile getirdi.
"245 MİLYON DOLAR TOPLANDIĞI İFADE EDİLİYOR
Dosyadaki bilgilere göre, bazı taşınmazların doğrudan Haluk Levent adına değil, önce asistanı Yeliz Kaya, ardından Esin Önder Çağlayan adına devredildiğine ilişkin işlemlerin bulunduğunu ifade eden Gürlek, bunların hukuki ve mali nedenlerinin incelendiğini bildirdi.
Gürlek, taşınmazları veren kişilere ödeme yapılmadığı yönünde iddialar bulunduğunu, söz konusu devirlerin "yardım amacıyla mı gerçekleştirildiği, başka bir mali ilişkinin parçası mı olduğu" veya "sisteme para sokmaya yönelik bir mekanizma bulunup bulunmadığının" soruşturma makamlarınca araştırılacağını, bu aşamada kesin bir hüküm vermenin doğru olmayacağını belirtti.
Adalet Bakanı Gürlek, "AHBAP soruşturmasında dosyadaki tespitlere göre yaklaşık 245 milyon dolarlık bir para toplandığı ifade ediliyor. Toplanan bu paraların dışında bir de müştekiler var. Elden borç verdiğini, taşınmaz devrettiğini veya senet aldığını söyleyen kişiler bulunuyor. Bunlar yeni yeni toparlanıyor ve savcılık tarafından inceleniyor. Gerçekten ilginç örnekler var. Senet düzenlenmiş, 'Ödeyeceğim' denilmiş, imza atılmış ancak paranın ödenmediği iddia ediliyor." bilgisini verdi.
İBB DAVASINDA EK İDDİANAME HAZIRLANACAK MI?
Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yolsuzluk suçlamasıyla açılan dava ve devam eden soruşturmalara da değindi.
Görevden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu ile avukatlarının davada sanıklara baskı yapıldığı iddialarını gündeme getirdiğini söyleyen Gürlek, şunları kaydetti:
"- Ben Başsavcı olduğum dönemde de bu iddiaların doğru olmadığını ifade etmiştim. Bir kişinin ifadesi avukatı huzurunda alınıyor, kişi beyanını okuyor ve ardından imzalıyor.
- Şu ana kadar savcılık aşamasında dinlenip daha sonra mahkeme huzurunda ifade veren bazı tanıkların, savcılıkta söyledikleri hususları mahkemede de tekrar ettiklerini görüyoruz. Bunlar yeni beyanlar değil."
Gazeteciler Gürlek'e soruşturmada ek bir iddianame hazırlanıp, hazırlanmayacağını da sordu.
Gürlek bu soruya, "Cumhuriyet başsavcılığı tarafından ek iddianameye konu olabilecek yeni delil, rapor ve hukuki değerlendirmeler üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Yeni bazı ihale raporları söz konusu olduğu belirtiliyor. Dolayısıyla devam eden bir soruşturma süreci de bulunuyor." yanıtını verdi.




