EGEDESONSÖZ- İntegral Araştırma Koordinatörü Ümit Yaldız ile Gazeteci Fatih Yapar, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin faaliyet yürüttüğü Meslek Fabrikası’na Vakıflar Müdürlüğü’ne devredilmesi ile ilgili son durumu SonSöz TV’de değerlendirdi.

MAHKEME KARARI SONRASI POLİS ZORUYLA GİRİLECEK GİBİ GÖRÜNÜYOR, BAŞKAN DA DİRENECEK GİBİ GÖRÜNÜYOR
Gazeteci Fatih Yapar yaptığı değerlendirmede “Vakıflar Bölge Müdürlüğü, sanki liste çıkarmış bunları alabiliriz diyor. Egemenlik Evi, gasilhane, Meslek Fabrikası alındı. En son hamam alındı. Meslek Fabrikası üzerinden yürüyen tartışma var. İki yapı karşı karşıya geldi. Cemil Tugay’ı hem İzmirliler hem CHP’liler tarafından iktidarla yakın olması, sıkı fıkı ilişki içine girmesi ve çok önemli konular olan Buca Cezaevi alanı, Basmane Çukuru, Çeşme Projesi gibi konularda iktidara yakın açıklama yapması eleştirilmişti. Belli aşamalarda özellikle kritik meselelerde belediye ve iktidar arasında işler yürüyordu. İşin içinden çıkılamaz hale geldi. AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan’ın öncülük ettiği bir irade var. Diğer yanda büyükşehir başkanı var. Birbiriyle görüşen, telefonlaşan insanlar birbirleri hakkında tepkiler veriyorlar. Yargı bence yürütmeyi durdurmayı kaldıracak gibi görünüyor. Yürütmeyi durdurmayı kaldırıp Vakıflar’ın kararını tescilleyecek gibi gözüküyor. Neden çünkü, Vakıflar tapuyu aldı. Bu işlem tapuya alınmasına itiraz değil, o ayrı mecrada yürüyor. Tahliye ile ilgili yürütmeyi durdurma çıktı. Aynı dava ret kararı almıştı. Vakıflar kararlı görünüyor, tahliye işlemi olursa ne olur? Mahkeme kararı sonrası polis zoruyla girilecek gibi görünüyor, Başkan da direnecek gibi görünüyor. Siyasi sürecin geldiği nokta bu” dedi.

SATHI MÜDAFAADA KAÇAK VAR
Yapar, Başkan Tugay ile AK Partili siyasiler arasında yakınlığa da dikkat çekerek “Cemil Tugay konuşmalarında ‘İzmir’in mallarına çöktürmem’ diyor ama Eyüp Kadir İnan akşam yemeğine davet etse sofrasına gider, masasına çöker. Müzakere yapılır ayrı bir şey, mutlaka vali, emniyet üzerinden de müzakere edersiniz. Futbol terimiyle baksan forvet değil, defans oyuncusu gibi. Asker desen komutan değil. Büyükşehir başkanının İzmirliler adına ön safta olması lazım. İzmirlilerin size inanması için tam sathı müdafaada bulunmanız lazım, sathı müdafaada kaçak var. Salı günü gelin diyene kadar ne kimsenin Whatsaap grubuna gelen mesaj var, ne de bilgi var. Bir organizasyon yok, ilçe belediye başkanlarının dünyadan haberi yok. Üç beş belediye başkanı şeklen toplandı. Tugay’ın arkasında İzmir neden durmuyor? Niye? Çünkü Eyyüp Kadir İnan ve Mahmut Atilla Kaya ile ilgili rencide edici tepki gösteren Tugay’ın bir gece bu arkadaşlarla yemek yeme ihtimali var. Yanında duran belediye başkanlarının haberi dahi olmadan, hakkında açıklama yapan tweet atan milletvekillerinin haberi dahi olmadan. Tugay’ın yanındayım dersin o esnada Tugay, İnan ile sotede yemekte olabilir. Böyle görüyor insanlar” şeklinde konuştu.
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI PLEVNE’DEN ÇIKMAYAN OSMAN PAŞA GİBİ!
Ümit Yaldız ise şunları söyledi:
“İşin İzmir ayağı var. İzmir kimliği var. Bir arada duramayan, lobisi olmayan, ciddi bir patronaj yapısı olmayan, devlet aklı, devlet teamüllerinin yerle bir olduğu süreç var. İzmir olarak savunmadayız. Elektrik Fabrikası çok rahatça kentin kültürel envanterine sağlıklı bir restorasyon ile şehre kazandırılacakken Ankara’dan alınan karar ile 20 kat imar verildi. Tam burayı savunuyoruz. Meslek Fabrikası’ını savunuyoruz, bu esnada hamam elden gidiyor. Büyükşehir belediye başkanı Plevne’den çıkmayan Osman Paşa gibi. Ama işin bu hale gelmesinde bence bir parça rolü var. Geçmişte siyasi ilişkiyi sağlıklı biçimde yürütmemesi ile alakalı bir durum var.
VAKIFLAR, TUGAY’A PAS VERDİ
Birçok başkan gördüm, ancak belediyenin başkanı oluyor. Müdür atıyor, yerini değiştiriyor falan. Bir iki çöp topluyor, park suluyor falan. Kentin başkanı olmuş pek az başkan oldu. Bunlardan birisi Aziz Kocaoğlu idi, o da oradaydı. Kentin lideri haline gelmiş bir isim. Önce belediyenin sonra kentin başkanı olunur. Arkanızda bütün kentin hizalanması lazım. Milletvekillerinin, ilçe belediye başkanlarının falan. Tugay o pozisyona doğru yeni yeni gelmeye başladı. Bu pası da Vakıflar verdi.
Benim aradığım cevap şu; “AK Partili İnan’ın ve Kaya’nın açıklamaları ve destekleri Vakıflar’ın hamlesinin bir sonucu mudur? Siyaset normalde bürokrasiye talimat verir, istikamet çizer.
Gazeteci Fatih Yapar, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile AK Partili siyasetçiler arasındaki gerilimin Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ziyareti esnasında çekilen fotoğraf karesi ve Tugay’ın “kadraja sonradan girdiler” açıklaması üzerinden başladığını dile getirdi. Yapar, “açıklamadan sonra Çevre Şehircilik Müdürlüğü çöpler sebebiyle ceza kesmeye başladı. İlçe belediye başkanlarını yatırıp ceza kesiyorlar. Moloz dökümlerinde bile ekipler geziyor. Arıtma tesislerine ceza kesildi, suç duyurusunda bulunuldu. Eşrafpaşa Hastanesi, Sağlık İl Müdürlüğü’nün elinde olsa orayı bile tahliye edecek. Fotoğraf krizinden sonra ortaya çıktı bu yaşananlar” dedi.

ORTAK YAPILAN BUCA CEZAEVİ, BASMANE ÇUKURU İLE İLGİLİ ÇALIŞMALAR ETKİLENEBİLİR
Yaldız’ın “Kadraja girdiler açıklaması sonrası vakıfların hamlesinin kronolojisine de bakmak lazım. Ama olaydan sonra topyekun bir saldırı görünüyor. Belediye ile ilgili bulduğunuza acımayın diyorsunuz. İzmir’de merkezi idarenin ve yerel yönetimin birlikte gelme, ortak projeye destek verme ihtimali kalmadı. Kadraj tartışması sonrası topyekun bir saldırı varsa tartışma başka noktaya gelir. Büyükşehir’in kullandığı binaların habersizce mülkiyetinin vakıflara geçmesi meselesinde bürokrasinin dışarıdan bakıldığında İzmir siyasetine yön verenler bürokrasinin istikametindeymiş, emrindeymiş, hatayı savunuyormuş gibi bir durumdalar” demesi üzerine Yapar, “Büyükşehir ile merkezi hükümetin ortak çalışmaları vardı. İnan’ın Meslek Fabrikası açıklamasında Çeşme Projesi’nde buluşalım diyor. Cemil Tugay orası ile ilgili ne karar alacak? Destekleyen açıklamalar yapmıştı. İnciraltı Planları onaylanacak, büyükşehir dava açtığı için bozulmuştu. Şimdi süreç sürüyor. Basmane Çukuru en önemli işti. Erdoğan’ın bilgisi dahlindedir. Tugay bakalım burada ne diyecek? Buca Cezaevi ile ilgili süreç vardı. Alanın yeşil alandan çıkarılması ve inşaata açılması için ne karar verilecek? Üzerinde uzlaşılan Çukur ve cezaevi meselesi vardı ve bana göre Vakıflar’ın hamleleri sonrası buralar da etkilenecek. Bu kadar kavganın olduğu yerde alttan nasıl görüşeceksiniz? Bu işten İzmir etkilenecek” şeklinde konuştu.
1 YILDIR HALK EĞİTİM VE MEB İLE MESLEK FABRİKASI’NIN PROTOKOLÜ YOK
Fatih Yapar şunları söyledi:
“Siz Vakıflar olarak mülkü aldınız, 50 yıllığına tahsis verirsin. Vakıfların emrinde binlerce yer var. Kadraj tartışması olmasa Vakıflar Müdürü böyle bir işlem yaptı, herkesten bağımsız bunu yaptı. Telafi için, bu kadar ortak iş ve ilişki için uzun sürekli tahsise dönerdi. Ama hayır geleceğiz sizi polis zoruyla çıkartacağız. İş oraya geliyor. Mahkeme kararı verdiği anda yürütmeyi durdurma kalkarsa, şu atmosferde daha üst iradelerden müdahale olmasa kapıya polis gelecek. Tugay orada kendini demire mi bağlar, zincirlere mi?
Kavganın çıktığı yerin kullanım amacı da konuşuluyor. Bakırçay Üniversitesi’ne Hukuk Fakültesi olacaktı. Eski DGM binası ve simgesel bir yer. Yargılanan var, sağcılar, solcular yargılandı. Bunlarla ilgili karşılık yok. Uyuşturucu, organize suçların cirit attığı yer oldu İzmir diyor. Uyuşturucu ve güvenlik sorununu çözebilecek mekanizmalardan birisi Yeşilay olduğu için Yeşilay’ın kullanımına vereceğiz deniyor. Sizde pastacılık ve barista kursları var. Meslek kurslarının milli eğitim tarafından onaylanması gerekiyor. 1 yıldır Halk Eğitim ve MEB ile Meslek Fabrikası’nın protokolü yok. O bir sertifika, meslek kartı, kimliği. MEB sisteminde ise gözükmüyor. İş neden buraya döndü? Mala el koyduk, Yeşilay için kullanacağız deniyor. Bu iş tartışılmaya devam eder tabi ki, kullanım itibariyle Yeşilay kullanılacak deniyor. Kentsel dönüşüm, altyapı, gecekondu yoğunluğu ve kaotik kentleşmenin suç örgütlerine zemin hazırladığını söylüyor İnan. Herkesin tezi var kendine göre. İzmirliler buna ne kadar inanır, bu tezin ne kadar alıcısı olur göreceğiz. Polis kapıya dayandığında İzmirliler nerede duracaklar, şimdiden öngörmek imkansız”
UYUŞTURUCUDA İZMİR PİLOT BÖLGE OLMUŞSA “CHP’Lİ BELEDİYELER YÜZÜNDEN OLDU” DEMEK ZORLAMA OLUR
Ümit Yaldız yaptığı değerlendirmede “Yerel çeteler, uyuşturucu sorunu var İzmir’de. İzmirliler kendini güvende hissetmiyor. Bu anket sonuçlarına da yansıdı. Asayiş yönüyle kendimi güvende hissetmiyorum diyenlerin oranı yüzde 51. Bunun birinci derece sorumlusu belediye midir? Polis teşkilatı İzmir’de belediyeye mi bağlı? Geçtiğimiz aylarda suçlular yakalandı. 500 torbacı yakın zamanda alındı. Peki baronlar alındı mı, uyuşturucunun Türkiye’ye girişi durdu mu? Uyuşturucu ülkeye neden bu kadar rahat giriyor? Bu işin ticaretini yapanlar, sokaktan torbacıları topladılar, çoğu da bırakılmıştır belki. Çok iyi birliyor ki açıklaması kontrolsüz. Uyuşturucu ve kriminal suçlarla ilgili bu kent pilot bölge olarak ele geçirilmişse ‘CHP’li belediye yüzünden bu oldu’ demek biraz zorlama bir yorum olur” dedi.
SON ARAŞTIRMAMIZDA YÜZDE 60’IN ÜZERİNDE ‘AK PARTİ İZMİR’İ CEZALANDIRIYOR’ DUYGUSU VAR
Yaldız şunları söyledi:
“AK Partili Atilla Kaya sürekli açıklama yapıyor, Atilla Kaya’yı konuşurken büyükşehir adayı olarak görüyoruz. Kentin tamamına ilgili öneri ve projeleri var. Olası bir seçimde aday olup göreve geldiğinde bu vakıfların aldığı binalarla ilgili bir tasarrufu yok. Oraları kullanmayacak herhalde ya da başkanlığı kazanacağına dair umudu yok. Benim aklıma biraz bunlar da geliyor.
Üçüncü olarak; bu olaylar en son tahlilde sandığa nasıl yansır? Benim daha çok uzmanı olduğum konu burası. 23 yıldır iktidarda olan AK Parti ile İzmir arasında bir doku uyuşmazlığı olduğu sosyoloji biliminin de konusu. Sandığın da göstergesi. AK Parti yüzde 38 baremini bu kentte aşamıyor. Üst tavan orası. Hamza Dağ da en pik oylardan birini aldı.
AK Parti niye alamıyor? İzmir’de yerleşik bir algı var: AK Parti İzmir’i cezalandırıyor, üvey evlat muamelesi yapıyor. Biz bu algıyı hemen her araştırmamızda kamuoyuna soruyoruz. Binali Yıldırımlı yıllar var; kamu yatırımlarının kente yağmur gibi geldiği bir dönem var. Devletin İzmir için çokça para harcadığı bir dönem. O dönemde bu algı kısmen bir kırılma yaşadı. Son 5-6 yıldır bu algı yüzde 60-65 bareminin altına düşmedi. Son araştırmamızda yine yüzde 60’ın üzerinde ‘AK Parti İzmir’i cezalandırıyor’ duygusu vardı. Bu duyguya AK Partili seçmenlerin bir bölümü de katılıyor.
Meslek Fabrikası’na sadece CHP’liler mi gidiyor? Cemil Tugay döneminde daha düşük dozda çalıştırılmış olabilir. Meslek Fabrikası, Aziz Kocaoğlu döneminde çok yoğun şekilde çalıştırıldı. 150-160 bin kişiye sertifika verdi. Bunların hepsi CHP’li miydi? Mesleğe ihtiyacı olan kenar mahallelerdeki AK Partililer kullanmadı mı bunu?
SAYGILI'NIN TEK AÇIKLAMASI YOK
Fatih Yapar, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı’nın pozisyonuna değinerek “Bilal Saygılı açıklama yapmıyor, farkında mısın? Meslek Fabrikasıyla ilgili kavgalar devam ederken Bergama’daki pazar yeri ile ilgili tweet atıp açıklama yaptı. Alakasız durumlar. Büyükşehir Belediye Başkanı hakkında olumsuz değerlendirme yapanların tweetlerini sadece retweet’ledi. Birbirleriyle diyalogları var, haftada 3-4 gün arıyorum çok severim demişti” şeklinde konuştu.
BU KENTTE SİYASİ OTURMAMIŞLIK VAR
Ümit Yaldız ise “AK Parti’den ‘lütfen’ diye açıklama yapan vekiller var. Allah muhabbetleri arttırsın. Köprünün bir ayağı duruyor. Tamamen daralmış değil. Cemil Tugay’ın direnişine Aziz Kocaoğlu ve birkaç belediye başkanı dışında kimse gitmedi. CHP İzmir İl Başkanı tatilden dönemedi. Milletvekilleri yoktu. AK Partili milletvekillerinin bir bölümü bir gün sonra açıklama yaptılar. Safımız belli olsun diye açıklama yaptılar. Siyasetin hiçbir kanadında işler olması gerektiği gibi gitmiyor. Bu kentte siyasal oturmamışlık var” demesi üzerine Fatih Yapar, “Oturmadığı için bu iş Yeşilay’a doğru gitti” dedi.
BU KRİZDEN BİR TEK CEMİL TUGAY GÜÇLENİR, TAHLİYE EDİLİRSE DAHA DA GÜÇLENİR
Yaldız şunları söyledi:
“Yeşilay İzmir’de bugüne kadar ne yapmış? Hiç göremedim İzmir’de. Kaç kişiye dokunmuş, kaç kişiye eğitim vermiş? Ortaya bir rakam koyabiliyor musun? Biz Yeşilay’a bina buluruz. İzmir’de bir sürü atıl bina var. Yeşilay’a bina bulunur.
Burayla ilgili çok ciddi güzel öneriler var. Dokuz Eylül Müzesi yapılsın diyor Yaşar Aksoy. Yaşar Aksoy bu şehrin İlber Ortaylı’sıdır. İzmir’e Türk askeri girdiğinde Meslek Fabrikası o günkü Un Fabrikası iken açılan Rum ateşinde şehit olanlarımız var. Meslek Fabrikası’nın dibinde şehitliğimiz var. Yeşilay diye niye tutturuyoruz? Amaç bir orta noktada buluşmak olmalı. İzmir’de inatlaşma kültürü hakim olmaya başladı. Kayseri’de böyle bir şey yaşanabilir mi? Önce Kayseri diyorlar, sonra parti ve ideoloji var. Konya’da böyle bir şey olabilir mi? Devlet kurumu devlet kurumunu icrayla tahliye edebilir mi? Lobimiz yok. Bir tane kıytırıktan bina için cepheler oluştu. Bu şehre yazık oluyor, küme düşüyor. Bu krizden bir tek Cemil Tugay güçlenir. Tahliye edilirse daha da güçlenir.
İzmir’in mallarını koruyorum, çöktürmem diyor. Arka planında başka şeyler vardır, niyeti farklıdır ona millet bakmaz. Aziz Kocaoğlu ‘ham yaptırmam’ diye seçim kazandı, Binali Yıldırım’ı yendi. 10-12 yıl önce oldu. Yeniden aynı film oynanıyor. Siyasi akıl burada buna böyle bakar. ‘Ben bu kavgadan kazançlı mı çıkarım, kayıpla mı çıkarım.’




