’“Hasta meydanda, tedaviye de cidden muhtaç,
Yalnız görmeliyim nerede hekim?Nerede ilaç?’”
Mehmet Akif / Asım
Yalnız görmeliyim nerede hekim?Nerede ilaç?’”
Mehmet Akif / Asım
Yine bir Eurovision derdi sardı başımızı. Artık milletçe onunla yatar, onunla kalkarız. Sertap Erener’’le birinci olmuştuk ya hani hatırlarsınız; ülkede işsizlik son bulmuş, ithalat azalmış, ihracat artmış ve Türk Lirası dahi değer kazanmıştı. Hatta GSMH bile tavan yapmıştı.
İşte böyle faydalı bir şeydir bu Eurovision. Her derde devadır, hastalara şifadır ve borçlulara kifadır.
Süreç de son derece sıkıntılıdır yani. Ti-aR-Ti’’nin mahir kadroları bilmem kaç namzet arasından evvela solisti veya grubu seçer, sonra da siparişle yaptırır şarkıyı. Hem de ecnebice! Bu nokta çok önemlidir baştan söyleyeyim.
Güfte İngilizce olmazsa puan alamayız Allah muhafaza! Jüri Türkçe bilmediği için bizim yabancı dille organizasyona katılmamız meramımızı anlatma babında çok yerinde oluyor. Hatırlarsanız Sertap Hanım Kızımız da böyle getirmişti bize birinciliği.
Ne günlerdi ama. Keriman Halis, Orhan Pamuk ve Sertap Erener, hey gidi günler hey! Tarihimize adlarını altın harflerle yazdırdılar.
Şimdi yeni bir zafer kazanmanın vaktidir bence. Hem ortalık BOP karmaşasında yoğrulurken Batı'ya angaje olmuş bir Türkiye modeli sunulmuş olur İslam coğrafyasına. İyi gider bu sıralar Kuzey Afrika ülkelerine ve Arap Asyası'na. Batılı dostlarımızdan bilhassa İngilizlerin gözünden kaçmaz diye düşünüyorum bu ayrıntı. Hem şarkımız da İngilizce neden olmasın yani...
Tamam, puanları kaptık sayın. Bence şimdiden Yüksek Sadakat Grubu için şaşaalı bir karşılama hazırlamalı hükümet erkanımız. Şöyle mutantan bir şölen diyorum; havai fişekler, alkış, kıyamet, televizyonlardan naklen yayınlar, yarın için gazetelerin serlevhadan zafer duyuruları’… Oy oy oy, düşünemiyorum şimdi o geceyi, tıpkı One Minute yortusu gibi!
Eee, ne de olsa Sayın Erdoğan’’ın riyaset dönemi boyunca Batı'ya karşı kazandığımız zaferlere alıştı insanımız. Şimdi böyle kutlama yapmazsak olmaz, kitleyi canlı tutmak lazım, ha bir de seçimler de yaklaşıyor, oportünist davranılmalı biraz, değil mi ya?
Evet, bu Eurovision çok önemli çok. AKP’’nin TRT’’si büyük işler başarıyor ya hu! Eyvah, yanlış yazmışım, T.R.T’’ye Büyük Britanyaca Ti-aR-Ti demeliydim tüh! Konsepte daha uygun düşüyor ve daha bir ahenkli oluyor, kusurumuza bakılmasın artık.
Düşünsenize, Eurovision utkusuyla ülke ne hale gelecek bir anda; işçi Mehmet’’in, emekli Ayşe Teyze'nin, esnaf Hasan Ağabey'in velhasıl dul ve yetimin evine bereket yağacak. İşsiz insan kalmayacak, yargı hükümet çatışması son bulacak, müzmin davalar hitama erecek, TL yeniden değer kazanacak, GSMH tekrar yükselecek ve biz çiğdem çekirdek çitleyeceğiz.
Vay be!