Önceki yazılarımda ' DSP'ye geçişler beklenmedik sayıda artınca CHP İl Başkanı Ali Engin'in son değerlendirmeleri kendisine ve Kocaoğlu ekibine yönelen kızgınlığı iyice artırdı. Başkan Engin özellikle DSP'ye geçen ve oradan aday olanları ' döneklikle' suçlayınca bu kavram ortalıkta tartışılmaya başlandı. Gerçekten Ali başkanın dediği gibi CHP'den ayrılıp DSP, İP veya her hangi bir sosyalist partiden aday olmak, üye olmak veya onlara oy vermek 'döneklikle', ' hainlikle' eşdeğer mi? Bence hayır. ' diyerek bu tanımın doğru anlamıyla öğrenilip doğru bir şekilde kullanılabilmesi için Döneklik sıfatının patent sahibi olan Lenin'in eserlerinin veünlü dönek Kautsky'nin duruş ve fikirlerini incelenmesi gerektiğini vurgulamıştım. Aynı yazımda 'Bu gün CHP, başta DSP olmak üzere İşçi Partisi (İP) ve bazı siyasi partilerle önemli bir çizgi farklılığı içinde değildir. Her üç partide ışığını Mustafa Kemal Atatürk'ten almaktadır. Laik Demokratik Cumhuriyeti savunmak ve yaşatmak temel amaçlarıdır. Değişik üslup ve eylem biçimleriyle de olsa savundukları ilkeler Atatürk ilke ve Devrimleridir. Bu nedenle DSP'den ve İP'ten CHP'ye geçmek 'döneklik' değildir. Aynı biçimde CHP'den DSP veya İşçi Partisine veya sosyalist partilere hatta hatta DP'ye geçmek 'döneklik' değildir. Hatta bunun içerisine MHP'yi dahi alabilirsiniz' diyerek CHP İl Başkanının mantığıyla soruna bakarsanız geçmişte DSP'den CHP'ye geçen rahmetli Ahmet Piriştina, aynı durumda olan Eskişehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Mustafa Sarıgül, Kemal Derviş, Erdoğan Toprak, SHP' den geçen Murat Karayalçın, Ercan Karakaş, DYP 'den geçen İlhan Kesici, Tayfur Çiçek, MHP den geçen Mansur Yavaş, gibi saygın isimleri ve daha binlerce ismi aynı sıfata layık görürsünüz. İzmir'de Sosyalist kimliği ile herkesin saygı duyduğu Hakkı Ülkü'ye, Hakan Tartan, Semra Aksakal ve Aziz Kocaoğlu'nu tapar derecede seven Selçuk Karaosmanoğlu'na ve daha birçok tanınmış isme 'dönek' sıfatını yapıştırmak insafsızlıktır. Veya 2009 seçimlerinde Uşak, Manisa ve Balıkesir'de MHP adayına oy veren yüz binlerce CHP üyesi ve seçmenini ' dönek' ilan etmiş olursunuz' diye düşüncelerimi ifade etmiştim.
Seçim kampanyalarını yakından izlediğim şu günlerde iddiayla söylüyorum ki eğer CHP aday belirleme sürecinde önceki yazılarımda ifade ettiğim yanlışları yapmasaydı bu gün bu tartışmalar yaşanmayacaktı. Şimdi görüyorum ki benimde üyesi olduğum CHP özellikle güçlü DSP'li adayların olduğu ilçelerle ilgili sıkıntı, telaş ve endişe içerisinde, hatta panik halinde. Parti yönetimi basından okuduğum ve bazı ilçelerde gözlemlediğim bir biçimde bazı ilçelerde ne yaptığını bilmez bir ruh halinde. Bütün ağır toplarını, sanatçı ve sevilen, sayılan bazı aydınları ardarda bu ilçelerde sahaya çıkarıyor.
Peki bu zevahiri kurtarıyor mu? İnanın ki kurtarmıyor, tam tersi bu çalışma modeli önemli isimlerin de o ilçelerde tartışılmasına yol açıyor. Bu ilçelerden biri de bir haftadır konuk olduğum memleketim URLA. Siyaset bilimcilerine, Sosyologlara Urla'yı yakından izlemeleri ve seçim sonuçlarını iyi değerlendirmeleri konusunda öneride bulunuyorum. Tabii parti yetkililerinede! Çünkü bu ilçede ilginç bir seçim kampanyası var, ülke düzeyinde seçimler bir genel seçim havasında sürüp giderken Urla'da tamamen olması gerektiği biçimde yerel seçim havasında geçiyor. Bazı partilerin tüm gayretlerine rağmen! İnanın burada gündem hep yerel sorunlar, yerel tartışmalar ve yerel dedikodular üzerinden şekilleniyor. Sonuçlar mı ne olur? İnanın her kes şaşıracak! Bilmişlik taslamayım ve size bunu söylemeyim de biraz meraklanıp, heyecenlanın.