Kendime dair yazmak hiç hoşuma gitmiyor. Ancak, görüyorum ki hakkımda hiçbir şey bilmedikleri halde ileri geri yazıp söyleyen insanlar hiç bitmiyor.

Öncelikle, siyasal partilerle aram oldukça açık. On yıl kadar önce, CHP’de Eğitim Komisyonu’nda görev yapmam istendi, 2 yıl komisyon başkanlığı yaptım. O sürede gördüklerim ve yaşadıklarımdan sonra, siyasi partilerden hep uzak durdum.

Büyükşehir’de yönetim kurulu üyeliğime gelince, CHP ile bir ilgisi yoktu. Tunç beyin isteği üzerine görev kabul ettim. Çünkü gerçekten saygı duyduğum değerli bir insan. Daha ötesine asla geçmedim.

Yazılarımda bütün başkanları yeri geldiğinde eleştirdim. Yazılarım gazete arşivinde duruyor. İsteyen girip bakabilir.

Salt iktidar eleştirileriyle yetinmedim. Gerek Kemal Kılıçdaroğlu gerek Özgür Özel dönemlerini eleştirmekten hiç uzak durmadım. Düşündüklerimi ve eleştirilerimi sırası gelince yazdım. Fakat yıkıcı eleştiriden genellikle uzak durdum.

Yazılarım ağırlıklı olarak endüstri devriminin sonlanması, dijital devrimin getirdikleri, uygarlık krizi üzerinedir. Yeni toplumu, yeni toplumsal mutabakatı, yeni siyaseti ve dengeden çıkan sistemi yazdım.

Yazdığım konuların okuması zor ve çok netameli olduğunu biliyorum. Fakat bir çağ dönüşümünde yaşadığımı hiç unutmadım. Kapitalist sistemin tarihsel ömrünü doldurduğuna tanık olmak öyle sıradan bir durum değil.

Yani, kaç kişinin okuyacağı hiç derdim olmadı. Yazılmasının bir zaruret olduğuna inandığım meseleleri yazdım.

Evet, vasatların bütün köşeleri tuttuğu zamanların belki de en kötü günlerine geldik. Akıl ve ahlak çökmüş. Karakter oluşmuyor. Ve durum kahir çoğunluğu rahatsız etmiyor.

Ancak, uluslararası sistemin zirvelerinden art arda gelen açıklamalar, yüzyıl önce, kapitalist sistemin sanayi toplumunu inşa ederken öne çıkardığı halklar ve yönetim biçimi olarak demokrasinin artık işlevini yitirdiğini gösteriyor. Toplumlar değişiyor. Devletler ve sınırlar değişiyor. Değerler sistemi çöküyor.

Sonuç olarak, yeni bir Dünya düzeni kuruluyor. Ve görünen o ki geçiş çok sancılı olacak. İnsanlık, otoriter yönetimlerin öne çıktığı bir dönemin eşiğinde…

Ve bu meseleye kafa yoran kaç kişi isek, bir araya gelerek yazacağız, konuşacağız; yarım akıllı karakter yoksunlarına rağmen.