CHP, İzmir'de meclis üyelerini, partinin kayıtlı üyelerine seçtirecek.
Lakin, İzmir'in 30 ilçesi var ama bunlar sadece 8 ilçede meclis üyelerini parti üyelerine belirleyecek.
Adam gibi, 30 ilçede hakim huzurunda yapsalar, fermuardı, dikişti demeyip, kim hangi sırada yer aldıysa o ismi aday gösterseler denecek bir şey yok.
Ama yarım yamalak son derece saçma bir seçim yöntemiyle yine sahnedeler.
Hani desek ki, parti içi demokrasi tecelli ediyor bunun için yapılıyor, değil.
Hani desek ki, kavgalara, küskünlüklere son vermek için yapıyorlar, o da değil.
Hani desek ki, o 8 ilçede seçim yapılmakta zorlanılıyor, 'bırakalım ilçedeki partililer kendi kaderlerini belirlesin' deniyor, o da değil.
Hangi akla hizmet yapılıyor belirsiz.
Neden 8 ilçe gel de anla anlayabilirsen.
Karabağlar, Bayraklı yok mesela.
Gerekçesi, bu iki ilçe yeni oluşmuş üye yapısı yetersizmiş.
Yeni dedikleri 5 yıl oluyor, 5 yılda yeterli üye yapısı oluşmadıysa vay haline CHP'nin…
Güzelbahçe yok örneğin…
Burada da üye profili aday profiline uymuyormuş.
Ne demekse bu?
Metropol dışındakiler hiç yok.
Neden bilinmiyor.
Oralarda üye yok demek ki.
Eylül ayıdan bu yana ilçelerde getirdikleri aday adaylığı sistemiyle belediye başkanlıkları için birbirini
yiyenlere şimdi de 25 Ocak'a kadar meclis üyelikleri için birbirini yiyenleri eklediler ya genel
merkezdeki iş bilirleri tebrik etmek lazım.
Genel merkezden her hafta bir yetkili kente gelmese, İzmir'den, kentin yapısından, örgütten bir haberler diyeceğim ama değil.
Örgütü de İzmir'i de biliyorlar.
Belediye başkan aday adaylarının, mevcut belediye başkanını al aşağı edebilmek için yapmadığını bırakmadığında haberdarlar.
Her ilçede iç savaş yaşandığından da haberleri var.
Yaşananlar öyle ayyuka çıktı ki yaşananlar İl başkanlığı sürekli 'yapmayın etmeyin' demek zorunda kaldığını da biliyorlar.
Bu örnek önlerinde dururken şimdi meclis üyeliği için partililerin birbirleriyle savaşmalarında sorun görmüyorlar.
İlçe belediye başkanı adayının belirlenmesinden sonra aday olamayanların birleşip başkan adayını çalıştırmamak için kendi meclis üyelerini seçtirebileceklerini akıllarına getirmiyorlar.
Bazı ilçelerde 3-4 mahallenin birleşip tüm meclis listesini belirleyebileceği tehlikesini göz ardı ediyorlar.
Güç kimdeyse onu dediğinin olacağının farkında da değiller.
Aktıkları taş ürküttükleri kurbağaya değmeyeceğini anlamıyorlar.
Şimdiye kadar başkan adayları, meclis listeleri hemen hemen belli olup, sahaya inmesi gereken CHP daha aday seçimleriyle uğraşıyor.
Yasal zorunluluk olmasa seçimden bir gün önce açıklayacaklar listeleri.
Çünkü, kenti çantada keklik görüyorlar.
İzmirlinin kimi seçeceğini bilmesine, mecliste kimlerin yer alacağını öğrenmesine gerek görmüyorlar.
Ancak unutuyorlar, bu İzmir istedi mi basar tokadı.
Onun için İzmir'de dikkatli olmak lazım!
Şu koltuk ne menem bir şey!
Ak Parti'de, Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım ilçe belediye başkanlarından oluşacak takımını hemen hemen kurdu.
Ya bu hafta sonu ya da önümüzdeki hafta içi hangi ilçede kimle yarışa girileceği ilan edilecek.
Takım kurma çalışmalarında Binali Yıldırım'ın eş dost akrabadan çok, hangi isimle bir fazla oy alınabilecekse, kimle kazanılacaksa ona baktığı biliniyor.
Onun için bir zamanlar merkez sağda olan ANAP, DYP gibi partilerin de oyunu almak için bu partilerde görev yapmış isimlerde bazı ilçelerden aday gösterilmek üzere transfer edildi.
Transferlerin ardından ne kadar sıkı bir parti disiplini de olsa Ak Parti'de de homurtular başladı.
Koltukta gözü olanlar, transferlerin yerlerine aday gösterilebileceğini düşünerek homurdanmaya başladı.
DYP'nin İzmir'deki önemli ismi Yıldırım Ulupınar'ın Gaziemir'den aday olabileceği söylentileri başlayınca oradan aday eski belediye başkanı Adnan Yüksel açtı bayrağı.
Buca'dan Cemil Şeboy ismi konuşulunca aday olmayan milletvekili Rıfat Sait, kendi istediğini aday yaptırabilmek için ayağa kalktı.
Seferihisar'da Hamit Nişancı adına doğrudan tepki olmasa da içten içe birileri homurdandı.
Çok acayip bir şey şu koltuk sevdası!
Homurdananlar bu 3 isimle o ilçelerde seçimin kazanılma şansının yüksek olup olmadığına bakmıyor.
Baktıkları sadece benim olsunda sonra ne olursa olsun mantığı!