Genel seçimlerin ardından sürekli eriyen ve gerekli gereksiz tartışmaların odağı haline gelen CHP İzmir Örgütü için atılacak en iyi başlığın bu olduğunu düşündüm. İl ve ilçe yönetimlerinin bir türlü kucaklaşamadığı, belediye başkanlarının aynı masada oturamadığı CHP İzmir Örgütü'nde, bir musibetin bin nasihatten daha iyi geldiğinin açık kanıtıydı dünkü miting. Genel seçimlerin ardından yaşanan disiplin süreçleri, belediye başkanlarının kavgaları, il yönetimine yönelik imza kampanyaları, İl Başkanı Bayır'ın 'Öldürmeyen şey güçlendirir' anlayışı ile ilçe başkanlarını kara listeye alması derken, Büyükşehir Belediyesi'ne düzenlenen operasyon sorunların üzerine sünger çekti adeta. Bir de Mustafa Balbay'ın içinde bulunduğu durum söz konusu olunca, kimsenin beklemediği bir kenetlenme sürecine girdi CHP İzmir.
Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nun İzmir Mitingi bana göre de başarılıydı. Halk, uzun zaman sonra 'duymak istediklerini duydu' liderinden. Cumhuriyet, Laiklik, Atatürk kavramlarını üstüne basa basa haykırdı Kılıçdaroğlu. Seçim dönemi olmamasına rağmen toplanan kalabalık da oldukça etkileyiciydi. Verilen mesajlar, alanı dolduran onbinler göreceli elbette. Bize düşen, görünmeyeni, gözden kaçanı yorumlamak. Genel merkez düzeyinde ilk kez bu kadar ağır topları ağırladı kent. Örgütün en tepesidneki isimler birkaç gün önceden geldi İzmir'e. Tek amaç mitinge katılımı artırmak değildi elbette. Örgüte ince bir ayar vermeyi de ihmal etmedi genel başkan yardımcıları. İl Başkanı Bayır'ın, bazı ilçe başkanlarını görevden alma girişimleri,tahmin edilebileceği gibi bu temasların gizli gündemini oluşturdu.
Cuma günü İzmir'e gelen Güsel Tekin, görevden almalara sıcak bakmadığını ifade etti. Ertesi gün ilçe örgütlerini gezen Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nihat Matkap ise kangren olan sorunları gidermek için değişikliklerin yaşanabileceğini belirtti. Partinin en tepesinde bulunan bu iki ismin, konu ile ilgili farklı fikirler ortaya koyması oldukça şaşırtıcı. Daha şaşırtıcı olan ise İzmir'deki örgütlenmeye hakim olmak isteyen Tekin ve Matkap'ın, bu konu yüzünden aralarının açıldığı... İzmir ziyaretleri boyunca neredeyse hiç biraraya gelmedi ikili. Kazanan Tekin oldu!
Miting sonrası, Kültürpark Fuar Alanı'nındaki Elazığ Tanıtım Günleri Etkinliklerine katılan Kılıçdaroğlu'nu takip ederken, Nihat Matkap ile ayaküstü sohbet etme imkanı buldum. 'İl Başkanı Bayır'ın istediği ilçe başkanları görevden alınacak mı' şeklinde net bir soru yönelttim. Verdiği cevap çok açık oldu. Matkap 'Örgütler ciddi bir dayanışma ,içine girdi. Bundan sonra görevden almaların bir anlamı yok. Delegeler kendi iradeleri ile kendi yönetimlerini belirleyecektir. İl Başkanı ile her zaman görüşürüm çok normal. İkimiz de düşüncelerimizi paylaştık. Şu aşamadan sonra İzmir kendi yapılanmasını oluşturacak. Kongreye kadar değişim olmamalı' cevabını verdi. Matkap'ın, fikrini bu denli değiştiren gelişme, Karabağlar İlçe Örgütü'nde 180 kişinin partiye katılım töreni ise İlçe Başkanı Birol Ağırbaş, İl Başkanı Bayır'a sağlam bir gol atmış demektir!
Genel Başkan Yardımcılarının beyanlarından yola çıkarsak, bana göre de CHP İzmir'deki ilçelere yönelik değişim defteri kapandı. Büyükşehir Operasyonu, Balbay'ın tutukluluk sürecinde bin günü devirmesi, Genel Merkez'in, ülke geneline yayılacak olan demokrasi ve adalet ateşini İzmir'den yakması CHP İzmir İl Başkanı Bayır'ın elini kolunu bağladı. Kendi içinde sağlamayadığı birlik ve beraberliği, dış etkiler sayesinde yakalayabilen Bayır, tüzükten doğan hakkını kullanır ve değişimde ısrar eder mi bilinmez ancak bunun adı 'siyasi intihar' olacaktır.