Afyon merkeze 8 km. uzaklıkta bir köy Kışlacık.
Karasal iklimde tarım ve hayvancılıkla geçinmeye çalışan 750 kadar kişi’…’¶
Kurtuluş Savaşı'nın en çetin anlarının yaşandığı bu civarda şimdi hayatta kalma adına bir dram yaşanıyor.
Ekonomik kriz teğet geçmemiş Kışlacığı tam ortasından vurmuş. Köylüler kredi kartları ve borç batağına saplanmış. Çaresiz kalan köylülerden birine ’“Böbreğini sat, tekiyle de yaşarsın’” teklifi gelince de köy organ mafyasının eline düştü.
Bu üzücü haber, yıllar önce izlediğim ve Türkçeye 'Kirli Tatlı Şeyler' adıyla çevrilen Dirty Pretty Things filmini hatırlattı. İngiliz Bağımsız Film yarışmasında dört ayrı ödül birden alan bu filmde İngiltere’’ye yasadışı göçmen olarak gelen Nijeryalı Okwe ve ev arkadaşı Türk göçmeni Şenay’’ın pasaporta kavuşmak için böbreklerinden birini satmak zorunda kalmasının acı hikayesi anlatılıyor. Usta sinemacı Stephen Frears, karakterlerden birini Türk seçerken isabetli davranmış.
Organ kaçakçılığına maalesef bizim gibi az gelişmiş ülkelerde rastlanıyor. Fakirin böbreği, zengine takılıyor.
Organ mafyası üyeleri, gerek bulundukları çevrede, gerekse çeşitli illerdeki hastanelerin önlerinde bulunan hastaları takip ederek organ isteyenleri tespit ettikleri, bu kişilere organ satmak için yoksul ve çaresiz kişileri ikna ederek düşük paralar karşılığı organlarını aldıkları anlatıyor ifadelerinde.
Bu işin en acı tarafı ise düne kadar çaresiz ve savunmasız insanları tuzağa düşürerek organlarını alıp satan bu tacirleri şimdi insanlar kendileri arıyor. Sebep, ’“ekonomik kriz ve borç.’” Özellikle böbrek nakli bekleyen binlerce hastanın olduğu ülkemizde organ mafyasının avı bitecek gibi görünmüyor.
Yazık, çok acı’…