Yaklaşık bir yıl önce, körfezde yüzecek yeni gemilerin alımı çok tartışıldı kentte…
Şimdi de yıllardır yapılmayı beklenen artırmanın 4. Fazı için döşenecek boruların ihalesi tartışılıyor.
İki ihale öncesindeki tartışma çok benziyor...
Gemi ihalesi öncesinde 'adrese teslim ihale…' denilmişti.
Boru ihalesinde de söyleniyor
Gemi ihalesi öncesinde, istenen gemi gövdesini dünyada sadece bir firmanın dökebileceği söylenmişti.
Boru ihalesinde de istenilen boruyu sadece bir firmanın yaptığı öne sürülüyor.
Gemi ihalesi öncesinde 'İzmir zarar uğratılıyor. Karbon kompozit gövdeli katamaran teknelere ihtiyaç yok. İzmir'de çalışmaz' denmişti.
Boru ihalesinde de kamu zarara uğratılıyor deniliyor
Gemi ihalesi öncesinde de pek çok ilgili Başkan Kocaoğlu ile görüştü sıkıntıları anlattı.
Boru ihalesi öncesinde de ihalenin sorunlu olduğu anlatıldı.
Gemi ihalesi öncesinde de, işten anlayanlar defalarca belediyeyi uyardı.
Boru ihalesinde de işten anlayanlar uyarıyor.
Lakın belediye gemi ihalesinde bildiğinden şaşmadı, bunda da şaşmayacak.
Onun için boşuna nefes tüketmeyin beyler!
İstediğiniz kadar anlatın o borular, tıpkı gemiler gibi alınacak.
İstediğiniz kadar uyarın belediye, o boruları İzmir'e döşeyecek.
Çünkü, bizim belediye dediğim dedik çaldığım düdük diyor her işte…
Aday adayı olmanın dayanılmaz hafifliği!
-----------------------------------------------------
Cumartesi Güzelbahçe'de cemevi açılışı vardı.
Büyükşehir Belediyesi yeri verdi, Güzelbahçe Belediyesi öncü oldu, vatandaşların katkısıyla 4 ay gibi kısa sürede Yaka Mahallesi'nde Tahtacı Kültürevi inşa edildi.
Hem inançlara saygı, hem de kısa sürede başlayıp bitirilmesi açısından tartışmasız güzel bir iş.
Açılışı da hayli kalabalıktı...
Ne de olsa yerel seçimler yaklaşıyor…
Aziz Kocaoğlu'nun gözüne girmek, 'ben yanınızdayım' demek için değişik ilçelerden pek çok aday adayı açılıştaydı.
Pek çoğu göz göze gelebilmek için epey çaba sarfetti.
Bazıları yanından ayrılmadı.
Kimisi elini sıkmak için önüne atladı.
Büyükşehir Belediye Başkanı değil sanki genel başkan gibi karşılandı.
Siyaset böyle bir şey bizim memlekette…
Çünkü, Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna en güçlü aday Aziz Kocaoğlu…
Bu bilindiği için aday adayları yakın olma gereği hissediyor.
Hani Kocaoğlu aday gösterilir de, ilçe belediye başkanları belirlenirken kendinden yana ağırlığını koysun hesabı yapıyorlar.
Hani Kocaoğlu aday olursa, kendisine genel merkez sorarsa benim ismimi söylesin planı içindeler.
Senaryo o çünkü…
Kocaoğlu aday olacak, ilçe belediye başkanlarını hatta Büyükşehir Belediye Meclis üyelerini dahi o belirleyecek.
Onun için, şu sıralar Kocaoğlu'nu yakın markaja alma, teşviki mesaiyi arttırma, sempatik görünme durumunda aday adayları.
Ne yapacaklar?
Memlekette böyle siyaset yapıldığından aday adayı olmanın da bu kadar dayanılmaz hafifliğine katlanacak kafasından koltuk geçenler.
Ahlak bekçiliğine gerek yok!
------------------------------------------
Türban bitti…
Kürtaj bitti…
İçki bitti…
Söyleyecek bir şey kalmadı ya Başbakan şimdi de üniversite gençliğinin kaldığı yurtlara evlere kafayı taktı.
Neymiş, kızlar ve erkekler aynı yurtta kalmayacakmış!
Neymiş, kızlar ve erkekler aynı evlerde kalıyormuş nelerin olduğu belli değilmiş!
Başbakan istediği kadar 'kimsenin yaşam tarzına karışmıyoruz' desin 20 yaşına gelmiş bir bireye sen şunla kalamazsın demek düpedüz yaşam tarzına müdahaledir.
Çocuklarımızı koruma kalkanı altında 'şunu yapacaksın burada oturacaksın bunla kalacaksın' demek özgürlükleri sınırlamaktır.
20 yaşındaki bir genç için ahlak bekçiliğine soyunmak bir başbakanın yapacağı en son şeydir.
Eğer gençler düşünülüyorsa 14 yaşına inen uyuşturucu kullanımının önüne geçilsin.
Eğer gençler düşünülüyorsa daha kaliteli eğitim nasıl veririz hesabı yapılsın.
Eğer gençler düşünülüyorsa mezun olduklarında iş aramak zorunda bırakılmayacak ortam yaratılmaya çalışılsın.
Gençlerin kiminle yattığı, evlerde ne yaptığına bakılacağına gelecek kaygısı olmayan mutu bir gençlik için neler yapabiliriz düşünülsün.