Sağlıkta devrim yaptı ya hükümetimiz ikimizden biri yağdırdık oyları.
Şu an başladık artık kıvranmaya yavaş yavaş.
O kadar uyardı Tabip Odaları, sağlık çalışanları meydanları caddeleri doldurdular yıllarca hem de defalarca.
Ama onlara bir türlü inanmadı iki kişiden biri.
Sağlıkçılar bağırdılar gırtlaklarını yırtarcasına ' ey hastalarımız biz size yeterince yararlı olamıyoruz. Çünkü bu tam gün yasaları buna engel oluyor. Sizlere muayene esnasında vakitsizlik nedeniyle doğru teşhisler koymakta zorlanıyoruz. Hastanelerdeki tıbbi cihazların yetersizliği sizlerin ve bizlerin bir tahlil için günlerce, aylarca beklememize neden oluyor. Ameliyatlar için gün vermekte büyük sorunlar yaşıyoruz '
Ama onları duymadık.
Hepimiz arabalarımızı en iyi, en usta servise götürmek isteriz.
Saçlarımızı en yetenekli kuaföre teslim ederiz de sağlığımıza gelince 'doktor bir ilaç versin de boş ver' deyip geçeriz.
Doktor söylüyor 'seni iyi muayene edemiyorum' diye biz 'olsun' diyoruz.
Neyse yetmedi 'Genel Sağlık Sigortası' adıyla bir zorunlu sigortalama sistemi çıkardılar ve herkesten biraz daha alkış aldılar.
Neydi bu Genel Sağlık Sigortası ?
Çıkardıkları 5510 sayılı bir kanunla 18 yaşını doldurmuş her erkek ve evlenmemiş kız çocukları dışında sigortalı bir işte çalışmayan herkes zorunlu olarak sigortalı yapılacaktı.
10 Ocak 2012 tarihinde yürürlüğe girmişti.
Girdi ama kimse bir şey anlamadı.
'Bireyler önce gelir tespiti yaptırmak zorundadır' diyordu bu yasa .
'Bu gelir tespitleri her ilde valilik tarafından görevlendirilmiş sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı görevlilerine yaptırılacaktır' diyordu hemen ardından.
'Devletin zorunlu kıldığı genel sağlık sigortası için, sağlık sigortası bulunmayan kişilerin en geç 29 Şubat'a kadar gelir beyanı ve tespiti yaptırmak zorunda ' olduklarını ilan ediyorlardı.
Gelir tespiti sonunda aylık geliri 295 tl ile 886 tl arasında olanlar ayda 35.4 tl, 886 tl ile 1773 tl arasında olanlar 106 tl, 1773 tl ve üzeri olanlar ise her ay düzenli olarak 212 tl sigorta pirimi ödemek zorundaydılar.
'Gelir tespiti için başvuruda bulunmayanlar hakkında ise asgari ücretin 2 katı gelir kabul edilecek ve başvuruda bulunmayan kişilerden aylık olarak 210 küsurat TL prim alınacaktı' diye yazıldı kanun metninde.
Sigorta hizmetlerinden anne ve babaları tarafından yararlanan 18 yaşını aşmış öğrencilik yapan bireylerin ise bağlı oldukları Sosyal Sigortalar Kurumu İl Müdürlükleri ve Merkez Müdürlüğüne bizzat ve şahsen müracaat ederek güncelleştirme işlemlerini gerçekleştirmeleri gerekmekteydi.
Kaçarı yoktu.
Gemici veya yurtdışında yaşayan ancak ikameti Türkiye'de bulunan Türk vatandaşları bile Adrese Dayalı Nüfus kayıt Sisteminden adres güncelleştirmeleri yapmak zorundaydı.
Genel Sağlık Sigortasında şayet yoksul, işsiz ve sigortasız olanlar ise bizzat Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'na başvurarak, gelir tespiti yaptıracaklardı.
Bunlarda doksan günde bir olarak otomatik güncelleştirmeye tabii tutulacaktı.
Gelir tespiti sonucunda itiraz hakkınız mevcuttu. Prim tutarı tebliğ edilenler, gelir testine karşı bildirim tarihinden itibaren en geç 15 gün içerisinde gelir tespitine yazılı dilekçeler vasıtası ile itiraz etme hakkına sahiptiler.
İnternet üzerinden hiçbir işlem yapılamaz ancak bilgi alınabilirdi.
İşsizken Genel Sağlık Sigortası yaptıranların işe girince bu sigorta ilişkilerini iptal ettirmeleri gerekiyordu.
Gelelim şimdi asıl konumuza.
Yani 'zurnanın zırt dediği yere'.
Şimdi ben yazıma onun içindir ki 'Eyvah yandık' diye başlık attım.
Son bir aydır bir çok eve Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan ( SGK) pirim borcu için ödeme ihbarları yağmaya başladı.
Aileler şaşkın şaşkın ' kardeşim bizim devlete böyle bir borcumuz yok' deyip isyan ediyor.
Bende baştan onlara inanmayıp ' borçlu her kişinin doğal refleksi' diye düşündüm ve fazla aldırış etmedim.
Ancak baktım ki yazıyı eline alan bir çok eş dost bana gelmeye başladı.
Gazeteciyiz ya hesapta ' imdat' istiyorlar.
Bende baktım olay büyük, çok kişi bu işten yanacak, sizleri 'uyarayım' dedim.
Yaşadığım dünya güzeli, üstelikte insanları büyük oranda eğitimli olan Selçuk'ta bir araştırdım ki ne göreyim hemen hemen hiç kimse bu yasadan bir şey anlamamış ve sonuç olarak bu sigorta kapsamına zorunlu olarak sokulan binlerce insan ne gelir tespiti yaptırmış ne de zorunlu olarak sigorta yaptırıldıklarından haberi var.
Yaptıranlarda hiçbir ödeme yapmamış.
Dolayısıyla 2012 yılının Şubat ayından itibaren SGK'ya borçlanıp durduklarından da haberleri yok.
Şimdi pirim borçları toplu olarak kendilerinden isteniyor.
Tabii yazıyı alan feryat figan ' eyvah yandık ' diye bağırıyor.
Araştırmalarıma göre beş milyona yakın kişi yazıyı almış olanlar gibi hemen bu aylarda ' eyvah yandık' diye bağıracaklarmış.
Ha bu yüzden sizlerde kendiniz veya yakınlarınız için 'benim bu işten haberim yoktu' demeyerek SGK internet sitesinden borcunuzu sorgulayıp öğrenin ve bu ödeme emrine hazırlıksız yakalanmayın.
Tam gün yasası ve hükümetin en büyük başarısı saydığınız ' sağlıkta devrim' hizmetleri hepinize hayırlı ,uğurlu olsun.
Kalın sağlıcakla.
Not. İşte size bir tebligat örneği
.jpg)
.jpg)