Evet, bizdeki garip duruma bir örnek arıyorum. Tabii ki parlamenter sistemde altmış yıldan beri iktidarın seçimle el değiştirdiği bir Batılı demokrasiden örnek arıyorum, ama bulamıyorum. Bizde seçimler olmuş, halk hiç bir tereddüde mahal bırakmayacak biçimde iktidarı AK Partiye vermiş. Ana muhalefet partisinin yeni yöneticileri, CHP tabanını seçim sonuçlarının yüzde otuzlar civarında olacağı yönünde bir beklenti içine sokmuşlardı. Sonuç yüzde 26'larda kalınca yönetim hırçınlaştı. Bu davranış tamamen yanlıştı. CHP yeni yönetimle seçimlerden oylarını yüzde 30 civarında artırarak çıkmıştır. Geçen genel seçimlerde CHP, DSP ile beraber seçime girdiği olduğu unutulmamalıdır.
Sözde seçim yenilgisinin verdiği eziklikle CHP hırçınlaşmış, örneği hiç bir Batılı parlamenter rejimde olmayan bir eylem içine girmiştir. Yetmişli yıllarda aşırı sol fraksiyonlar üniversitelerde boykota başvurur, bundan korkan bazı öğretim üyeleri de boykotçuları kendi derslerinden geçirirdi. Boykot yapmak kendileri için sınıf geçmek anlamında idi. Bu anlayıştan çok şey kaybetmedik mi. Yetmişli yıllarda ekonomik yönden elli ülkenin önünde iken arkalarına düştük, beş binden fazla çocuğumuzu kaybettik, otuz binden fazla çocuğumuz yaralandı ve öğrenimlerini yarıda bırakmadı mı.
Bana göre kalkınmamızı istemeyenler, yetmişli yıllardaki CHP, AP'nin başını çektiği çatışmayı şimdide CHP, AKP ye taşımak istemektedirler. Mevcut bir hukuki yapı var, bu yapıda görülen aksaklıklar var, bu aksaklığı hükümet gideremez. Bu aksaklığın giderilmesi, ancak mevcut hukuki düzenlemenin değiştirilmesi ile olur, buda Mecliste yapılabilecek bir çalışmayı gerektirir. Meclise girmeyen, meclis çalışmalarına katılmayan bir muhalefetin arzu ettiği bir hukuki düzenleme yapılabilir mi?
Boykotçu milletvekilleri, yemin etmediklerine göre, yolluk yevmiye alamazlar, daha da önemlisi, dokunulmazlık kazanamazlar. Bu arada, bazı seçilmişlerin davaları devam etmekte. Bu davalardan mahkûmiyet çıkması halinde ne olacak? Tabii ki onlar hapishaneye girecekler veya yurt dışına kaçacaklar. Bu parlamenter rejimimiz için yüzkarası bir durum ortaya çıkaracaktır. Böyle bir durumun ortaya çıkması ihtimali büyüyünce AK Parti 62 ilde ara seçim kararı alacak, yapılacak seçimlerden AK Parti kazançlı çıkacak mecliste dört yüzü aşkın bir çoğunluğa sahip olarak, bu defa anayasa değişikliklerini tek başlarına yapabileceklerdir.
Kanaatimce, Yıllar boyunca CHP kendisini devlet partisi olarak gördüğü için, işler içinden çıkılmaz hale geldiğinde zinde kuvvetler devreye girer, sonuçta yine biz karlı çıkarız zihniyeti hakim. Bu zihniyette olanlar, Sayın Kılıçdaroğlu'nu yanıltmakta, CHP'yi bir zamanlar kandırılmış çocukların ve gençlerin başvurduğu yollara sürüklemektedirler. Bu kimselerin, Meclis boykotunun partilerini ayrımcı ve tamamen etnik düşünceye sahip bir parti ile ayni kefeye koydurduklarının farkında değiller mi?
Yapılacak bir düzenlemenin bu günü kurtaran bir düzenleme olmaması gerekir, yoksa yarın ipten kazıktan kurtulanlar da milletvekili seçtirilerek, Mecliste ülkenin yıkılması için alenen çalışma fırsatı elde ederler.