Son üç yıldır her Ramazan öncesi gösterişli, kibirli, bol israflı, siyasi çıkarlı iftar sofralarına dikkat çeken yazılar yayımlıyorum.
Yine bu sütunlarda yayımlanan 28.07.2011 tarihli 'Beş Yıldızlı Günah' ve 15 Temmuz 2012 tarihinde yayımlanan 'Beş yıldızlı iftar çılgınlığı' başlıklı köşe yazılarımın geri dönüşümleri beni mutlu ediyor.
Helal kazançla oluşan helal sofraları; kardeşlerimizle, komşularımızla, yoksullarla, bakıma, yardıma muhtaç insanlarla paylaşırken lütfen 'sessiz' olalım.
Gazetelere, TV'lere haber salıp iftar sofralarıyla sosyal, siyasal ve ekonomik statümüzü tescil etmeyelim. Bunu yapanları da kırmayacak biçimde Ramazan'ın diliyle, ruhuyla uyaralım.
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez 'Biz Ramazan'ı değil, Ramazan bizi değiştirmeli' uyarısını yaptı ve ekledi:
'Gösterişli iftar programları, sınıf ve itibar esasına dayalı ihtişamlı davetler, ramazanı yanlış bir şekilde bir tür eğlence, karnaval ve festival havasında terennüm eden eğilimlerin mevcut gidişatı ciddi olarak dikkat çekmeye başlamıştır'
Başbakan Erdoğan da dünkü konuşmasında aynen şunları söyledi;
'Ramazan-ı Şerif'in hayırlara, berekete, rahmete, afiyete vesile olmasını diliyorum. Hepinizden yoksulları bu ay içinde daha bir hatırlamanızı, bir tas çorbayı beraber paylaşmanızı, bırakın beş yıldızlı otelleri, oturun komşularınızla beraber. Onlarla sofranızı paylaşmanızı bekliyorum'
Bugün Ramazan ayının ilk günü bana gelen davetlere bakıyorum; durum pek öyle görünmüyor.
Sendikalardan, odalardan, siyasi partilerden, meslek örgütlerinden, vakıflardan onlarca iftar daveti var. Adresler de ise 5 yıldızlı oteller yazılmış. Ya da bir tabak yemeğin 100 TL yazıldığı İzmir'in ihtişamlı mekanları adres verilmiş.
Başka kentleri bilmem ama İzmir'de iftar soflarının çok ama çok büyük bir bölümü sınıf ve itibar esasına dayalıdır. Belli sosyal grupların buluşma partileridir. Bu yemek partileri (iftar diyemiyorum) İslam'ın ruhuna aykırıdır.
Müslüman müsrif olamaz, sahip olduklarını israf edemez, gösteriş amaçlı kullanamaz.
Her insanın en iyi şekilde beslenmeye, en uygun tarzda giyinmeye, en iyi araçlara binmeye, en iyi evlerde barınmaya, en kaliteli hayatı yaşamaya layıktır. Bunu edinmek içinde helal yolardan çalışmalıdır, üretmelidir, eğitimli, donanımlı olmalıdır.
Ancak; gerçek bir Müslümanı diğerlerinden ayıran farkı yüce Allah(C.C) şöyle buyuruyor: 'Çardaklı ve çardaksız üzüm bağlarını, tatları ve yemişleri muhtelif hurmaları, hububatı (tahılları), zeytinleri, narları, birbirine hem benzer hem de benzemez bir halde meydana getiren Allah'tır. Her biri mahsul (ürün) verdiği zaman mahsulünden yiyin. Hasad (devşirme) günü de hakkını (zekat ve sadakasını) verin; israf etmeyin, şüphesiz Allah israf edenleri sevmez' (el-En'am: 6/141)
Unutmayalım!
Boşa akıttığımız bir bardak sudan bile sorumluyuz.
Ramazan ruhu, sevgi ve hoşgörü iklimi, sizleri kuşatsın, Mısır, Suriye ve diğer ülkelerdeki kardeşlerimizi de her iftar duasında anmalıyız.
Ramazan ayının dünyamıza rahmet ve bereketler getirmesi temennisiyle.