EGEDESONSÖZ – İzmir Balçova’da yaklaşık yarım asırdır çözülemeyen “Balçova Arsaları” meselesi yeniden gündemde. Yıllar önce arsa tahsisi yapılacağı gerekçesiyle bedel ödediklerini belirten hak sahipleri, aradan geçen süreye rağmen binlerce kişinin tapusuna kavuşamadığını belirterek hukuki mücadeleyi genişletiyor. BAMSES Derneği, geçmişte tahsise konu edilen taşınmazların akıbetinin araştırılması, hak sahiplerinin olası mülkiyet ve tahsis haklarının belirlenmesi ve belediyelerin yaptığı işlemlerin incelenmesi talebiyle yeni başvurular yaptı.

Dernek tarafından bugün yapılan açıklamada, özellikle 1187 ve 1188 parseller üzerinden dikkat çekici iddialar gündeme getirildi. Hak sahipleri, geçmişte tahsise konu edilen bazı taşınmazların daha sonra farklı işlemlere tabi tutulduğunu, bir bölümünün kamulaştırıldığını, bir bölümünün belediye şirketine aktarıldığını ve bazı taşınmazların ise hak sahiplerine verilmeden belediyelerin mülkiyetinde kaldığını öne sürdü. Dernek, herhangi bir kişi hakkında peşin suç isnadında bulunmadığını vurgulayarak söz konusu işlemlerin bağımsız makamlarca araştırılmasını istedi.

Açıklamada ayrıca, geçmişte “dağıtılacak yer kalmadığı” gerekçesiyle sona erdirildiği belirtilen tahsis sürecinin ardından, bazı taşınmazların belediyelerin elinde kaldığı ve bugün yeni imar planlarıyla konut ve ticaret alanlarına dönüştürüldüğü iddia edildi. BAMSES’in incelemesine göre Balçova ve İzmir Büyükşehir belediyelerinin mülkiyetindeki toplam yaklaşık 249 bin 927 metrekarelik alan yeni planlarda konut ve ticaret alanları içerisinde değerlendiriliyor.

Hak sahipleri, söz konusu taşınmazların geçmişten bugüne geçirdiği devir, kamulaştırma, ifraz, imar ve satış işlemlerinin ortaya çıkarılmasını isterken, meselenin mali boyutunun da incelenmesini talep ediyor.

SAYIŞTAY’A BAŞVURU
BAMSES Derneği, 17 Ağustos 2026 tarihinde bazı hak sahiplerinin imzasıyla Sayıştay Başkanlığı’na başvurduklarını açıkladı. Başvuruda Balçova ve İzmir Büyükşehir belediyelerinin tahsise konu taşınmazlarla ilgili işlemlerinin, devir ve kamulaştırmaların, belediye şirketlerine aktarılan taşınmazların, imar-parselasyon işlemlerinin, satışların ve elde edilen gelirlerin kamu maliyesi açısından incelenmesi istendi.

Dernek ayrıca bir sonraki aşamada İzmir Büyükşehir Belediyesi yöneticileri ve sorumluluğu bulunduğu ileri sürülen görevliler hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuruda bulunacağını duyurdu.

50 YILLIK DOSYADA YENİ SÜREÇ
BAMSES, 50 yılı aşkın süredir devam eden sorunun siyasi tartışmaların dışında, belgeler ve hukuk çerçevesinde ele alınmasını istedi. Dernek, hak sahiplerine verilmesi gereken taşınmazların tespit edilmesini, artık aynen verilmesi mümkün olmayan taşınmazlar varsa bunun hukuki ve mali sonuçlarının ortaya konulmasını, kamulaştırılan veya satılan taşınmazlarla ilgili işlemlerin incelenmesini ve varsa kamu zararının belirlenmesini talep ediyor.

Whatsapp Image 2026 08 17 At 19.19.01

Dernek tarafından yapılan açıklama şu şekilde:

BALÇOVA ARSALARI HAK SAHİPLERİ OLARAK 50 YILLIK MAĞDURİYETİN ÇÖZÜLMESİNİ İSTİYORUZ

Değerli basın mensupları,

Saygıdeğer kamuoyu,

Bugün, yarım asrı aşan Balçova Arsaları meselesinin geçmişini, son iki yıldır BAMSES Derneği olarak yürüttüğümüz çalışmaları ve bundan sonraki hukuki mücadelemizi kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz.

Bizler, yıllar önce Balçova Belediyesi tarafından arsa tahsis edileceği taahhüdüyle kendilerinden bedel alınan hak sahipleriyiz. Aradan geçen yaklaşık 50 yılı aşkın zamana rağmen, hak sahiplerinin önemli bir bölümü hâlâ arsa tapularına kavuşamamıştır.

Bu süreçte bazı hak sahiplerine tapuları verilmiş, ancak binlerce hak sahibi aynı sonuca ulaşamamıştır.

Bizim talebimiz yeni bir imtiyaz değildir.

Biz, geçmişte bedeli ödenmiş ve tahsise konu edilmiş taşınmazların akıbetinin ortaya çıkarılmasını ve hak sahiplerinin hukukunun gereğinin yapılmasını istiyoruz.

2024'TEN BU YANA PLANLI VE BELGELİ BİR ÇALIŞMA YÜRÜTÜYORUZ

BAMSES Derneği yönetimi olarak yaklaşık iki yıldır bu konuyu yalnızca bir mağduriyet söylemi olarak değil, belgelere, tapu kayıtlarına, belediye arşivlerine, meclis kararlarına ve taşınmazların geçmişten bugüne geçirdiği işlemlere dayalı olarak araştırıyoruz.

2024 yılının başında, arsa tahsis sürecinin geçmişini ve bugün gelinen noktayı ortaya koyan kapsamlı bir dosya hazırladık.

Bu dosyayı Balçova Belediye Başkanı'na ve bütün Belediye Meclisi üyelerine teslim ettik.

Konunun Belediye Meclisi gündemine taşınmasını sağladık.

Duyarlı bazı meclis üyeleri tarafından, Balçova Arsaları konusunun araştırılması amacıyla bir komisyon kurulması önerildi. Ancak belediyenin ilgili imar ve hukuk bürokratlarının olumsuz görüşleri sonrasında bu öneri oyçokluğuyla reddedildi.

Bununla da yetinilmedi.

Bazı meclis üyeleri tarafından, Büyükşehir Belediyesi'nin elinde bulunan ve Balçova Arsaları kapsamında olduğu ileri sürülen taşınmazların idari ve yargısal yollarla geri alınması ve hak sahiplerine tapularının verilmesi için gerekli girişimlerin başlatılması önerildi.

Bu öneri de Belediye Başkanı ve kendisiyle birlikte hareket eden meclis üyelerinin ret oylarıyla oy çokluğuyla reddedildi.

Biz bütün bunlara rağmen mücadelemizi sürdürdük.

Konuyu yalnızca Balçova Belediyesi'nin bilgisine bırakmadık

Hazırladığımız kapsamlı arsa tahsis dosyasını;

· Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na,

· İçişleri Bakanlığı'na,

· İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne,

· İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi'ne,

· İzmir Valiliği'nede sunduk.

Amacımız çok açıktı:

Bu konunun bütün ilgili kamu kurumları tarafından bilinmesini sağlamak ve geçmişten bugüne yapılan işlemlerin devletin ilgili kurumları tarafından incelenmesini istemek.

ARTIK HİÇ KİMSE, BALÇOVA ARSALARI KONUSUNDA BİLGİ SAHİBİ OLMADIĞINI SÖYLEYEMEZ.

1187 PARSEL KONUSUNDA ORTAYA ÇIKAN DURUMUN AÇIKLIĞA KAVUŞTURULMASINI İSTİYORUZ

Çalışmalarımız sırasında özellikle 1187 parsel bakımından son derece önemli bilgi ve belgelerle karşılaştık.

Bu parselin, geçmişte arsa tahsisine konu edilen taşınmazlardan olduğu; 1993 yılında yapılan devir işlemleri kapsamında Balçova Belediyesi'ne geçtiği; buna rağmen bu taşınmazın hak sahiplerine dağıtılmadığı yönünde bilgi ve belgeler ortaya çıkmıştır.

Daha sonra bu taşınmazın çeşitli bölümlerinin farklı işlemlere konu edildiği görülmektedir.

Bir bölümünün kamulaştırma yoluyla Karayolları'na devredildiği ve bunun karşılığında belediyenin kamulaştırma bedeli aldığı, bir bölümünün belediye şirketine ayni sermaye olarak aktarıldığı ve bazı bölümlerinin ise hak sahiplerine verilmeden belediyenin elinde kaldığı ve tapu dağıtılmadığı yönündeki hususların bütün yönleriyle araştırılması gerektiğini düşünüyoruz.

BURADA AÇIKÇA İFADE ETMEK İSTERİZ:

Biz hiç kimse hakkında peşinen suç isnadında bulunmuyoruz.

Ancak ortada ciddi soru işaretleri bulunmaktadır.

Bu taşınmazların hangi tarihte, hangi kararla, hangi hukuki gerekçeyle ve hangi değer üzerinden el değiştirdiğinin ortaya çıkarılmasını istiyoruz.

“DAĞITILACAK YER KALMADI” DENİEREK DAĞITILMAYAN TAŞINMAZLARIN VARLIĞI VE AKIBETİ KAMUOYUNDAN SAKLANDI

Bazı hak sahiplerine yıllar içerisinde tapular verilmiş, daha sonra dağıtımın “dağıtılacak yer kalmadığı” gerekçesiyle sona erdirildiği ifade edilmiştir.

Fakat yıllar sonra yaptığımız araştırmalarda, tahsise konu taşınmazlardan bir bölümünün belediyeye iade edilmiş olmasına rağmen hak sahiplerine dağıtılmadığına ilişkin önemli bilgiler ortaya çıkmıştır.

İşte bizim sorumuz tam olarak budur:

Gerçekten dağıtılacak taşınmaz kalmamış mıydı?

Eğer kalmışsa, bu taşınmazlar neden hak sahiplerine verilmedi?

Bu taşınmazların daha sonra hangi amaçlarla kullanıldığı, kimlere devredildiği, hangi gelirlerin elde edildiği ve bugün hangi idarenin mülkiyetinde bulunduğu açıklanmalıdır.

Şimdi de tahsise konu taşınmazlar yeni imar planlarıyla farklı amaçlara ayrılıyor

Balçova Arsaları konusunda bugün karşı karşıya olduğumuz en önemli gelişmelerden biri de yalnızca geçmişte yapılan işlemler değildir.

2025 ve 2026 yıllarında hazırlanarak askıya çıkarılan çevre düzeni planları, nazım imar planları ve uygulama imar planlarında, arsa tahsisine konu olan ve halen belediyelerin mülkiyetinde bulunan 1187 ve 1188 parsellerden üretilmiş önemli miktardaki taşınmazın gelecekteki kullanım kararlarının değiştirildiğini görüyoruz.

Yaptığımız incelemelere göre;

· Balçova Belediyesi mülkiyetinde bulunan yaklaşık 122.225 m²,

· İzmir Büyükşehir Belediyesi mülkiyetinde bulunan yaklaşık 127.702 m²

olmak üzere toplam yaklaşık 249.927 m² taşınmaz, yeni planlarda konut ve ticaret alanları içerisinde değerlendirilmektedir.

· Arsa tahsisine konu eski 3 ada 1188 no.lu parselden üretilmiş 1.012.520 m2 miktarlı 671 ada 99 parsel taşınmaz halen yolsuz tescille Büyükşehirin mülkiyetinde tutulmakta , asıl sahibi Balçova Belediyesine iade edilmemektedir.

BURADA ÇOK AÇIK BİR SORU SORMAK ZORUNDAYIZ:

Bir zamanlar vatandaşlardan arsa bedeli alınarak kendilerine tahsis edilen taşınmazlar, hak sahiplerine verilmeden nasıl oluyor da bugün belediyelerin kendi tasarruf alanlarına dönüştürülebiliyor?

Bu taşınmazların bir bölümü yıllardır hak sahiplerine verilmemiştir.

Buna rağmen bugün bu alanların konut ve ticaret alanlarına alınarak ekonomik değerlerinin artırılması ve belediyeler tarafından kendi amaçları doğrultusunda değerlendirilmesinin önünün açılması, hak sahipleri bakımından kabul edilebilir değildir.

Biz burada imar planı yapılmasına karşı olduğumuzu söylemiyoruz.

Bizim itirazımız, tahsise konu taşınmazların hak sahiplerinin hukuki durumu çözülmeden, onların mülkiyet ve tahsis hakları araştırılmadan ve geçmişte bu taşınmazlar üzerinde yapılan işlemler açıklığa kavuşturulmadan, kamu idarelerinin bu alanların ekonomik değerinden yararlanacak şekilde yeni tasarruflar planlamasıdır.

Çünkü bugün planlanan her yeni kullanım kararı, yarın taşınmazların mevcut durumunu daha da karmaşık hale getirecektir.

Bir tarım veya boş alanın konut ve ticaret alanına dönüşmesiyle taşınmazın ekonomik değeri değişebilir,parselasyonyapılabilir,yeni parseller oluşturulabilir.üçüncü kişilere satışlar gerçekleşebilir, yapılaşma başlayabilir.

Ve böylece yıllardır çözülemeyen Balçova Arsaları meselesi daha da içinden çıkılmaz bir hale gelebilir.

Biz bu nedenle planlama sürecinde de hak sahiplerinin hukukunun korunmasını istiyoruz

Yaklaşık 249.927 m² büyüklüğündeki konut ve ticaret alanına alınan bu alanların geçmişten bugüne hangi hukuki süreçlerden geçtiği ortaya çıkarılmadan, bu taşınmazların hak sahiplerine karşı doğmuş olabilecek hak ve yükümlülükleri belirlenmeden ve devam eden yargısal ve idari süreçler sonuçlandırılmadan, taşınmazlar üzerinde geri dönülmesi güç yeni tasarruflara gidilmemesi gerektiğini düşünüyoruz.

BİZİM TALEBİMİZ SON DERECE AÇIKTIR:

Önce geçmişi açıklığa kavuşturun.

Önce taşınmazların gerçek hukuki durumunu belirleyin.

Önce hak sahiplerinin haklarını ortaya koyun.

Sonra imar ve ekonomik tasarrufları değerlendirin.

Aksi halde 1970'lerde vatandaşlardan bedel alınarak başlatılan bir arsa tahsis süreci, bugün belediyelerin elindeki yüz binlerce metrekare taşınmazın imar değerinin artırılması ve ekonomik olarak değerlendirilmesiyle sonuçlanmış olacaktır.

Biz bunun kabul edilebilir olmadığını düşünüyoruz.

Üstelik bu plan kararlarının askıya çıkarıldığı dönem,2024-2025 yıllarında BAMSES olarak belediyeleri ve diğer ilgili kamu kurumlarını dosyamız hakkında ayrıntılı şekilde bilgilendirdiğimiz, 2026 yılında Balçova Belediyesi'ne ihtarname gönderdiğimiz ve 3 Ağustos 2026 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurduğumuz bir döneme denk gelmektedir.

Dolayısıyla artık yetkili kurumların önünde yalnızca geçmişe ilişkin bir dosya yoktur.

Bugün üzerinde yeni imar ve ekonomik tasarruflar planlanan yaklaşık 250 bin metrekarelik taşınmaz olmak üzere toplam 1.200.000 m2 civarı taşınmaz söz konusudur.

Bu nedenle ilgili tüm kurumları, bu alanlar üzerinde yapılacak yeni işlemlerde hak sahiplerinin olası haklarını ve devam eden inceleme ve başvuruları dikkate almaya çağırıyoruz.

Biz BAMSES olarak bu planlama süreçlerini de yakından takip edeceğiz.

Hak sahiplerinin hukukunu etkileyebilecek her yeni imar, parselasyon, tahsis, satış, devir veya başka bir tasarrufun da gerekli olması halinde idari ve yargısal yollarla incelenmesini ve denetlenmesini talep edeceğiz.Belediyelerin hak sahiplerine tapularının verilmesi gereken arsa tahsisi işlemine ait yerlerden 1 m2 dahi kendi menfaatlerine tasarrufta bulunmalarına engel olmak için tüm yasal yollara başvuracağız.

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ'NDEKİ TAŞINMAZLAR DA ARAŞTIRILMALIDIR

Aynı şekilde, 1980 sonrasında Büyükşehir Belediyesi'nin mülkiyetinde kalan ve arsa tahsisine konu olduğu ileri sürülen taşınmazların da akıbetinin araştırılması gerektiğini düşünüyoruz.

Bu taşınmazların bir bölümünün zaman içerisinde ifraz edildiği, bazı bölümlerinin kamulaştırıldığı, bazı bölümlerinin imar uygulamaları sonucunda konut alanlarına dönüştüğü ve üçüncü kişilere yapılan satışlardan gelir elde edildiği yönündeki hususların da parsel bazında ve belgeye dayalı olarak ortaya çıkarılması gerekmektedir.

BİZİM TALEBİMİZ ÇOK BASİTTİR:

Hangi taşınmaz nereye gitti?

Kim adına tescil edildi?

Hangi kararla el değiştirdi?

Hangi amaçla kullanıldı?

Kamulaştırıldıysa ne kadar bedel alındı?

Satıldıysa ne kadar gelir elde edildi?

Göztepe’nin İnciraltı projesine Tugay’dan destek!
Göztepe’nin İnciraltı projesine Tugay’dan destek!
İçeriği Görüntüle

İmar değişikliğiyle ne kadar değer kazandı?

Bugün kimin mülkiyetinde?

Biz yaptığımız araştırmalar ile bu soruların tümünün cevabını bilmekteyiz ama asıl amacımız bu soruların cevaplarını artık kamuoyunun da bilmesi ve gerçeklerin ortaya çıkmasıdır.

BALÇOVA BELEDİYESİNE NİSAN 2026'DA İHTARNAMELER GÖNDERDİK

2026 yılı Nisan ayında, BAMSES Derneği'nin öncülüğünde hazırlanan kapsamlı bir metinle yaklaşık 150 hak sahibi Balçova Belediyesi'ne ihtarname gönderdi.

İhtarname de;

- Büyükşehir Belediyesi'nin mülkiyetinde bulunan arsa tahsisine konu taşınmazların geri alınması,

- Bunun için gerekli idari ve yargısal girişimlerin yapılması,geri alınacak taşınmazların parselasyon işlemlerinin gerçekleştirilmesi,hak sahiplerine arsa tapularının verilmesitalep edildi.

Ancak Balçova Belediyesi bu talebi reddetti.

Biz bu ret kararını mücadelemizin sonu olarak görmedik.

BAMSES Derneği'nin hazırladığı dilekçeyle 15 hak sahibi imzasıyla 3 Ağustos 2026 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurduk.

Başvurumuzda, 1992 yılında Balçova Belediyesi'nin yeniden kurulmasından bugüne kadar görev yapan belediye başkanları ve sorumlu bürokratların görev ve sorumluluklarının araştırılmasını talep ettik.

Özellikle;

· Hak sahiplerine tapularının verilmesi için gerekli çalışmaların yapılıp yapılmadığı,

· Tahsise konu olduğu belirtilen 1187 parselin belediyeye iade edilmesine rağmen neden hak sahiplerine dağıtılmadığı,

· Bu durumun hak sahiplerinden gizlenip gizlenmediği,

· Arşivlerde bulunması gereken parselasyon ve diğer belgelerin neden bulunamadığı,

· Belgelerin kaybolması veya kasıtlı olarak yok edilmesi ihtimalinin bulunup bulunmadığı,

· Büyükşehir Belediyesi'nde bulunan taşınmazların geri alınması konusunda gerekli girişimlerin neden yapılmadığı,

· Tahsise konu taşınmazlar üzerindeki tasarrufların hukuka uygun olup olmadığı

hususlarının soruşturulmasını istedik.

BURADA TEKRAR VURGULUYORUZ:

Biz herhangi bir kişi hakkında peşin hüküm kurmuyoruz.

Bizim istediğimiz, iddiaların bağımsız ve tarafsız makamlarca araştırılmasıdır.

Varsa sorumlulukların ortaya çıkarılmasını, yoksa da bunun açıkça ortaya konulmasını istiyoruz.

ŞİMDİ DE SAYIŞTAY'A BAŞVURUYORUZ

17 Ağustos 2026 Pazartesi günü (bugün) BAMSES Derneği'nin öncülüğünde bazı hak sahiplerinin imzasıyla Sayıştay Başkanlığı'na başvuruyoruz.

Bu başvurunun amacı farklıdır.

Biz bu kez meselenin mali boyutunun ve kamu zararı doğup doğmadığının araştırılmasını istiyoruz.

Balçova Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin;

Arsa tahsisine konu taşınmazlarla ilgili işlemlerinin,

Taşınmaz devirlerinin,Kamulaştırmaların,

Taşınmazların belediye şirketlerine aktarılmasının,

İmar ve parselasyon işlemlerinin,satışların,

Taşınmazlardan elde edilen gelirlerin

Kamu maliyesi bakımından incelenmesini talep ediyoruz.

Balçova Belediyesi yöneticilerinin Büyükşehirde kalan arsa tahsisine konu ve sair taşınmazlarını iade almak için harekete geçmemekle Belediye mallarının korunmaması,kamu gelirlerinin eksik ve hukuka aykırı veya amaç dışı kullanılmasının kamu zararı bakımından değerlendirilmesini sorumluluk halleri yönünden inceleme yapılmasını talep etmekteyiz.

Çünkü vatandaşlardan yıllar önce alınan bedeller karşılığında tahsis edilen taşınmazların daha sonra kamu idareleri tarafından ekonomik değere dönüştürülüp dönüştürülmediği ve bu işlemler nedeniyle kamu zararı oluşup oluşmadığı mutlaka ortaya çıkarılmalıdır.

BUNDAN SONRAKİ ADIMIMIZ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ OLACAKTIR

Bugün itibarıyla çalışmalarımız burada da bitmiyor.

Bir sonraki aşamada, İzmir Büyükşehir Belediyesi yöneticileri ve sorumluluğu bulunan görevliler hakkında da Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuruda bulunacağız.

Bu başvurunun amacı kişiler hakkında peşin hüküm oluşturmak değil; Büyükşehir Belediyesi'nin elinde bulunan veya geçmişte elinde bulunmuş arsa tahsisine konu taşınmazların akıbetinin, yapılan devir, ifraz, imar, kamulaştırma ve satış işlemlerinin hukuka uygunluğunun ve varsa sorumlulukların bağımsız yargı makamlarınca araştırılmasını sağlamaktır.

BİZİM TALEBİMİZ AÇIKTIR

-Biz artık bu meselenin siyasi tartışmaların içerisinde kaybolmasını istemiyoruz.

-Biz kavga istemiyoruz.

-Biz ayrıcalık istemiyoruz.

-Biz kimsenin malına göz dikmiyoruz.

-Biz, geçmişte bedeli ödenmiş ve arsa tahsisine konu edilmiş taşınmazların akıbetinin hukuk içerisinde ortaya çıkarılmasını istiyoruz.

-Eğer hak sahiplerine verilmesi gereken taşınmazlar mevcutsa, bunların tespit edilmesini ve hak sahiplerine verilmesini istiyoruz.

-Aynen verilmesi artık mümkün olmayan taşınmazlar varsa, bunun neden mümkün olmadığının ve bundan doğan hukuki ve mali sonuçların belirlenmesini istiyoruz.

-Kamulaştırılmış taşınmazlar varsa, kamulaştırma bedellerinin ve bu bedellerin hukuki akıbetinin araştırılmasını istiyoruz.

-Satılmış taşınmazlar varsa, satışların hangi hukuki dayanağa dayandığının ve elde edilen gelirlerin incelenmesini istiyoruz.

-Belediye şirketlerine aktarılmış taşınmazlar varsa, bu işlemlerin hukuka ve kamu yararına uygun olup olmadığının ortaya çıkarılmasını istiyoruz.

-Ve kamu zararı oluşmuşsa, bunun sorumlularının hukuk önünde belirlenmesini istiyoruz.

SON SÖZÜMÜZ ;

BAMSES Derneği olarak son iki yıldır bu mücadeleyi belgeyle, hukukla ve sabırla yürütüyoruz ;

-Bizim mücadelemiz bir siyasi partiyle, bir belediye başkanıyla veya herhangi bir kişiyle mücadele değildir.

-Bizim mücadelemiz, haklarımızın ve kamu kaynaklarının hukuk içerisinde korunması mücadelesidir.

-50 yılı aşkın süredir çözülemeyen bu sorunun artık daha fazla ertelenmesine izin verilmemelidir.

-Biz BAMSES olarak, hak sahipleri adına sonuna kadar hukuki, demokratik ve meşru yolları kullanmaya devam edeceğiz.Özellikle son iki senedir olduğu gibi mücadelemizi belgeyle,hukukla , sabır ve kararlılıkla yürütmeye devam edeceğiz.

VE ÇAĞRIMIZ BÜTÜN YETKİLİ KURUMLARADIR:

-Gelin bu dosyayı birlikte açalım.

-Belgeleri ortaya koyalım.

-Taşınmazların akıbetini belirleyelim.

-Varsa kamu zararını tespit edelim.

-Varsa sorumluları belirleyelim.

-Ve en önemlisi, yarım asrı aşan bu mağduriyeti artık hukuk içerisinde çözelim.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur. 17 Ağustos 2026

BAMSES Derneği Yönetimi adına

Ruhi EROĞLU Dernek Başkanı