EGEDESONSÖZ – Anayasa Mahkemesi (AYM), Urla Belediyesi’nin Sosyal Demokrat Kamu İşverenleri Sendikası üyeliğinden ayrılmasına ilişkin uyuşmazlıkta önemli bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, sendikanın Anayasa’ya aykırılık iddialarının yargılama sürecinde yeterli gerekçeyle karşılanmaması nedeniyle adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verdi.
ÜYELİKTEN AYRILMA KARARI TARTIŞMA YARATTI
Urla Belediye Meclisi, 2 Eylül 2019 tarihinde aldığı kararla Sosyal Demokrat Kamu İşverenleri Sendikası’na üye oldu. İçişleri Bakanlığının 18 Aralık 2019 tarihli kararıyla dönemin Urla Belediye Başkanı İbrahim Burak Oğuz görevden uzaklaştırıldı ve belediye başkanlığı görevine vekâleten Urla Kaymakamı görevlendirildi.
Bu gelişmenin ardından Urla Belediye Meclisi, 2 Kasım 2020 tarihinde aldığı kararla sendika üyeliğinden ayrıldı. Sendika, üyelikten ayrılma işleminin iptali istemiyle dava açtı. Dava dilekçesinde, işlemin dayanağı olan yasal düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olduğu savunularak konunun Anayasa Mahkemesine taşınması talep edildi.
İzmir 4. İdare Mahkemesi, 21 Ekim 2021 tarihli kararıyla Anayasa’ya aykırılık iddiasını ciddi bulmadı ve davayı oyçokluğuyla reddetti.
Mahkeme, belediye meclisinin karar organı olduğunu, ancak belediye başkanının görevden uzaklaştırıldığı durumda ilgili mevzuat uyarınca meclise ait yetkilerin belediye encümeninin belirli üyelerince kullanılabileceğini belirtti. Bu gerekçeyle sendika üyeliğinden ayrılma işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaştı.
ANAYASA’YA AYKIRILIK İDDİASI KARŞIOYDA DA YER ALDI
İlk derece mahkemesinin kararına yazılan karşı oyda ise uyuşmazlıkta uygulanması gereken kuralın Anayasa’nın 90. ve 127. maddelerine aykırılığı iddiasının ciddi olduğu belirtildi. Karşı oyda, ilgili hükümlerin itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine taşınmasının ardından davanın esası hakkında karar verilmesi gerektiği ifade edildi.
Sendikanın istinaf başvurusu İzmir Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesince reddedildi. Danıştay da temyiz talebini, karara karşı temyiz yolunun açık olmadığı gerekçesiyle incelenmeksizin reddetti.
Bunun üzerine sendika, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu.
AYM: ESASLI İDDİALAR GEREKÇEYLE KARŞILANMALI
Başvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığın çözümünde esas alınan yasal düzenlemelerin Anayasa’ya aykırı olduğu yönündeki iddiaların gerekçeli karar hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Kararda, mahkemelerin bütün iddia ve savunmalara ayrıntılı yanıt vermek zorunda olmadığı, ancak davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki esaslı iddiaların makul bir gerekçeyle karşılanması gerektiği vurgulandı.
Kararda, mahkemelerin Anayasa’ya aykırılık iddiasını ciddi bulmadıklarını belirtmekle yetindiği, ancak bu değerlendirmenin nedenlerine ilişkin bir açıklama yapmadığı kaydedildi.
“İLGİLİ VE YETERLİ GEREKÇE SUNULMADI”
AYM, başvurucu sendikanın, uyuşmazlığın çözümünde uygulanan yasal düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olduğu yönündeki iddiasının temellendirilmiş ve davanın sonucunu etkileyebilecek nitelikte olduğunu belirtti.
Kararın ilgili bölümünde şu değerlendirmeye yer verildi:
“Uyuşmazlığın çözümünde uygulanan mevzuat hükümlerinin Anayasa'ya aykırı olduğu yönündeki başvurucu iddialarına ilişkin olarak yargılama mercilerince ilgili ve yeterli gerekçe sunulmadığı görülmüştür.”
Yüksek Mahkeme, mahkemelerin esas aldığı mevzuat hükümlerinin Anayasa’ya aykırı olmadığı kanaatindeyse bunun nedenlerini açıklaması gerektiğini belirterek, aksi durumda başvurucunun esaslı iddialarının cevapsız kalacağını ifade etti.
Bu tespitler doğrultusunda AYM, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar verdi.
DOSYA YENİDEN İZMİR 4. İDARE MAHKEMESİNDE
Anayasa Mahkemesi, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere İzmir 4. İdare Mahkemesine gönderilmesine hükmetti.
AYM, ihlal kararının uyuşmazlığın esası hakkında önceden belirlenmiş bir sonuç anlamına gelmediğini de vurguladı. Kararda, yeniden yargılama sonucunda davanın kabulü ya da reddi yönünde karar verme yetkisinin ilgili mahkemeye ait olduğu belirtildi.



