Avrupa Parlamentosu (AP) üyelik sürecini başlattığı 1999 yılından bu yana en sert Türkiye raporunu yayınladı.
Fransa'nın Strasbourg kentinde toplanan AP Genel Kurulu'nda Türkiye Raportörü Hollandalı parlamenter Ria Oomen-Ruijten tarafından hazırlanan rapor ve değişiklik önergeleri oylandı ve…
Fransa'nın Strasbourg kentinde toplanan AP Genel Kurulu'nda Türkiye Raportörü Hollandalı parlamenter Ria Oomen-Ruijten tarafından hazırlanan rapor ve değişiklik önergeleri oylandı ve…
2013 yılı Türkiye İlerleme Raporu 153'e karşı 475 oyla kabul edildi. Oylamada 43 parlamenter ise çekimser kaldı.
Oylamada, Türk yetkililerin 'kızlı-erkekli evler' ve 'alkol satışı' üzerine yaptığı açıklamaların 'hayat tarzı konusunda toplumda kültürel ayrışmaya sebep olmasından endişe edildiğini' belirten önerge kabul edildi.
Parlamenterler, tarafsız ve bağımsız yargının gerçek bir demokratik devlet için hayati önem taşıdığına vurgu yaptılar.
Türkiye'nin kendi vatandaşlarının yararına olacak bir dizi reform sürecini başlattığını, ancak temel haklar, yargı bağımsızlığı, ifade özgürlüğü ve diğer konulardaki son gelişmelerin kendileri için ciddi bir endişe konusu haline geldiğini ifade ettiler. Türkiye'nin Avrupa'ya ve Avrupa'nın kuruluş temellerinin dayandığı değerlere olan bağlılığını göstermesini istediler.
Parlamenterler, 'HSYK' ve' internet düzenlemeleri' ile ilgili yasa tasarılarının temel özgürlükleri kısıtladığını ve bunların Türkiye'yi, Kopenhag kriterlerinin görüşülmesinden uzaklaştırdığını belirttiler. Ayrıca yargı ve temel haklar konularını düzenleyen '23 ve 24'üncü' fasılların da müzakereye açılmasını istediler.
AP üyeleri benim de kaygılı olduğum Türkiye'deki siyasi kutuplaşma gibi konularda endişelerini dile getirdiler. Parlamenterler daha önce görülmedik şekildeki protesto dalgalarının…
Birçok Türkiye vatandaşının daha çok demokrasi, yetkililerden daha fazla tolerans, inanç ve din özgürlüğünün güvence altına alınması, toplanma özgürlüğü gibi meşru isteklerini yansıttığını dile getirdiler.
Ayrıca yüzde 10 seçim barajının düşürülmesini kapsayan seçim yasası reformunun yapılması, kadınlara karşı şiddetle mücadele ve sivil toplumun geliştirilmesi gerektiğini de ifade ettiler.
Raporun görüşmelerine Berkin Elvan'ın ölümü de damga vurdu. Avrupa Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Stefan Füle ve AP Türkiye raportörü Hollandalı vekil Ria Oomen-Ruijten başta olmak üzere, rapor üzerinde söz alan çok sayıda milletvekili Berkin'in ailesine başsağlığı diledi. Bu durum Berkin'in trajik ölümünün dünyada nasıl yankı yaptığı konusunda bizlere de fikir vermiş oldu.
Bugüne kadarki AB üyelikleri, ancak bütün kriterlerin yerine getirilmesiyle oldu. Türkiye de üye olmak istiyorsa bunu yapmak durumunda. Yoksa kimseye ayrıcalık tanımıyorlar. Ayrıcalık isterseniz size 'gelin tam değil, ayrıcalıklı üye olun' diyorlar.
Her ne olursa olsun raporda; önündeki reformlara net bir çerçeve sunması açısından, Avrupa Birliği'nin Türkiye ile müzakerelere devam etmesi gerektiği belirtildi.
Ancak burada sorulması gereken soru şu: 'AB Türkiye için model olmalı mı?' Bunun yanıtını vermek önemli. Yoksa ülkemizdeki siyasi iklimde geçerli olan oyalama, yalpalama AB üyeliği için geçerli olmuyor.