EGEDESONSÖZ- İntegral Araştırma Koordinatörü Ümit Yaldız ile Gazeteci Fatih Yapar, SonSöz TV yayınından ülke ve kent gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Programda İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (İESOB) genel kurulunda yaşananlar el alındı.

Yaldiz Yapar 1

YALÇIN ATA ÖYLE ÇOK DA KABUL EDİLMİŞ BİR ADAY DEĞİL
İzmir’de esnaf odasının önemine ve oda başkanlığını yeniden kazanan Yalçın Ata’nın aldığı oya değinen Araştırmacı Ümit Yaldız, “Esnaf Odası İzmir’in kurumsal olarak bir yapısıdır. 57. Hükümet’ten kaynaklı oluşan kriz döneminde Gündoğdu Meydanı’nda esnaf miting yapmıştı esnaf odası. O dönem inanılmaz aktifti. Kent yönetimine katılırlardı. Kent ile ilgili fikirlerini sağlıklı biçimde kamuoyuna aktarırlardı. Meslek Odası olmanın gereğini yerine getiren, esnafın hakkını savunan, İzmir’de halkla ve basınla sağlıklı iletişim kuran esnaf teşkilatı, bünyesinden bir ismi da Ankara’ya milletvekili olarak göndermişti. Mehmet Ali Susam dönemi sonrasında Zekeriya Mutlu aynı ritmi sürdüremedi. Sonrasında Zekeriya Mutlu’nun CHP tarafından milletvekili aday listesine alınmadığı ve çalım yediği dönemde AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, Ayakkabıcılar Odası Başkanı Yalçın Ata’ya destek verdi ve onu başkan yaptı. 1 yıl sonra da olağan genel kurul yaşandı ve Kaya’nın organizasyonuyla başkan olan Yalçın Ata tek aday oldu. Esnaf teşkilatının 128 odası var. Kentin her yerinde kılcal damarlarına kadar örgütlüler. 1038 delegeleri var ve 822’si oy kullandı, 768 geçerli oy çıkarken Yalçın Ata 744 oy aldı. Aşağı yukarı 300 oyu sandığa taşıyamamış görünüyor. Burada sandığa gitmeme konusunda tek aday olmanın getirdiği bir durum olabilir. Sandığa gitmemenin yanı sıra protesto amaçlı çizik yapanlar var. Zaman içinde sebepleri de ortaya çıkacaktır. Bakıldığında kendisi öyle çok da kabul edilmiş bir aday değil” dedi.

CHP AÇISINDAN SON GENEL KURUL MİLATTIR, BİR SONU İFADE EDİYOR
AK Partili siyasetçilerin genel kurulda adeta ev sahibi gibi davrandığını ve kürsüden yerel yönetimi hedef alan mesajlar verdiğini kaydeden Yaldız, “2000’lerin başında İzmir’de Ahmet Piriştina döneminde esnaf mitingi yaparak sürece el koyan CHP açısından son genel kurul milattır. Bir yerden bakıldığında bir sonu ifade eder. 25 yıllık sürecin geldiği noktayı gösteriyor. AK Parti’nin esnaf teşkilatında hakimiyetini ilan ettiği, genel sekreterinden milletvekillerine kadar kendi evindeymiş, kendi kongrelerinde konuşuyormuş edasıyla oluşan bir genel kurul tablosu var. “AK Parti Show”a döndü Esnaf Birliği… 30 ilçede 128 oda var. Büyük bir yapı AK Parti tarafından teslim alınmış durumda” ifadelerini kullandı.

A A 20260503 41279014 41278999 I Z M I R D E E S N A F V E S A N A T K A R L A R S A N D I G A G I T T I-1

Barış Anneleri, CHP Genel Merkez'de: Özel ile görüştüler
Barış Anneleri, CHP Genel Merkez'de: Özel ile görüştüler
İçeriği Görüntüle

CHP, ESNAF TEŞKİLATINI TESLİM ETTİ

Genel Kurul’un siyasal sonuçları olduğunu belirten Yaldız şunları söyledi:

AK Parti, İzmir’in en köklü teşkilatlarından birini tam anlamıyla teslim aldı. Ahmet Piriştina’nın ilk 5 yılında 10-15 meclis üyesi esnaftı. Kocaoğlu döneminde de meclis üyelerinde esnaf temsiliyeti vardı. Her ilden, ilçeden esnafın yerel yönetimde temsilini CHP önemserdi. Şimdi kaç meclis üyesi esnaf kökenli? Esnaf teşkilatını teslim ettiler. Çünkü esnaf teşkilatının ne anlama geldiğini bugünkü CHP’nin il başkanı, ilçe başkanları, büyükşehir belediye başkanı bilmiyor. İzmir’in iradesine o kadar güveniyorlar ki sanayici, esnaf teşkilatları önemli değil. Ahmet Piriştna, Aziz Kocaoğlu bir ilçeye gittiğinde oranın esnaf odasını ziyaret etmeden, esnafı gezmeden o ilçeden ayrılmazdı. Ziyaretlerde oda başkanı yanlarında olurdu. Şimdi oda başkanları Mahmut Atilla Kaya’nın yanında dolaşıyorlar. Eyyüp Kadir İnan’ın yanındalar. Esnaf Odası’nda yoksun, Ticaret Odası’ndan zaten koptun, sanayicilerde de bugün yarın tamamen olmayacaksın. Borsa da uzun süredir yoksun. Nerede varsın? Manisalılar Derneği’nde mi varsın? Varsa yoksan mahalle delege seçimlerinde, ilçe seçimlerinde, olağanüstü kurullarda varsın. İzmir’de direnen, AK Parti’ye karşı dik duran İzmirli seçmen var. Büyükşehir başkanı şu an oraya çalışıyor. Tribün siyaseti yapıyor. Bergama’daki çöp dağları ile tribün siyaset yapamazsın. Dün Kordon’daydım 6 ay önce kullandığım bir lokasyona yeniden gittim. 6 aydır alt yapı çalışmaları sürüyor ve bir arpa boyu mesafe kat edilmemiş. Üstüne Hindistan’dan tuktuk benzeri bir şey gelmiş Kordon’a. Devasa projeler bunlar. İzmir’e de cuk oturmuş. Ben hepsini tebrik ediyorum”

Gazeteci Fatih Yapar ise “kürsüde Genel Sekreter Eyyüp Kadir İnan ve İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya’nın konuşmalarında dikkat çeken noktalar var. Kaya’nın Çeşme Projesi konusunda ‘İzmir masası kuralım’ çağrısı var. AK Partili İnan ‘CHP’den muhatap arıyoruz’ diyor. ‘Muhatap bulamıyoruz, yetkili kişi istiyoruz’ deniyor. Milletvekillerinden bu çağrı geliyor. Bilal Saygılı’dan ie gelmiyor. Milletvekillerinin muhatap alacağı kişi büyükşehir belediye başkanıdır. Bir kavga var, geçinemiyorlar. Cemil Tugay ise genel kurula katılmadı. Tuncay Özkan mı muhatap? Cemil Tugay oraya gelmezse boşluk bir biçimde” şeklinde konuştu.

KÜRSÜDE “GENÇ ERDOĞAN’IN” KONUŞMASINI GÖRDÜM

Ümit Yaldız ise şunları söyledi:

“AK Partili İnan’ın iki önemli mesajı var. Birisi, Çankaya Otoparkı ile ilgili eylem olurken Tugay’ın esnafa ilişkin sözleri var. Zaten tiplerinden, hallerinden ne oldukları anlaşılıyor demiş. Aşağılamış esnafı. 1,5 yıldır çürük haliyle çalıştırılıyorsa bir yer demek ki çalıştırılıyordur. Deprem riskine maruz kalmış sadece burası. Belediyenin otopark gibi sorunlu birçok tesisi var. Sadece burası mı var? İnan kürsüde ‘esnafın tozlu, yağlı, lekeli elleri üstleri başları sizin kibirli yüreğinizden daha temizdir’ dedi. Esnafın aşağılanması önemli bir sosyolojik hikaye. CHP, yıllardır seçkinci, kenar mahallelerdeki kesimleri aşağılayan, üstenci bir yaklaşımı olduğu yönünden eleştiriliyor. İnan, Erdoğan’ın 30-35 yıl önce yapıp yükseldiği biçimde siyaset yapıyor. Orada ben genç Erdoğan’ın konuşmasını gördüm. İstanbul’un kenar mahallerindeki insanların Bakırköy’deki, Kadıköy’deki insanlar tarafından güya aşağılandığı süreçteki siyasetçi Erdoğan’ı gördüm. Oradan yakalamış. Harika bir orta yapmış Cemil Tugay, Eyyüp Kadir İnan da ortayı 90’a taktı. Konuşmasının devamında ‘siz bu esnaftan emlak vergisi, tabela vergisi, katı atık alıyorsunuz, harç alıyorsunuz katmerli katmerli. Hükümeti aratmayan, hatta hükümete rahmet okutan zamlar var. Bunları alıyorsanız kaldırım yapacaksınız, çöpü alacaksınız diyor. Bu da ikinci goldür. Bu şehrin esnafları 2 yıllık süreçte çöp dağlarından dolayı mağdur oldu. Çöp dağlarından dolayı müşteri alamadılar dükkanlarına…

İZMİR’DE YEREL YÖNETİM AKTÖRÜ KONUSUNDA BOŞLUK VAR
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın genel kurula katılmamasının büyük boşluk yarattığını dile getiren Yaldız, “Esnafın merkezi hükümetten kaynaklı binlerce sorunu var. Esnaf can çekişiyor. Ciddi biçimde ekonomik kriz var. Kirasını ödeyecek kadar ciroları olmuyor çoğu zaman. Bunları orada sağlıklı biçimde dile getirip yerel yönetim kaynaklı esnafın problemleri de var diyen ve sözünü dinleten muhatap bulabildik mi? Tuncay Özkan konuşmuş. İyi de kendisi büyükşehir için yola çıkmış bir isim. O boşluğu görüyor. Boşluk varsa doldurulur. Yerel yönetim aktörü konusunda boşluk var ve bunu CHP’li milletvekilleri de görüyor. Şu anda dolaşıyorlar. Özkan açıktan geziyor ve kendi belediyelerin eleştiriyor. Bazı belediye başkanlarının yanlışları var diyor. Geçiniz. Kendi CHP’li belediye başkanlarını eleştiriyor” değerlendirmesini yaptı.

ESNAF ODASI TOPLANTISINA KATILAN CHP’LİLERİN YARISI VE BELKİ FAZLASI CEMİL TUGAY’A GÜVENEMİYOR

Fatih Yapar ise şunları söyledi:

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı esnaf birliği toplantısında CHP’den hiç kimse kalkıp savunamadı. Ümit Özlale var, Deniz Yücel var il başkanlığı yapmış, milletvekilliği yapıyor, parti sözcülüğü yapmış. Bir yerel konuyla ilgili “ya kardeşim bu böyledir yanlış biliyorsunuz” diye bir açıklama yapmadı. Ya da Tuncay Özkan yereli savunmuyor, büyükşehir belediye başkanı onlara bilgi vermiyor, onlarla diyalogu yok. CHP il başkanı var orada kendi genel sekreter yardımcılığını yapmış, bir insan çıkıp başkanı savunmadı. Niye? Yarısı belki de daha fazlası başkana güvenemiyor. Başkanın onlarla teması olmadığı için savunamıyorlar.