EGEDESONSÖZ - İntegral Araştırma Koordinatörü Ümit Yaldız ile Gazeteci Fatih Yapar, SonSöz TV yayınında gündemde olan fon soygunu ve yeni gelişmeler ele alındı.
Gazeteci Fatih Yapar yaptığı değerlendirmede “Büyük şirketlere kayyum atanması, mal varlıkların dondurulma süreçleri var. İzmirlilerin de yakından tanıdığı Göztepe Spor Kulübünün bir dönem sahibi olan Altınbaş’ın mal varlığının dondurulması süreci var. Fondaki insanlar fondan çıkan siyasetçileri merak ediyorlar. Kim kimin yakını diye merak ediliyor. Muhalefet, ‘listeleri açıklayın’ diyor. Cumhurbaşkanının en son açıklaması vardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘kararlıyız’ diyerek topluma mesajlar verdi” dedi.
’94 KRİZİNE BENZER KRİZLERİN HABERCİSİ…
Ümit Yaldız ise şunları öyledi:
Bu işin çarpan etkisi çok büyük. Ekonomiye, siyasete de çok büyük etkisi var. Uluslararası kuruluşlar, Türkiye borsasını küme düşürmekle tehdit eden ya da küme düşüreceklerini ifade eden raporlar yayınlıyorlar. Bu Türkiye ekonomisi açısından büyük bir devalüasyon ya da 94 krizine benzeyen krizlerin habercisi olmaya aday gelişmeler.
Egedesonsöz’ün manşetlerinde iflas haberi gördüm. Konkordato için kuyruğa girilmiş durumda. Ticaret Mahkemeleri konkordato başvurularıyla meşgul. Sanayicilerin, KOBİ’lerin, üreticilerin, esnafların iflaslarıyla meşgul.

EKONOMİK BOYUT KADAR SİYASAL BOYUT DA OLUŞABİLİR
Bu sene her alanda ciddi üretim oldu. Topraklarımız bereketli. Fındıktan üzüme tüm ürünlerde tahminlerin üzerinde rekolteler gerçekleşti. Üretimde girdi maliyetlerini alt alta koyduğunuz zaman ortaya çıkan fiyatlar ağlatıyor. Çiftçi ağlıyor. Çiftçi üzümü pazara indiremiyorsa, satamıyorsa ve eleman masrafını düşünüp ağlıyorsa siz 1 koyup 1 milyon alma hovardalığı yapıyorsanız bunun çarpan etkisi çok büyük olur.
İzmir Esnaf Sanatkar Odaları Birliği’nin halini sorsak çok ciddi S.O.S verecek. Zaten esnaf perakende sektöründe yok olma ile yüz yüze. Giderek piyasalardaki durgunluk nedeniyle daha beter bir noktaya gidiyor. İnşaat sektörü son 2-3 yıldır durgun. Her alanda fiyatlar geri geliyor. Kredi yok. Piyasalardaki bu kadar sıkışıklık, batma riski, konkordatolar, iflaslar peş peşe gelirken, çiftçi ve esnaf ağlarken, KOBİ’ler yaşam mücadelesi verirken iktidara yakın bir grubunun azgınca bir fon soygunu üzerinden vatandaşın elindeki 3-5 kuruşluk hisse senedine göz dikmesi ve vatandaşı soyup soğana çevirmeleri, ellerindeki kağıtlarını değersizleştirmeleri ekonomik boyutu kadar siyasal boyutu da tetikler. İktidar bu işin siyasi maliyetini gördü. Küçük esnaf bitik, çiftçinin malı elinde kalırken bir grup siyasi azınlığın azgınca bir yöntemle iş tutması vatandaşın elindeki hisse senetlerine göz dikmesinin siyaseten sonuçları olacağa benziyor.
MUHALEFET PARÇALI ANCAK TEK SES!
Muhalefet paramparça bir yapıda. Milliyetçi cephe 5 parça, sosyal demokratlar 3-4 parçaya bölünmüş. Ancak herkes bir ağızdan aynı şeyi söylüyor. ‘Fon hırsızlarını ifşa edin’ diye çağrılar var. Tasfiye süreçleri yürütülüyor. Uluslararası arenada önemli kurumların Türkiye piyasalarını küme düşürecek raporlar yayınladıklarını görüyoruz. Bunları birlikte ele aldığımızda önümüzde genel seçim var. Bu Türkiye ekonomisini teğet geçecek gibi durmuyor. İnsanlar ekonomik anlamda can çekişirken, hayatta kalma mücadelesi verirken yukarıdaki bu pervasızlığı, hırsızlığı, soygunu daha yüksek şiddetle karşılıyorlar. Refleksler sadece muhalefetten gelmiyor. AK Parti’de Grup Başkanvekillerine kadar masalara vurarak çağrılar yapılıyor. Önümüzdeki süreçte Cumhurbaşkanı ve kurulan komisyon hangi adımları atacak göreceğiz. Mutlaka hem ekonomik hem siyasi sonuçları olması söz konusu.





