Bu günlerde ortalık yıkılıyor. Sebep, bazı hakim ve savcıların telefonları mahkeme kararıyla dinlenmiş. Ortalık birden bire özgürlükçü, demokrat insanlarla doluverdi.’¶ Sanırsınız beyzadelerimiz bu ülkede yaşamıyorlar da, bizleri İsveç’’ten ziyarete gelmişler.
Suçun işleneceğine dair kuvvetli emareler yokken tedbir amaçlı dinleme olur muymuş?Mahkeme kararı olsa da bu dinlemeler demokrasinin ruhuna aykırıymış falan.
Sonradan görme demokrasi havarileri, hızlarını alamayıp, cuntacılarla darbe planı yaptıklarını unutup, millete demokrasi dersi vermeye kalkıyorlar. Yemezler, siz unutsanız da biz unutmadık.
Ağalar burası Türkiye, size hafiften bir uyandırma servisi gerekiyor. Çok uzaklar gitmeden hep birlikte geçmişimizde kısa bir tur atalım.
’• Bu ülke, vatandaşına silah zoruyla dışkı yedirdiği için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’’nde mahkûm oldu. Üstelik bu haberi ilk yayınlayan ’“şeriatçı basın’” değil. Cumhuriyet Gazetesi.
’• Bu ülkede yaratıcı sorgu elemanları gazoz şişesiyle kızlarımıza tecavüz ettiler.
’• Bu ülkede emekli Korgeneral Altay Tokat ’“Güneydoğu'da görev yaparken bölgeye yeni gelen hakim ve memurlar işlerini ciddiye alıp, hizaya girsinler diye bir iki bomba attırdım’” dedi.
Siz hangi demokrasiden bahsediyorsunuz?
Bütün bunlar olup biterken bizi, davudi sesinizden, engin demokrasi kültürünüzden niçin mahrum bıraktınız.
Hadise nedir?Ergenekon Terör Örgütü davası ile ilgili, olarak savcılar mahkemeden talepte bulunmuşlar. Bu talebi Türkiye Cumhuriyeti’’nin hakimi uygun görmüş. Mahkemenin kararı Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’’na ulaşmış. Onlarda gerekli teknik altyapıyı kurup, dinlenmenin gerçekleşmesini sağlamışlar.
Yani en azından şekil şartı açısından hukuka uygunsuzluk yok. Prosedür kanunların düzenlediği biçimde gerçekleşmiş.
Bu olayın demokratik geleneklere, demokrasinin ruhuna uygun olmadığını iddia etmek mümkün. Ama bu iddialar demokrasi düşmanı, darbecileri ağzına yakışmıyor. Ağzı kalabalık, konuşkan amcaları bunları söylediklerinde inandırıcılıkları yok.
Abiler
Demokrasilerde kanun önünde herkes eşittir. Hukuk devletinde Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Yargıtay Başkanı Anayasa Mahkemesi Başkanı masumdur diye bir kural yok. Onlar Tanrı’’nın kendilerine masumiyet bahşettiği insanlar değildirler.
Hukuk devleti ne diyor?
Gerekli hukuksal süreç işletilmek kaydıyla herkes için soruşturma, kovuşturma yapılır diyor. Devletin serdengeçtisi, üniformalı, üniformasız askerleri, hakimleri savcıları dinlenemez demiyor.
Şimdi canınız yanınca vatandaşı olaya müdahil olmaya çağırıyorsunuz. Önce demokrat olun. Önce adam olun.
Abiler
Ülkede yargı kararı olmaksızın kimler, kimleri dinledi. O zaman neredeydiniz?
Bu ülkede jandarma başçavuşu’’nun karısının ihanetini araştırmak için dinleme yapabilmesine izin veren laçka bir sistem var. Bırakın demokrasi terbiyesini, kişi haklarına saygıyı, bu ülkenin egemenlerinin, dinleme yapmak için mahkeme kararı almalarına bile gerek yok. Bu adamlar hiç olmazsa yalan yanlış, tartışmaya açık bile olsa mahkemeden karar almışlar. Mahkemenin verdiği karar yanlış veya hukuka aykırılık olabilir. Ama elimizde hiç olmazsa bir belge var. Kimin dinleme talebinde bulunduğunu, kimlerin dinlendiğini, dinlemeye kimin izin verdiğini biliyoruz. Ergenekon sanığı Em. Tuğgeneral Levent Ersöz ’‘ün yaptıklarını hatırlasanıza. Generalimiz siviller kesmeyince, kendi komutanlarını dinledi. Odasına kamera koyup gelen misafirlerini kaydetti.
Bu ülkede çağdaş manada demokrasi işlemiyor. Benim, bizim, bu ülkenin ihtiyacı demokratik, çoğulcu, yurttaşına saygısı olan bir devlet idaresi. Bunu tesis etmezsek bu gün sen onları, dinlersin yarın onlar seni.
Her şeyden önce paradigmayı değiştirmemiz gerekiyor. Bu ülkenin yurttaşlarının bazıları, ülkeyi yönetmekte, diğerlerine göre daha fazla hak sahibi değildir, diyeceğiz.
Fazla patırtıya gerek yok. Delikanlı olun. Ya bu ülkede kanun hakimiyetini, herkes için eşit biçimde işleyecek hale getiririz ya da gücü elinle geçiren istediğini yapar.
Bizim tarafımız, demokrasi eşitlik adalet. Bunları, bu ülkenin bütün yurttaşları için işleteceksek eyvallah. Yoksa size güvenimiz yok. Siz güce tapan, gücün sarhoşluğuna müptela olmuş, kendine Müslüman insanlarsınız. Bizim sizinle işimiz olmaz. Sizinki çifte standart bile değil, sahtekarlık.
Ha onlar, ha siz, bizden, size de onlara da yar olmaz. Kendi başınızın çaresine bakın.