Bu Bir Bütünleşme manifestosudur’…’¶
’“Alevi’”. Bir vasıf, bir sıfat’… Kimine göre mezhep. Kimine göre din ya da ekol’… Şii değil, Alevi! Fakat sadece bizde bir manası var mevhumun... Kavram Türk. Muhteva Türk!
Kelimeyi açtığın zaman ’“Ali-evi’” anlaşılıyor. Kimler var Hz. Ali’’nin evinde; Ehl-i Beyt var; başta Peygamberin amcazadesi yani kendisi’… Ağuş-ı nebi’’ de büyümüş, ’“Pervane-i Muhammet’” Hazreti Ali. Sonra Hatem’’ül Enbiya’’ nın ’“Benim Ruhumdur’” diyerek taçlandırdığı kızı Fatıma’’tül Zehra, yani zevcesi. Peygamber torunları Hasan ve Hüseyin’…
Dahası’… ’“Ali bendendir, ben de Ali’’den’”, ’“Ben ilimsem Ali de onun kapısıdır. Kim ilmi dilerse kapısına gelsin.’”diyor yüce Peygamber. İtimadın tam olduğu ilk Müslümanlardan Hz. Ali...
Hicret sabahı, tereddüt etmeden O’’ nun yatağına yattı. Sanırsın ki yattığı ölüm döşeği. Ama öldürmeyen Allah öldürür mü?Ali hicretin tamamlayıcı parçası!’…

Salih soyun temsilcisi Hz. Ali. O bir Kutup yıldızı. Ali dini mübinin zağlı kılıcı, Zülfikar ona emanet, ’“Allah’’ın Arslanı’” hayattayken cennet müjdesi...
Nasıl anlatacak şimdi Allah’’ın Arslanı’’nı satırlar?Bir deneyelim; Babası Ebu Talip, Peygamberin baba yarısı, yani amcası. Annesi, dünyanın gördüğü en bahtiyar ana Hz. Amine’’nin ölümünden sonra Peygambere şefkat ve muhabbetle bakıyor. Öylesine bir yakınlık ifade edilemez.
Henüz beş yaşında Hane-i Saadetle tanışıyor, bir daha hiç ayrılmıyor, putlara tapmıyor Hazreti Ali... Hazreti Fatma ile evlilikleri başka mevzu’… İşte aşk! İşte hürmet! Fatma hayattayken ikinci bir evlilik yok! Bu bile yeter timsal olmasına!
Hazreti Ali’… İlk Müslümanlardan, Peygamberin ardında namaza ilk duran erkek’… İşte sıfatları; Mürteza: Allah’’ın razı olduğu manasında. Ne büyük onur! Hayber’’i fetheden orduda sancaktar.(1) Esedullahi’’l Galip: Savaş düellolarında hiç yenilmemiş, savaşların galibi. Ebu Türap: Peygamberin taktığı sıfat; Toprağın babası. En çok bu sıfatı seviyor Hz. Ali.
Devam edelim, Efendimizin işaret ettiği kapıya biz Türkler gitmez miyiz?’“Hz. Ali Haydar-ı Kerar’”, ’“Güvey-i Nebi’”, ’“Şah-ı Merdan’”, ’“Allah’’ın Arslanı’” bizdeki isim ve sıfatları. En güzel sıfatı yine efendimiz koyuyor, kardeşlik: ’“Sen dünya ve ahrette benim kardeşimsin’”.(2)
İmanda kavi hazreti Ali. Peygamberin sırlarlarla dolu sohbetleri ancak onun kalbinde çözülüyor. Bağlılık ve muhabbet en yüksek mertebede. Hüküm çıkarıyor, içtihat yapıyor’… O muttakilerin numunesi, marifettullah sırrına erenlerin delili, tevhidi hakikatlerin vücut bulduğu, fıkıh ilminin kurucusu.
Eshab-ı suffa’’dan, vahi katibi aynı zamanda, hafız-ı kelam... Efendimizin ölümünden altı ay sonra nüzul sırasına göre Kur’’an-ı Kerim’’ i tertip etti.(3)
Durmayalım: Cesaret, şecaat, ilim, ahlak... Mütevazı, cömert, hakşinas, temiz, mütevekkil, yol gösterici, yardım sever, zarif, ehl-i takva, kadınların en hayırlısının kocası, gösterişten uzak ve bütün konuştukları hikmet... Eksik kaldı. Efendimizin övdüğünü biz nasıl anlatabiliriz ki!
Bize ancak yüceltmek kalır. Yolundan gitmek, kapısına yüz sürmek... Öyle de yapmışız. İslam olduğumuz yıllar, Ehl-i Beyt için acı yıllar. Kalp dayanmaz. Türk fıtratının icabı mazlumun yanındayız. Aleviyiz işte! Ali’’nin evindeniz, evine sahip çıkmışız. Hz. Ali için, Hasan ve Hüseyin efendilerimiz için... Hatıralarına, efendimizin emanetlerine bağlıyız.
Başka hiçbir İslam coğrafyasında böyle bir hürmet göremezsiniz. Bu bize has. Biz, Efendimizle Şah-ı Merdan Ali’’nin hususi konuşmalarının bile Türkçe olduğuna da inanırız(4) Asya steplerinden Balkan yaylalarına kadar.
Bektaşi(5) diyoruz. Bektaş: aziz, akran, arkadaş, denk, muadil. Daha ne olsun. Biriz, akranız, arkadaş-kardeşiz ve birbirimize denkiz. Tarikat mı Bektaşilik?Yol mu?Evet yol. Uçsuz bucaksız, sonsuz bir yol, bizim yolumuz.

Değil mi ki, Efendimizin soyu kesik değildir!(6) Efendimizin zürriyeti Ehl-i Beyt’’inden yani Hazreti Ali ve Hazreti Fatma annemizden devam etmektedir. Hazreti Hasan ve Hüseyin’’in sulbü. Öyle ise Seyyidler ve Şerifler baş tacımızdır.
Bizde her Sünni esasında Alevi gibi yaşar. Asya’’dan getirmişiz törelerimizi. Her halde İran’’da fazla kaldık(!) Ama Asya kokar Aleviliğimiz. Bütün uygulamalarıyla Türk. Töreci, gelenekçi, normatif kurallar. Hangi Sünni Türk Aşure’’ye itiraz edebilir ki?İşte çok küçük bir örnek’… Ya da hangimiz Ehl-i Beyt’’i sevmeyiz?
Öyle ise niçin ayrıyız?Cevap, sadece ceplerimizde değil başkalarının elleri aynı zamanda kalplerimizde ve beyinlerimizde! Politik.
Suçluyuz bugün. Ne Sünni’’yiz gerçekten, ne de Alevi?Bütün değerlerimizi bedelsiz aldılar. Gavgayı da bize bıraktılar.
Düşünsenize, kaç parça bu gavur denilen millet?Yahudisi var, ortodoksu, katoliği, protestanı başka bilmem ne belası’… İngilizi, Fransızı, İtalyanı, Yunanı, Bulgarı, Macarı, Romanı, Ulahı, Lehi, slavı, Hırvatı, Ermenisi ve Rumu; başka hangi yamyamı! Sayın sayabilirseniz, parça parça!
Ama hedeflerinde biz olunca birlik oluyorlar! Hepsi bize saldırabiliyor, topraklarımızı işgal ediyorlar’…
Öyle ise biz niye kan kardeşlerimizle, din kardeşlerimizle birlik olamıyoruz?
Suç biraz da bizde! Siz ne dersiniz, suç kimde?...

Dipnotlar:

1 Hayber Kalesi:
Medine’’ye 70 mil uzaklıkta. Yahudiler kuvvetlerini burada topladılar. Günlerce süren muhasara bir türlü netice vermiyor. Ve Resul’’ Ekrem geceden müjdeliyor: ’“Yarın sancağı öyle birine vereceğin ki, Allah ve Resulü onu sever, O da Allah ve Resulünü sever’” Kimdir sancaktar ve muzaffer Hazreti Ali’’ den başka.
2 Tirmizi, Menakıp, 21
3 İbn Nedim ve cümle ilim ehli biliyor. Hakeza 23 yıl Efendimizin nübüvvet hayatı boyunca yanından hiç ayrılmadı. ’“Ben Kur’’an’’ da yer alan nerede, ne zaman ve kimin hakkında nazil olduğunu bilirim’” diyor Hz. Ali.
4 M. Şerif FIRAT ’“Doğu İlleri ve Varto Tarihi’” 1945’’de neşredilen bu eser, geçtiğimiz yıllarda yeniden yayımlandı.
5 Bektaşi: Koca Devlet-i Ali’’yenin temellerinde bu tarikatın duası yok mu?
6 Kevser Suresi’’nin ne manaya geldiği burada önemli.