AK Partili Bursalı’dan Başkan Tugay'a: Zehirli dilinize hakim olun!
AK Partili Bursalı’dan Başkan Tugay'a: Zehirli dilinize hakim olun!
İçeriği Görüntüle

EGEDESONSÖZ- İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın, dün Büyükşehir Belediyesi meclis oturumunda AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı’ya yönelik yaptığı eleştirilerine yanıt gecikmedi.

AK Partili Çankırı, meclis oturumunda yaşanan tartışmalar üzerinden Tugay’ı hedef alarak yönetim anlayışı, kent sorunları ve son yaşanan can kaybı üzerinden ağır eleştirilerde bulundu.

AK Partili Çankırı’nın açıklaması şu şekilde;

“Ağzı bozuk Cemil Tugay’a cevabımdır!

İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nde şahsıma ve partimize yönelik sarf edilen, devlet adamlığı vakarından uzak, hezeyan dolu açıklamaları hayretle değil, bu şehir adına büyük bir utançla takip ettim.

Bu galiz ifadelere karşı onun seviyesine inmeden, o kibir dolu ve yalan söylemleri tek tek yanıtlıyorum.

"Kötü huy" arayan kendi yönetimine baksın!

Öncelikle izmir’de kaybedilen bir canın hesabını sorarken kimseden izin alacak değiliz. Şahsıma "kötü huylu" diyerek dil uzatan Tugay’a sormak gerekir:
bizim "kötü huyumuz", evladını kaybeden acılı bir ailenin yanında durmak mıdır?

Yoksa sizin "iyi huyunuz"; ihmaller zinciriyle bir canın gitmesine neden olup, sonra o ailenin feryadını "şov" olarak nitelemek midir?

Acının istismarı değil, ihmalin belgesi!

Biz o eve, sizin iğrenç bakış açınızla ifade ettiğiniz "kamera şovu" için değil; sahipsiz bıraktığınız bir ailenin feryadını duyurmak için gittik.

Siz koltuğunuzda "hassas konular" diyerek kelime oyunu yaparken, biz o insanların yüreğindeki yangını gördük. O iş kamyonunun "olmaması gereken yerde" ne işi vardı?

"Talimat yok" diyerek sorumluluktan kaçamazsınız! Eğer talimatınızın olmadığı yerde işçiniz can veriyorsa, bu sizin yönetimsel acziyetinizin en büyük kanıtıdır!
Küfür sizin, çile İzmirlinindir: bu rezaletin özetidir!

Cemil Tugay, meclis kürsüsünden savurduğunuz o iğrenç ifade, aslında içine düştüğünüz yönetim acziyetinin ve bastıramadığınız kibrinizin dışa vurumudur.

"Bu memleketin ağzına ettiniz" diye bağırırken, aslında 25 yıldır bir arpa boyu yol aldırmadığınız, ihmal ve beceriksizliğe mahkum ettiğiniz İzmir’in itirafını mı yapıyorsunuz?

* Körfez’i kokutan, denizi öldüren biz değiliz, sizsiniz!
* İzmir’i susuzluğa, çamur, çukur ve çöp dağlarına gömen biz değiliz, sizsiniz!
* Yolları köstebek yuvasına çeviren, ulaşımı çile haline getiren biz değiliz, sizsiniz!

Kendi işçisinin can güvenliğini bile sağlayamayan bu köhne zihniyetin ta kendisidir!

Sayın Tugay, şehri yönetemediğiniz her günün hıncını küfür savurarak mı çıkaracaksınız? Bu millet size "küfür et" diye değil, "hizmet et" diye o koltuğu emanet etti.
Meclis üyelerini dinlememek, halkı dinlememektir!

Meclis kürsüsünden "bazı insanları dinlemek istemiyorum" diyerek sergilediğiniz tavır, kibrinizin vesikasıdır. Dinlemeye tahammül edemediğiniz o meclis üyeleri, halkın iradesiyle seçilmiş insanlardır.

Orası sizin babanızın çiftliği değil, İzmir’in karar organıdır! Eleştiriye tahammülünüz yoksa, o koltuğu meşgul etmeyeceksiniz!

Belediye sizin şahsi işletmeniz mi?

Bir de çıkmış Belediye Meclisi’nde "hanginiz bu şehir için cebinden 5 kuruş harcadı?" diye sorma cesaretinde bulunuyorsunuz. Bu bir belediye başkanının düşebileceği en acı vizyonsuzluktur.

Bu şehir, sizin şahsi lütfunuzla veya birilerinin cebinden çıkaracağı harçlıkla değil; liyakatle, projeyle ve bütçe disipliniyle yönetilir.

Siz belediyeyi iflas etmiş bir aile şirketi gibi mi görüyorsunuz ki topu "şahsi paraya" getiriyorsunuz? Başkalarının cebinin hesabını tutacağınıza, milletin parasını nerelere çarçur ettiğinizin hesabını verin!

Sizi rahatsız etmeye devam edeceğiz!

Bizi "belediyeyi suçlayacak konu aramakla" ve "kameralarla gezmekle" itham etmişsiniz ya hani. Siz belli ki alışmışsınız; sahada olmayan, etliye sütlüye karışmayan, sadece koltuk dolduran vekillerinize...

Şunu iyi bilin: biz sizin alıştığınız o "monşer" vekillerden olmadık, olmayacağız!

İzmirli hemşehrilerimizden aldığımız yetkiyle; ihmal ettiğiniz her sokakta, mağdur ettiğiniz her hanede bizi görmeye devam edeceksiniz.

Sizi rahatsız etmeye, yalanlarınızı ve beceriksizliğinizi yüzünüze vurmaya devam edeceğiz!

Siz aynaya baktığınızda "engellenen bir kahraman" görmek istiyor olabilirsiniz; ancak siz İzmir’in tarihine kaybedilen en acı 5 yıl olarak geçeceksiniz.

"Kütük değiliz" diyorsunuz ya; o halde önce varsa vicdanınızın sesini dinleyin, sonra İzmirlinin yüzüne bakın. Tabii bakacak yüzünüz kaldıysa!”